SAD-AFAG'ın fok uyarısı

  • Giriş : 04.04.2006 / 00:00:00

Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) Akdeniz Foku Araştırma Grubu (AFAG) Koruma Birimi Sorumlusu Yalçın Savaş, "Böyle giderse kıyılarımızdaki Akdeniz Fokları yok olabilir" dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Uyarıyoruz, yetkililer ciddiye alsın. Çünkü, sorun ciddi" diyen Savaş, açıklamasında, "Öngörülmüş fok koruma alanlarının ilanı ile ilgili çalışmalar kaynak yetersizliğinden yapılamıyor. Var olan deniz koruma alanlarında denetim ya yok yada yetersiz. Devletin Akdeniz Foku'nun korunması çalışmalarına maddi desteği yok ve bu çalışmaları gerçekleştirmek için devlet dışı kaynaklardan da yeterince destek sağlayamıyoruz. Böyle giderse 1987'den beri sürdürdüğümüz emeklerimiz heba olacak. Kıyılarımızdaki Akdeniz Fokları yok olabilir" ifadelerine ver verdi.
Merkezi Ankara'da bulunan SAD'da yönetim kurulu üyeliğini de yürüten Savaş, grubun Akdeniz Foklarının korunmasına yönelik projesinin ikinci ayağı olan Mersin'in Aydıncık İlçesi'nde CİHAN'a açıklamalarda bulundu. Akdeniz Foku'nun kıyısal ekosistemin bir simgesi olduğunu kaydeden Savaş, "Fokları yok eden herşey, kıyı ekosistemini de yok ediyor. Akdeniz Foklarının yok olması o kıyı şeridindeki herkes ve herşey için bir sorun demek. Türkiye, özelde de Akdeniz insanına sesleniyorum. Farkedelim yada etmeyelim. Sadece fokların yok olmasına değil, kendi geleceğinizin yok olmasına da seyirci kalıyoruz" diye konuştu.

Fokların korunması açısından önemli sorunlarla karşı karşıya olduklarını dile getiren Savaş, "En başta mali sıkıntılar var. Yasal mevzuatta eksiklikler var. Bazı konularda yasalar mükemmel fakat, ya uygulanma için yeterli yapı oluşturulmamış ya da yeterli düzeyde değil" dedi. Doğal ekosistemin korunması açısından özellikle denizler konusunda tam bir yetki karmaşasının olduğuna işaret eden Savaş, denizler söz konusu olduğunda Tarım Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Denizcilik Müsteşarlığı'nın devrede olduğunu ifade ediyor. Her kurumun kendi koruma alanı statülerini oluşturduğunu dile getiren Savaş, "Ortada ciddi bir koordinasyon sorunu var. Sorunların çözümü ve koruma alanlarındaki uygulamalar için tek bir mercii yok. Her kurumun kendisine ait koruma alanları var. Fakat kurumlar, bu alanların yönetiminde etkin ve yetkin personele sahip değil. Bu tür personelin istihdam edilmesi için bir çaba da yok. Deniz koruma alanlarının kapsadığı saha açısından Avrupa ülkeleri arasında ilk sıralardayız fakat, bunların çoğu kağıt üzerinde kalıyor. İçi boş yani. Sınırlamalar belirleyemiyor, bu sınırlamalara yaptırımlar getiremiyor ve denetleyemiyorsanız, sadece koruma alanı sınırı çizmenin fazla bir anlamı kalmıyor." dedi.


FOKLAR VE BALIKÇILAR ARASINDA BARIŞ BİTER


Yapılan çalışmalar sonucunda Akdeniz foklarının korunmasına yönelik olarak, 5 öncelikli alan belirlendiğini ve bunları yetkililere ilettiklerini kaydeden Savaş, bu bölgeler için hala gerekli çalışmaların ve statü ilanlarının gerçekleştirilemediğini işaret ediyor. Bu alanlardan ilk olarak Foça'da çalışmalar yaptıklarını dile getiren Savaş, ikinci önemli koruma bölgesi olan Bozyazı-Aydıncık kıyı hattı ile ilgili olarak Aydıncık Su Ürünleri Kooperatifi (ASÜK) ile işbirliğine gittiklerini de dile getiriyor.

ASÜK yetkililerine bir adet özel koruma botu sağladıklarını dile getiren Savaş, amaçlarının bölgedeki kaçak ve izinsiz gırgır, trol ve dinamit avcılığının önüne geçmek, fokların yaşam alanlarını kontrol altında tutmak olarak niteliyor. Savaş, buna karşın karşılarına yine denetim sorunu çıktığını kaydederek, "Tarım Bakanlığı bu bölgede Gırgır ve Trol avcılığını yasakladı. Ama etkin denetim yok. Sahil Güvenlik için burası bir nevi ölü nokta olarak kalıyor. Avlanma devam ediyor. Bu avlanmalar devam ettikçe. Balık popülasyonu burada azalacak. Avlanma alanları tahrip olan foklar balıkçıların bölgelerine girecek. Yeterli balık yakalayamayan kıyı balıkçıları ise bu kez avlarına gelen fokları hedef alacak. Foklar ve balıkçılar arasında barış biter o zaman. Akdeniz Fokları biter, 1994'ten bu yana burada kazandığımız herşeyi kaybederiz. Dünyada 600 Akdeniz foku kaldı. Bunların 20 ila 30'u Aydıncık bölgesinde. 1994'ten beri bu sayı arttı. ASÜK yardım istiyor. Biz yardım istiyoruz. Akdeniz Fokları için bundan rahatsız da değiliz. Devletin Akdeniz Foku'nun korunması ile ilgili maddi yardımları yetersiz. Yapılması gerekenler yapılmazsa, yapmak isteyenlere yardım edilmezse herşey heba olacak. Akdeniz Foku yok olacak" diye konuştu.

Savaş ayrıca, "Yetkililer şunu unutmamalı. Foça'da ve burada Akdeniz Foku'nun korunmasında sağlanan başarı, Türkiye'nin uluslararası camiadaki prestiji de oluyor" ifadelerini kullandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious