Saddam Avrupa'nın diktatörü olsaydı

  • Giriş : 30.12.2006 / 00:00:00

Saddam Hüseyin bu sabaha karşı alelacele idam edildi. Tüm günahlarına karşın Hüseyin'in idam edilmemesi gerekirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İnsani açıdan bakıldığında, Hüseyin Irak'ın değil de Avrupa'nın, mesela Balkanlar'da bir ülkenin diktatörü olsaydı, yargılanır müebbet hapse mahkum olurdu.
Yargılanma çok daha adil yapılır ve verilen cezanın meşruiyeti konusunda kimsenin kafasında şüphe kalmazdı.

Slobadan Miloseviç, en az Saddam Hüseyin kadar çok suç işledi. Bosna'da etnik temizlik gerçekleştirdi. Ama idam edilmedi. Eski Yugoslavya için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı Miloseviç'i geleneksel savaş hukukunu çiğnemek, Cenevre Sözleşmeleri'ni ihlal etmek, Bosna'da soykırım gerçekleştirmekle suçladı. Beş yıl hapiste kaldı, dört yıl boyunca yargılandı, hakkında karar verilmeden de hücresinde öldü. Ölmeseydi asılmayacak, ölene kadar hapiste kalacaktı.

Saddam Hüseyin tam anlamıyla eli kanlı bir diktatördü. Kendisine yöneltilen suçlamaların çok ötesinde suçlar işledi. 2 Ağustos 1990'da Kuveyt'e karşı başlattığı harekat kendi başına bir savaş suçuydu, Halepçe'den ve daha pek çok olaydan o sorumluydu. Kendi damadını bile öldürtebilecek kadar zalimdi. Fakat yine de ne onun, ne de onunla birlikte kardeşi Barzan El Tikriti ve eski yargıç Avad El Bender'in idam edilmesi gerekmezdi. Çünkü insan öldürmek suçsa, her türlüsü suçtur, insan hayatı ceza olsun diye sonlandırılamaz.

Irak'ı ABD değil de, her açıdan imkansız ama, AB işgal etmiş olsaydı, Irak'a demokrasi getirirken, Hüseyin'i yargılarken 1950 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve ek protokollerine saygılı davranmaya gayret ederdi. 1949 Cenevre Sözleşmesi hükümlerine daha fazla önem verirdi. Ancak idam cezasının ceza olarak kabul edildiği ABD için Saddam'ın idamı normaldi ve infaz bu sabaha karşı gerçekleşti. ABD'nin peşine takılan İngiltere gibi ülkeler de kontrolü altında tuttukları bölgenin istikrarı uğruna idama karşı sessiz kaldılar.

İdam insani açıdan da, siyasi açıdan da daha çok konuşulacak. Hukukun çiğnenip çiğnenmediği tartışılacak. İdam cezasının evrensel olarak yasaklanması tekrar gündeme gelecek. İdam, şüphesiz Iraklı Şiilerin ve Kürtlerin hoşuna gidecek. Bush Yönetimi'nin büyük bir olasılıkla işine yarayacak. Irak'taki sorunlar, asker çekme meselesi, başarısızlık, idamın gölgesinde kalacak. Ancak idam Irak'ın ve bölgenin istikrarına hiçbir katkıda bulunmayacak. Irak'ın parçalanma sürecini hızlandıracak.

Tepkiler şimdiden gelmeye başladı. Yargılamanın adil olmadığı iddiaları, tekrar tekrar yayınlanan mahkeme kayıtları yakında zalim Saddam'ı mazlum Saddam'a çevirirse ve onu Arap dünyasının ölümsüz kahramanlarından biri haline dönüştürürse hiç şaşırmayalım. Siyasi mitolojiler böyle yaratılır ve onların yaratılmasına da genellikle yaratılmasından hiçbir çıkarı olmayanlar katkıda bulunur. Umarız Hüseyin'in idamı tarihe "Amerika'nın yaptığı en büyük siyasi hata" diye geçmez, sadece hatalardan biri olur...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious