Sağlık ocağında bürokrasi kalktı, tedavi artık ücretsiz

  • Giriş : 01.07.2007 / 08:12:00
  • Güncelleme : 01.07.2007 / 08:17:08

Sağlık alanında atılan adımlara bir yenisi daha eklendi. Bugünden itibaren sağlık ocakları herkes için ücretsiz olacak.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kimsenin sosyal güvencesine veya ekonomik durumuna bakılmayacak. Hiçbir belge istenmeyecek, sadece nüfus cüzdanı yetecek. Uygulama, hastanelerdeki yığılmayı da önleyecek.

Kimliği olan herkesin bugünden itibaren sağlık ocaklarında ücretsiz tedavi hizmeti almasının önü açıldı. Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında yapılan protokol çerçevesinde birinci basamak sağlık kuruluşlarında bürokratik işlemler tamamen kaldırılıyor. Vizite kâğıdı, sağlık karnesi, sevk kâğıdı gibi belgeler artık istenmeyecek. Sosyal güvencesi olmayanlar da vatandaşlık numarasıyla birlikte verem savaş dispanseri, ana çocuk sağlığı merkezi, aile planlama merkezi, toplum sağlığı merkezi veya 112 acil servislerine giderek ücretsiz tedavi olup, ilaç yazdırabilecek. Ancak sosyal güvencesi olmayanlar ilacın parasını cebinden ödeyecek. Yetkililer aynı hakların Türkiye'de ikamet eden yabancılar için de geçerli olacağını kaydetti. Anayasa Mahkemesi tarafından bazı maddeleri iptal edilen Sosyal Güvenlik Reformu'nda da yer alan düzenlemeyle tedavide basamak sisteminin sağlıklı işlemesi sağlanacak. Sağlık ocakları daha aktif hale getirilerek, hastanelerdeki yığılmanın önüne geçilecek.

Sağlık Bakanlığı'nın konuyla ilgili genelgesi söz konusu sağlık kuruluşlarına gönderildi. Çalışma hakkında Zaman'a bilgi veren Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan, sağlık ocaklarına başvuruların kolaylaştırıldığını, sosyal güvencesi olsun veya olmasın tüm vatandaşlar için ücretsiz hale getirildiğini söyledi. Buzgan, sosyal güvenlik reformunun hayata geçmesiyle birlikte kimlikle tedavinin ikinci basamak sağlık kuruluşlarında da yaygınlaştırılacağının altını çizdi. Geri ödeme kurumlarına yaklaşık 120 milyonu aşkın fatura ve ek belge gönderme yükümlülüğünün de ortadan kalktığına dikkat çeken Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü, bu işlemi yapacak personeli diğer alanlarda istihdam edeceklerini vurguladı.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan'ın verdiği bilgiye göre sağlık ocaklarında daha önce istenen vizite kâğıdı, hastanın muayene isteği belgesi, sağlık karnesi, sevk kâğıdı gibi belge zorunluluğu kaldırıldı. Vatandaş, herhangi bir belge göstermeden birinci basamak sağlık kuruluşlarından tedavi hizmeti alabilecek, ilaç yazdırabilecek. Geri ödeme kurumlarıyla yapılan anlaşma gereği birinci basamakta verilen hizmetler sebebiyle Maliye ve SGK'ya da fatura gönderilmeyecek. Buzgan, "Böylece geri ödeme kurumlarına yaklaşık 120 milyonu aşkın fatura ve ek belge gönderme yükümlülüğü ortadan kalkmıştır. Bu işlemi yapacak personeli de diğer alanlarda istihdam etme fırsatı doğdu." dedi.

Sevksiz muayene başlayınca başı ağrıyan, üniversite hastanesine koştu

Bu arada üniversite hastanelerinde sevksiz muayenenin iki haftalık uygulaması ilginç bir sonuç ortaya çıkardı. Başhekimler 'başı ağrıyan', 'ayakkabısı vuran' ve 'tansiyonu düşenlerin' de üniversite hastanelerinin yolunu tuttuğunu belirterek, "Daha ciddi rahatsızlığı olanlarla ilgileniyoruz." diyor. Üniversite hastaneleriyle aynı konforu taşıyan eğitim ve araştırma hastanelerinde bile poliklinik sayısında azalma yaşandı. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 15 Haziran öncesinde 6 bin 800 olan günlük hasta sayısı önceki hafta 6 bin 600'e geriledi. Üniversite hastanelerinde ise iki katına çıkan poliklinik sayısıyla büyük bir yoğunluk var. Ege Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi'nde günlük hasta sayısı 200'den 600'e çıkarken, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nde ise aynı rakam 120'den 300'e yükseldi. Oluşan uzun kuyruklar, sistemin sağlıklı işlemesini önlerken, sağlık ocaklarında ücretsiz tedavinin önünün açılması üniversite hastanelerinin başhekimleri tarafından olumlu karşılandı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Şare, sabahları randevu alımı esnasında yığılmalar yaşandığını ifade ediyor. "Üniversite hastaneleri eski SSK hastanelerini andırıyor." diyen Şare, en küçük vakada bile üniversite hastanelerine müracaat edilmesinden yakınıyor. Üçüncü basamak sağlık kurumlarına gelen hastaların yüzde 90'ının sağlık ocaklarında tedavi edilebileceğini kaydeden Şare'ye göre gerçek anlamda sevk zinciri işlemediği için ileri tetkik ve tedavisi gereken kanser gibi hastalar mağdur oluyor. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi'nde ise özellikle kardiyoloji ve iç hastalıkları bölümlerinde yoğunluk yaşanıyor. 15 Haziran öncesine göre poliklinik sayısının yarı yarıya arttığına dikkat çeken hastane müdür vekili Arzum Bayraktar, provizyon almada yaşanan sıkıntıların vatandaşı rahatsız ettiğini dile getiriyor. Çocuk hastanelerinde de büyük kuyrukların oluştuğuna dikkat çeken Hacettepe Çocuk Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tezer Kutluk ise, "Bu gibi değişiklikler altyapı eksiksiz olduğunda işliyor. Şu an poliklinik sayımız 15 Haziran öncesinden çok fazla. Sevk zincirinde aksilik olmazsa vatandaşa daha iyi hizmet sunulur." şeklinde konuşuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious