Sağlık ücreti farkında son söz SGK'da

Sağlık ücreti farkında son söz SGK'da.13622
  • Giriş : 11.06.2008 / 08:31:00
  • Güncelleme : 11.06.2008 / 08:51:05

Özel sağlık kuruluşlarının, verdiği hizmette en fazla yüzde 30 fiyat farkı alacak olmasına ilişkin düzenlemede kargaşa bitmedi. Karar çıktı, ama uygulamada son söz SGK'da.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakanlar Kurulu, vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere özel sağlık kuruluşlarının en fazla yüzde 30 oranında fark ücreti alabileceğini kararlaştırdı. Fakat, Bakanlar Kurulunun fark ücretini yüzde 30 olarak belirleyen kararı yürürlüğe giremiyor.

Öncelikle Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun oluşturulması, bir fiyat tarifesi belirlemesi ve bunun da Resmi Gazete’de yayınlanması gerekiyor. Yayınlanan fiyatların, yüzde 30’u geçmeyecek şekilde, fark tavanının ne olacağını SGK bir tebliğle duyuracak.

29 Mayıs 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararnamede, “Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları dışındaki vakıf üniversiteleri dahil sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmetleri bedelinin en fazla yüzde 30’una kadar ilave ücret alınabilir” denildi.

Fiyatlandırma komisyonu oluşturulmadı

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Uzmanı Hüseyin Çelik, Bakanlar Kurulunun yüzde 30 olarak açıkladığı fark ücretinin hemen yürürlüğe giremeyeceğini bildirdi. Resmi Gazete’de yayınlanan kararnameyle özellerden alınacak fark ücreti üst sınırının yüzde 30 olarak belirlendiğini ifade eden Çelik, uygulamanın hayata geçmesi için iki önemli işin yapılması gerektiğini söyledi. Çelik şunları kaydetti:

“Yapılması gereken işlerden birincisi şöyle; 5510 sayılı Kanun’un 72. maddesine göre kurulması gereken bir Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu var. Bu komisyonun ilgili bakanlıkların, temsilciliklerinin katılımıyla oluşturulacak 7 üyesi var. Komisyonun öncelikle toplanması ve uygulanacak fiyat tarifesini belirlemesi lazım. Henüz komisyon oluşmadı ve bir fiyat tarifesi de yayınlanmadı. Dolayısıyla mevcut SUT fiyat tarifeleri baz alınamaz.

2 - Sözkonusu fiyat tarifesi belirlendikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yüzde 30’u geçmeyecek şekilde ayrıca bir fark oranı belirleyecek. SGK, yüzde 30 oranını aynen benimseyebilir, yüzde 20 diyebilir, yüzde 10 diyebilir, bu takdir yetkisi kuruma ait.”

Yüzde 30 neden yürürlüğe giremez?

Çelik, hastanelerin vereceği karara göre sözleşme imzalayıp imzalamayacağını belirterek şunları açıkladı:

“Hem Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu toplanıp henüz Resmi Gazete’de fiyat yayınlamadığı için, SGK da bu oranı belirlemediği için, Bakanlar Kurulunun yüzde 30 fark kararı otomatik olarak yürürlüğe girmiyor. Önümüzde bekleyen bu işlerin tamamlanması gerekiyor. Ayrıca özel sağlık kurumlarıyla imzalanan sözleşmeler var. Bu farka ilişkin sınırlamaların da sözleşmelere yedirilmesi gerekiyor. Buna dayalı sağlık kurumlarıyla sözleşme imzalanması gerekiyor. Bu koşullara göre hastaneler kendi kararlarını verecek.“

Yüzde 30 sürpriz oldu”

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Genel Sekreteri Yaşar Yıldırım, karara tepkilerini belirterek, “Yüzde 100 fark ücretiyle nasıl yaparız, diye düşünürken yüzde 30 bizim için büyük sürpriz oldu. Hangi hastaneler sistem dışında kalacak, onları tespit edeceğiz.

Sistem dışı kalan hastaneler nasıl etkilenir, halkın sağlığı yönünden etkileri ne olur konularını araştıracağız. Bunun dışında Çalışma Bakanıyla da görüşmeyi düşünüyoruz” diye konuştu. Yapılacak tek şeyin uygulamaya katılmak veya katılmamak olduğunu kaydeden Yıldırım, öncelikle sektörün nabzını tutacaklarını, sistem dışı kalacak hastaneleri değerlendireceklerini söyledi.

“Hastaneler hesabını yapacak”

Hükümetin özel sektöre “yatırım yapın” çağrısında bulunduğunu belirten Yıldırım, “Kamu hastalarını size vereceğiz, ‘yatırım yapın’ denildi. Yatırımlar da bu yönde yapıldı; cihazlar alındı, Anadolu’ya yayıldı. Böyle bir konsept birdenbire yok olursa yok olursa ne yapar insanlar?

Hesabını yapacak, ya zararına çalışacak veya yüzde 30 fark maliyetlerini kurtarıyorsa çalışmaya devam edecek, kurtarmıyorsa çalışamayacak veya devredecek, kapatacak, yaşamaya çalışacak” dedi. Yıldırım, 5-6 sene önce İstanbul’da A grubu 4-5 tane hastane olduğunu fakat şimdi bu rakamın 40’a ulaştığını anımsattı.

“40 hastaneyi sadece cebinden para ödeyerek gelen hastayla beslemek mümkün değil” diye konuşan Yıldırım, bu hastanelerin bir kısmının devre dışı kalacağını söyledi.

Özel sektör artık yatırım yapmayacak

Devletlerin eğitim ve sağlık alanında belirlediği politikaların önemine işaret eden Yıldırım şöyle konuştu:

“Türkiye’de eğitimde çok başarılı olmamasına karşın sağlıkta böyle bir başarı var. Çünkü herkes cebinden para vermeden sağlık hizmeti almayı istemez mi? Tabii ki ister. Ama onun yanında kaliteli hizmet de ister.

Biraz sıkıntılı günler bizi bekliyor. Bence şu olacak; özel sektör yatırımı sonlandırılıp bundan sonra özel sağlık sektörü yatırım yapmayacak. Bu da dünyanın sonu değil. Ama mevcut yatırımları çöpe atamayız. Çünkü bir yandan planlamayı getirmek, bir yandan da elimizdeki serveti yok etmemiz gibi bir şey olmaz.

Onlara bir çare bulunacak fakat bundan sonra da yatırım yapmayız. Devlet kendi kamu hastaneleriyle bu işi yürütebilirse yürütür. Sektör gereksiz gördüğü yerde zaten yatırım yapmaz. Çalışma Bakanlığı bu şartlarda nasıl çalışılacağını tarif edecek, biz de bunu bekleyeceğiz,. Üyelerimize duyuracağız ve tepkilere göre politikamızı belirleyeceğiz.”

“Vatandaşa iyilik yapılmıyor"

Türkiye Sağlık İşletmeleri Derneği (TÜSİDER) Genel Sekreteri Dr. Serdar Sargın, yüzde 30’luk fark ücret uygulamasının sektörün tümü için ciddi bir sıkıntı kaynağı yaratacağını vurguladı. “Özellikle hastanelerde yoğun olmak üzere tüm merkezlerde değişik oranlarda sıkıntı yaratacaktır” diye konuşan Sargın, uygulamanın etik anlamda da sorunlu olduğunu belirtti. Sargın şöyle konuştu:

“Her hastanenin çalışma şekli, teknolojisi, personel gideri çok farklı boyutlarda olabiliyor. Bu nedenle kurum diyebiliyor ki, ‘Ben 100 lira fark ücret alarak bu işi yapabiliyorum.’ Diyelim ki kurum, spesifik, özel operasyon yapıyor ve bunu duyan vatandaşlar isterse kamu hastanesine, isterse bir özel hastaneye fark ödemeden gidebiliyor.

Bunlar hep isteğe bağlı. Bu vatandaş o spesifik tedaviyi yapan kuruma gitti diye alınması uygun görülmekte olan farkı kısıtlamak doğru değil. Kurum da bu durumda ‘Sözleşme yapmıyorum’ diyecek ve vatandaş ise bu durumda cebinden 100 YTL ödeyerek yaptırabileceği tedaviyi, daha fazla ödeyerek yaptırmak zorunda kalacak. Dolayısıyla vatandaşa iyilik yapılmıyor. Zaten gönlüyle gidiyor kişi zorla değil ki.”

En fazla cerrahi dal merkezleri etkilenecek

Sargın, yüzde 30 fark sınırının ayaktan tedavi yapan merkezlerin yaşamalarına yetmeyeceğini, çok sayıda merkezin kapanma riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Cerrahi hizmet veren merkezlerin özellikle olumsuz etkileneceğini belirten Sargın, “Cerrahi olmayan dal ve tıp merkezinin de giderlerine bağlı olarak herkesten fark alarak idare edebilme yoluna gideceklerini düşünüyorum. Fakat uygulamadan etkilenmeyen hiçbir kurum kalmayacak” diye konuştu.

Merkezler fark ücretinde denge kuracak

Tıp merkezlerinin yüzde 30 fark ücreti alarak, sözleşme yapmayı kabul edeceklerini düşündüğünü bildiren Sargın şunları kaydetti:

“Çünkü biz zaten cüzi fark alıyoruz, mesela laboratuvar tetkikleri paket fiyatı aşarsa o farkı alıyoruz. Ama şöyle bir durum ortaya çıkabilir: Hastanelerde özellikle her branşta alınan fark ücretlerde eşitlik söz konusu değil. Fark alınmayan, az alınan, çok alınan branşlar var. Beklediği fark ücretini tamamlayamayan hastane, açığını kapatmak için, fark almadığı branşlardan fark alma yoluna gidebilir.

Diyelim 10 branş var ve sadece 4 branştan fark alıyor. Şimdi bu 4 bölümden az fark alınması öngörülüyor. Ne yapacak kurum? ‘Diğer 6 bölümden de fark alarak, gelirimi tamamlayıp, ayakta kalayım’ diye düşünecek. Hastaneler bir formül üretemezlerse hizmet kalitesinde düşme tehlikesi de yaşayacak."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious