Şahan Gökbakar isyan etti

Şahan Gökbakar isyan etti.16630
  • Giriş : 12.07.2008 / 08:39:00

Şahan Gökbakar sert çıktı: ''Nuri Bilge'nin izlenmemesi benim suçum değil''

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Henüz 27 yaşında. Türkiye'nin en çok gişe yapan filmi 'Recep İvedik' onun imzasını taşıyor. Bu başarı, eleştirileri de beraberinde getirdi. Ama Şahan Gökbakar söylenenleri hiç mi hiç takmıyor: Nuri Bilge Ceylan çok büyük bir başarı elde etti Cannes Film Festivali'nde. Ama filmlerinin izlenmiyor oluşu benim suçum değil!..

Bugünlerde televizyonda gösterilen Turkcell reklamıyla ve hasılat rekorları kıran 'Recep İvedik' filmiyle eleştirilere maruz kalan Şahan Gökbakar, hakkındaki olumsuz yorumlara hiç kulak asmıyor. Ve hiçbir zaman tuzağa düşmeyeceğini belirtiyor: "İnsanda 'Ben değerli işler yapmalıyım' diye bir hınç oluşturmaya çalışıyorlar. Ama ben tuzağa düşmem..." İşte Gökbakar'ın Rolling Stone dergisine anlattıkları...

* Nuri Bilge Ceylan Cannes Film Festivali'nde 'En İyi Yönetmen Ödülü'nü aldıktan sonra konu popüler filmler üstünden size bağlandı. "Recep İvedik her yerde oynarken Nuri Bilge Ceylan'ın filmi hiçbir yerde gösterilmiyor" diye. Bu tip eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bana kendimi kötü hissettirmiyor. Hangi filmin nerelerde gösterileceğine ve ne kadar izleyici toplayacağına ben karar vermiyorum. Ben bir tane film yaptım, insanlar beğenip izlediler. Nuri Bilge Ceylan çok büyük bir başarı elde etti Cannes Film Festivali'nde. Filmi burada vizyona girince insanların seyretmiyor oluşu popüler sinema yapanların suçu değil. Bu benim suçum değil! Bu insanların tercihi.

* Bu eleştirilerle size haksızlık yapıldığını mı düşünüyorsunuz?

Bunun muhatabı ben değilim ki! Ben 'Recep İvedik' gibi bir film yapmasam 'Üç Maymun'un gişesi daha fazla olurdu gibi bir mantık olsa doğru diyeceğim. Ben yapmasam başka komedyenler yapacaktı. Sırf komedi filmleri de değil. 'Babam ve Oğlum' da büyük gişe elde etti, 'Kurtlar Vadisi' de... Nuri Bilge Ceylan'ın başarısını çok takdir ediyorum ama 'Filme kaç kişi gitmiş', bu benim sorunum değil.

* Bugüne kadar Türkiye'de en çok bilet sattıran film 'Recep İvedik' oldu. Bekliyor muydunuz bunu?

Bu kadar olay yaratacağını düşünmüyordum. Güzel bir şey olur diye tahmin ediyordum sadece. İnsanlar sevdiler, ben de mutlu oldum.

* Bir röportajınızda 'Recep İvedik' için "İçimizdeki kıroyu ortaya çıkardım" dediniz. Sizce ortalama Türk insanı nasıl özelliklere sahip?
Agresif, kompleksli ve perdelerini kaldırdığında da kedi gibi bir insan. Böyle insanlarız hepimiz. Bu Türk insanıyla ilgili bir yargıdan ziyade durumu özetleyen bir şey. Bu filmi eleştirenlerin; bayağı, basit bulanların kendi elit dünyalarında 9/8'lik ritimle dans ettiğini biliyorum. O yüzden kimse bir şey söylemesin.

* 'Recep İvedik' neden bu kadar çok tuttu?

İnsanlar çok doğal bir şeyle karşılaşıp çok güldüğü için tuttu. Dünyadaki en kuvvetli iletişim araçlarından olan ağızdan ağıza reklam, bu film için acayip geçerli oldu. Herkes gördüğü şeyi en az 10 kişiye söyledi. "Niye insanlar buna kahkahalarla güldü?" diye bakarsan sinir bozuyor. Çünkü 'Recep İvedik'in hikayesi çok basit.

* Etrafınızda sizin için çalışan senaristler var mı?

Senaristler grubu diye bir şey benim hayatımda hiç olmadı. Benim iki-üç tane geyik yaptığım arkadaşım var. Aynı odada oturuyoruz, geyik yapıyoruz. Öyle çıkıyor bunlar. Genelde de son kararı ben veriyorum, hep öyle çalıştım. Mesela filmi yazdık ama sonra bir baktık ki filmdeki esprilerin hiçbirisi senaryoda yok. En çok tutan espriler senaryoda yok. Hepsi doğaçlama çıkmış. Dolayısıyla yazılı bir metinle çalışamayacağımı anladım.

Başka filmlere ya da yeni çıkacak isimlere destek vermeyi düşünüyor musunuz?

Bugün öyle bir şey düşündüm. Benim hiçbir zaman patron tarafım olmayacak! İnsan yönetmek gerekir ya, onun için; ben onu yapamam. İş adamlığı kısmında olabileceğimi düşünmüyorum açıkçası. Daha çok, filmde de yaptığımız gibi; piyasa figürleri ile çalışmaktansa, adları olmayan fakat yetenekli insanlarla çalışmayı tercih ederim.

* Bu kadar fazla eleştirilmek size kendinizi nasıl hissettiriyor?

Hiç takmıyorum! O yüzden pek de önemsemiyorum. Aslında herkes aynı işi yapıyor. Kim neyin değersizliğinden dem vuruyor ki! Herkesin yaptığı işin ortak amacı aynı; kariyer açısından başarı, ticari açıdan başarı, parasal açıdan başarı. Herkes bunun için çalışır. Kimse de birbirine yalan söylemesin. O yüzden bu kadar çok televizyon açılıyor, reklamlar alınıyor, diziler çekiliyor. Bunun amacı 'dizimiz tutsun, 50 bölüm gitsin' değil midir? Bunun için halkın beğenmesi gerekiyor. Şimdi ben halkın beğendiği ve rekor kıran bir iş yapıyorum. Türkiye'de en fazla izlenip, çoğunluğun beğenisini kazanan film oluyor, sonra; "Haaa çok kötü, çok kötü"... Yok ya? Neden mutsuzluğa düşeyim ki? Entelektüel doluluğu olan filmler mi yapayım şimdi...

* İnsanların söylediklerini hiçbir zaman takmıyor muydunuz?

Ben öğrenciyken de böyleydim. Hiçbir zaman kendimi birilerine ispat etme güdüm yoktur. Daha birinci sınıftayken "Bundan oyuncu da olmaz, adam da olmaz" diyorlardı benim için. Mevcut tiyatro anlayışını benimseyen hocalarım böyle demişti. Aynı hocalar ben mezun olurken "Bir star doğuyor" diye mezun ettiler beni. Sonra iş yaşamımda da bununla karşılaştım. İlk televizyon programımı yaparken köşe yazarları "Bu ne yeteneksiz adam" dediler. Üç ay sonra "Çok komik, çok yetenekli adam çıktı" dediler. Dolayısıyla 'Recep İvedik' filminin değersizliğiyle ilgili yapılan tüm bu 'avam' yorumların tuzak olduğunu düşünüyorum.

* Peter Sellers ölümünden önce çektiği son filmlerden biri olan 'Being There'de kariyerinin aksine dramatik, biraz sanatsal bir role bürünmüştü. Siz böyle bir şeyi asla yapmazsınız yani, öyle mi?

Bu güzel konu. İşte bu birazcık bana tuzak gibi geliyor. İnsanların seni itmeye çalıştığı bir tuzak. Şundan dolayı; konuşmalarıyla, tavırlarıyla, söylemleriyle senin yaptığın işi değersizleştiriyor. Kendi işinin değerini sorgulamaz veya sorgulatmazken senin yaptığın işin değersizliği ile ilgili herkes bir yorum yapıyor. Dolayısıyla sende "Ben değerli işler yapmalıyım" diye bir hınç oluşturmaya çalışıyorlar. "Evet çok gişe yaptım ama bu değersiz geldi insanlara, şimdi ne yapacağım?" Hayır, ben tuzağa düşmem. Çünkü değerli ve değersizi kimse tartışamaz. Kime göre değerli, kime göre değersiz? Ama belirli bir grubun fikrini kendine mihenk taşı gibi alıp onunla hareket edersen, o zaman kendini başka işler arayan bir adam olarak buluyorsun. Bu da kendini senden uzaklaştırıyor.

* Kazandığınız parayı harcamayı planladığınız yerler var mı?

Çok fazla bir şey alayım arzusunda değilim. Kendime yollar açmak istiyorum. Mesela yurtdışı yolları açmaya çalışıyorum. Yurtdışından ortak bir firmayla işler yapmaya çalışıyoruz.

* Hani bizim yerli müzisyenler 'Yurtdışına açıldık' derler de Fransa'da Türkler'e konser verirler ya, sizinki de onlara benzemesin?

Tamamen yabancı seyirciye hitap edecek bir şeyler yapacağım. Birkaç farklı kültürün de beni tanımasını sağlayacak işler yapmaya çalışıyorum.

* Girişimde bulundunuz mu?

Bu işlere başlayınca dünya gözüme küçük görünmeye başladı. Çünkü insanların "Ooo, o şirket mi?" diyeceği yerlerle direkt bağlantılara geçip, onların önemli yetkilileriyle bir araya geliyorum. Dünyada popüler filmlerin yarattığı etkilerden hoşnut insanlar bunlar. Belki keyif verici sonuçları olacak işler yapabilirim diye hayal ettim. Bütün bu söylediklerim, 2016 yılına kadar tamamlamak zorunda olduğum ve o zamana kadar tamamlayamazsam bir daha üstüne gitmeyeceğim işler. Kendime bir son tarih koydum.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*