Sakarya Üniversitesi Senatosu acil önlem istedi

  • Giriş : 10.02.2006 / 00:00:00

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Senatosu geçtiğimiz Çarşamba günü saat 06:07 de aletsel büyüklüğü 4,5 olan Adapazarı merkezli depremin halkı tedirgin ettiği belirtilerek, önlemlerin acilen alınması istendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bildiride, "Bu sorunun çözülmemesi durumunda muhtemel bir depremde, 1999 depremindekilere benzer kayıpların olması sürpriz olmayacaktır. Sakarya Üniversitesi Senatosu olarak, bu konuya yeniden dikkat çekmeyi ve konunun ısrarlı takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurmayı görev kabul ediyoruz." ifadelerine yer verildi.
1999 depremlerinden sonra Sakarya'da bu ölçekte bir deprem meydana gelmediği belirtilen bildiride, "Bu sebeple depremin meydana getirdiği tedirginliği kamuoyu ile paylaşmak ve tekrar dikkatleri bu konuya yöneltmek istedik. Bilindiği üzere, bölgemizde Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın belirli aralıklarla ürettiği; 1943, 1967, 1999'da meydana gelen depremler gibi, büyüklüğü 7'nin üzerinde büyük depremler meydana gelmektedir. Bu depremler hem büyük ölçüde can kaybına, hem de ekonomik kayıplara sebep olmaktadır. Aktif fay hattının odak noktasında olan Sakarya şehri, deprem bakımından en hassas bölgededir. Fay hattının Bolu'dan batıya doğru her noktasında meydana gelen bütün sarsıntılar şehrimizde de hissedilmektedir. Bu sebeple yetkili yetkisiz, ilgili ilgisiz şehrimizde yaşayan herkesin bu konuya her şeyden daha fazla önem vermesi gereklidir." denildi.

Açıklamada, 1999 depremi gibi depremler olabileceği belirtilerek şu görüşlere yer verildi: "Muhtemelen 1999 depremini yaşayan insanlar yine benzer depremleri yaşayacak; depreme maruz kalan binalar benzer bir depremle yine karşı karşıya kalacaktır. Özellikle insanların uğrayacağı maddî-manevî zararları azaltmanın veya ortadan kaldırmanın tek yolu güvenli yapılar yapmaktır. Güvenli yapılar; 1998 yılında çıkarılan, "Âfet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uyan yapılardır. Bu yönetmelik hükümlerini sağlamayan yapılar ise deprem güvenliği bakımından risklidir. Sürekli olarak söylendiği ve bilindiği üzere, şehrimizde 1999 depremlerinden sonra az hasarlı, orta hasarlı ve hasarsız diye sınıflandırılan bütün binaların bu yönetmelik hükümlerine göre durumlarının incelenmesi gerekmektedir. Tahminlerimiz, bu binalardan birçoğunun yapılacak olan inceleme sonunda güvenliksiz çıkacağı yolundadır. deprem güvenliği olmayan bu binaların ise mutlak surette zemin iyileştirmesi, temel takviyesi, üst yapı takviyesi veya kat eksiltme gibi yöntem ve tekniklerle yönetmelik hükümlerine uygun duruma getirilmesi gerekir. "

Muhtemel yaşanacak bir sonraki depremi kayıpsız veya en az kayıpla geçirmenin ve depremle birlikte yaşamanın başka bir yöntemi olmadığı belirtilen açıklamada, "Bu durum ülkemizdeki bütün bölgeler için geçerli olmakla beraber; özellikle gerçekleşme zamanının kısaldığı düşünülen İstanbul depremine hazırlık bakımından bölgemizi ve dolayısıyla bu bölgede yaşayanlar olarak bizleri ilgilendirmektedir. Sakarya Üniversitesi akademisyenleri, özellikle 1999 depreminden sonra binaların yıkılma sebeplerini araştırmış, şehrin zemin özelliklerini belirleyen mikro bölgelendirme çalışmaları hakkında uluslararası projede aktif rol almış, halkımızı depreme karşı bilinçlendirme konusunda önemli çalışmalar yapmıştır. Bu konularda şehrimiz açısından bilinmeyen veya eksik olan teknik bilgi yoktur. Ancak bu konuda gerek Üniversitemiz bilim adamları gerekse senatomuz tarafından belirli aralıklarla yapılan uyarıların dikkate alınmadığını endişeyle izlemekteyiz. Konu giderek unutturulmaya çalışılmakta, somut adımlar atılmamaktadır. Üniversitemiz ve çeşitli kuruluşların yaptığı çalışmalara göre çok katlı yapıların güvenli duruma gelmesiyle 8- 10 bin dolayında yeni konut ihtiyacı ortaya çıkacaktır. İlgililerce gerekli iradenin ortaya konulması durumunda, günümüz koşullarında, bu ihtiyacı kısa sürede gidermek mümkündür." uyarısında bulunuldu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious