Saldırganın kimliği ve saldırı nedeni?

  • Giriş : 16.11.2007 / 11:09:00
  • Güncelleme : 16.11.2007 / 11:23:12

M.Piyango Genel Müdürü İhya Balak, makamında tabancaya vurularak öldürüldü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Milli Piyango İdaresi Genel Müdürü İhya Balak'ı vuran kişinin kurumun eski çalışanlarından başmüfettiş olduğu öğrenilirken saldırının nedeni ile ilgili çok çarpıcı bir iddia geldi.


Milli Piyango İdaresi Vakfı'nın Başkanı da olan eski mefettiş Ahmet Öztürk'ün Milli Piyango İdaresi Genel Müdürü İhya Balak'ı devlete ödemesi gereken 30 trilyon liranın ödemesini 3 ay geciktirerek haksız kazanç elde ettiği yönünde rapor ettiği öğrenildi.

30 TRİLYONLUK RAPOR İDDİASI

Milli Piyango Genel Müdürü İhya Balak'ı öldürdüğü iddia edilen kurumun eski başmüfettişi Ahmet Öztürk'ün, kurum ile geçmişte önemli sorunlar yaşadığı ortaya çıktı.

Yazdığı bir raporla Milli Piyango İdaresi Mensupları Vakfı'nı haksız kazanç elde etmekle suçlayan Öztürk'e karşı Milli Piyango İdaresi de dava açtı. Hatta konu Meclis'e kadar taşındı.

Milli Piyango eski başmüfettişi Ahmet Öztürk, yaklaşık iki sene önce Milli Piyango İdaresi Mensupları Vakfı'nın, devlete ödemesi gereken parayı geciktirerek 30 trilyon haksız kazanç elde ettiği yönünde bir rapor hazırladı. Raporda vakfın sattığı bilet paralarını ödediği ikramiye tutarını düştükten sonra her ay sonunda kuruma ödemesi gerekirken 3 aya varan gecikmelerle parayı elinde tuttuğunu ve haksız faiz kazancı sağladığı iddia edildi. Bu paralarla personele yılbaşı ve dini bayramlarda hediye paketleri dağıtıldığı, faizsiz ihtiyaç ve konut kredileri verildiği, emekli olanlara da yüksek ikramiyeler ödendiği savunuldu.

Tamamı Hazine'ye ait olan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden kimsesiz çocuklara kadar pek çok yerde kullanılan paraların vakıf tarafından "zimmetine geçirildiğini ve irtikap edildiğini" ileri süren Öztürk, kurumun sorumlu yöneticilerinin görevlerini yerine getirmediklerini, müfettişlerin de yaptıkları teftişlerde yapılanlara değinmediklerini, bu nedenlerle sorumlu olduklarını savunmuştu.

MİLLİ PİYANGO'DAN SAVUNMA

Öztürk'ün bu raporuna karşılık Milli Piyango'dan yapılan açıklamada ise, raporda dile getirilen iddiaların somut bilgi ve belgelere dayanmadığı ve müfettişin somut tespitler yerine kendi kanaatlerinin yeterli olduğundan bahisle hareket ettiği belirtilmişti. Öztürk'ün soruşturmayı engellediği gerekçesiyle de Teftiş Kurulu Başkanını görevden uzaklaştırma ve yerine başka bir müfettişi görevlendirme teşebbüsünde bulunduğuna dikkat çeken Milli Piyango İdaresi, raporla ilgili şu yorumu yapmıştı:

"Henüz inceleme aşamasında iken basın yoluyla kamuoyuna yansıtılan bu iddia ve davranışlar ile doğruluk, dürüstlük, Devletin hak ve çıkarlarını koruma Görüntüsü altında, esasen bir güven ve itibar müessesi olan Milli Piyango İdaresinin ve Yöneticilerinin yıpratılmaya çalışıldığı ve samimiyetten uzak olduğu apaçık ortadadır."

KONU MECLİS'E KADAR GELDİ

Öte yandan Öztürk'ün raporu ile ilgili iddialar Meclis gündemine de taşındı. CHP Şanlıurfa Milletvekili Turan Tüysüz, Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nde yaşanan müfettiş krizi ile ilgili soru önergesi verirken, yanıtı Maliye Bakanı Unakıtan'dan geldi.

Unakıtan, muhasebe biriminin 2002-2004 yılları işlemlerinin denetimi ile ilgili olarak Başmüfettiş Ahmet Öztürk'ün de aralarında bulunduğu ekibin görevlendirildiğini belirtirken, Öztürk'ün bu işlemler sırasında rüşvet, yolsuzluk ve mal bildirimi ile ilgili iddialar sebebiyle soruşturma başlattığını söyledi. Unakıtan, "Adı geçen müfettişe bu iddiaların ciddi suçlamalar içerdiği, önemli sonuçlar doğuracağı, bu nedenle incelemenin ekip halinde yapılarak somut delillere dayandırılması talimatı verilmiştir. Talimatları dikkate almayan müfettiş tek başına yetkili olduğunda ısrar etmiş, talimatları ileten Teftiş Kurulu Başkanı'nı soruşturmayı engellediği gerekçesiyle uzaklaştırmaya teşebbüs etmiştir" ifadesini kullanmıştı.

Öztürk'ün tüm ikazlara rağmen Teftiş Kurulu Başkanı hakkında 'makam ve gasp suçu' işlendiği iddiasıyla adli makamlara suç duyurusunda bulunduğunu belirten Unakıtan, bu konuda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'işleme konulmama', Sincan Ağır Ceza Mahkemesi ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nce itirazın reddine karar verildiğini, böylelikle Teftiş Kurulu Başkanı'nın bir müfetiş tarafından görevden uzaklaştırılması işleminin kanunsuzluğunun da adli mercilerin kararıyla ortaya konduğunu ifade etti.

MÜFETTİŞE ÖNCE SORUŞTURMA SONRA DAVA

Başmüfettiş Öztürk hakkında görev ve yetki sınırlarını aşarak yasalara, hukuka ve teamüllere aykırı eylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldığını kaydeden Unakıtan, Öztürk'e bu eylemleri ile mensubu olduğu kariyer, mesleğe duyulan güven ve saygınlığı sarstığı gerekçesiyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiğini, soruşturma raporunda yer alan müfettişlik görevinden alınması önerisinin uygun bulunarak MPİ Yönetim Kurulu kararı üzerine APK uzmanlığı kadrosuna atamasının yapıldığını belirtmişti.

Teftiş Kurulu Başkanı'nın, Öztürk hakkında bu eylemleri nedeniyle MPİ'yi ve kendisine zarar verdiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu belirten Unakıtan, savcılığın Öztürk hakkında eski Türk Ceza Kanunu'nun 283/1. maddesi kapsamında 'suç uydurarak adli mercileri yanıltmak' suçundan Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açtığını söyledi.

Unakıtan, MPİ Çalışanları Vakfı ile idare arasında 1998 yılından itibaren geçmiş 17 yıllık döneme ait ticari ilişkilerle ilgili olarak Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu denetçileri, Başbakanlık, Bakanlık ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ve MPİ müfettişlerince incelenip değerlendirildiğini belirten Unakıtan, "Herhangi bir suç unsuruna rastlanılmamış olmasına rağmen anılan müffetişin amacı ve nedeni meçhul bir yaklaşım içerisinde zimmet ve irtikap iddialarıyla yeniden gündeme getirilen bu konularla ilgili olarak Genel Müdür oluru ile ayrıca bir ekip görevlendirilerek en ufak tereddüt kalmayacak şekilde konunun yeniden incelenmesi gerekirse soruşturulması talimatı verilmişir" dedi.

Unakıtan, tamamı başmüfettişler tarafından oluşan beş kişilik ekip tarafından incelemelerin devam ettiğini bu konuda Bakanlık ve Başbakanlık müfettişlerince bir inceleme ya da soruşturma yapılmasına gerek duyulmadığı gibi MPİ Teftiş Kurulu'nda bu anlamda yaşanmış herhangi bir karışıklığın sözkonusu olmadığını belirtti. Unakıtan, "Görev, yetki ve sorumluluk sınırlarını aşarak yasalara, hukuka ve teamüllere aykırı bir dizi eylemlere girişen müfettiş hakkında gerekli idari işlemer yapılmıştır. Adı geçen hakkında adli süreç de halen devam etmektedir" dedi.



HABER 7-Hürriyet

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious