Saldırılarda ince hesaplar var

  • Giriş : 14.07.2006 / 00:00:00

İsrail’in Lübnan’a girmesini yorumlayan uzmanlar, gelişmenin arkasında İran ve Suriye’nin stratejik hesaplarının da olduğunu ileri sürüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Işık Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Bülent Aras, Hizbullah’ın İsrail askerlerini kaçırmasında tetikleyici unsurun İran olduğunu savunuyor. Yaşanan son olaylardan Tahran ve Şam’ın İsrail’den daha kazançlı çıktığını vurgulayan Aras, İran’ın nükleer programı konusunda oluşan ilgiyi üzerinden dağıttığını ve Suriye’ye uygulanmak istenen baskının da unutulduğunu söylüyor. Aras, Hizbullah’ı güçsüzleştirmek isteyen İsrail’in de bu saldırıyla Lübnan yönetimini Hizbullah’a karşı tedbirler almaya zorladığına dikkat çekiyor. İsrail’i frenleyecek dış unsurlar olmadığını vurgulayan Aras, “İsrail orantısız güç kullanıyor. Uluslararası hukuku ortadan kaldıran bir şekilde saldırıyor. Lübnan Hizbullah’ı bunu engelleyemez. Arap dünyasının ciddi bölünmüşlüğü var. AB’nin tutuk tavrı var. İsrail önlenemez açılımlar yapıyor.” diye konuşuyor. İsrail’in tekrar Lübnan’a yerleşemeyeceğini savunan Aras, “Bölgesel bir savaşın çıkması da söz konusu değil. Savaş çıkarsa İsrail mutlaka geri adım atacaktır.” diyor.

İsrail’in operasyonunun askerleri kurtarmanın ötesinde bir plan olduğuna işaret eden gazeteci-yazar Cengiz Çandar, bölgesel hesapların olduğuna dikkat çekiyor. İsrail’in bölgede Suriye ve İran tarafından dengelenmek istendiğini belirten Çandar, “Bu ülkeler bölgedeki dengeleri kendi lehlerine çevirmek istiyor. Olan biten işlerin arkasında İran ve İsrail’in bölgede güç olarak belirme isteği var. İran, Hizbullah’ı destekliyor.” diye konuşuyor. Arap dünyasınının gelişmelere tepki verecek güçten yoksun olduğunu kaydeden Çandar, Gazze ve Lübnan’da gelişen olayların bütün bölgede kaosa neden olacağını aktarıyor. İsrail halkının şu anki Kadima yönetimini desteklediğini belirten Çandar, yakın vadede İsrail’in iç siyasetinde bu olaylardan dolayı değişiklik beklenemeyeceğinin altını çiziyor.

İsrail’in esas amacının askerleri kurtarmak olmadığının altını çizen İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya da İsrail’in bu davranışı ile askerlerinin kurtarılmasını da imkansızlaştırdığını savunuyor. İsrail’in aşırı şiddetinin kendisini “istenmeyen güç, düşman” haline getirdiğini kaydeden Çetinsaya, “Ortadoğu’da güç gösterisi işe yaramaz. Irak örneği gösteriyor ki bu mümkün değil. Aksine bölgede sorumsuzluğu daha da artırıyor.” diye konuşuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious