Sanal misafirim ol mutfağıma!

Sanal misafirim ol mutfağıma!.14060
  • Giriş : 27.08.2006 / 00:00:00

İlk başlarda sadece gündelik yaşamların paylaşıldığı blog siteler zamanla belli başlı konuların; yemek, gezi, siyaset, marka tartışıldığı alanlar haline geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ancak ülkemizde en çok takip edilen internet sitesi yemek blogları. Çünkü yemek blogları, çalışan bayanlar için yemekler öneriyor. İşten eve yorgun argın gelen hanımlar, akşama ne pişireyim diye düşünmeden bu bloglardaki seçeneklerden birini tercih ediyor. Bloglardaki yemek tarifleri hem pratik hem de bir yemek kitabı üslubunda değil. Üstelik bu tarifler fotoğraflarla destekleniyor. Yemek günlüklerinin mantığının altında kadınların her daim duymak istediği “Ellerine sağlık, yemek çok güzel olmuş” iltifatının önemli bir etkisi var. Dostlarından “Onun bir pilavı var ki...” iltifatını duymak birçok kadın için dünyalara değer. Yemek siteleri arasında en popüler olanlar:

www.portakalagaci.com,
www.devletsah.com,
www.evcini.com,
www.tarcininmutfagi.com,
www.pastaci.blogspot.com,
www.acikbüfe.blogspot.com,
www.lezzetinizinde.blogspot.com.


Temmuz ayı, sütlü tatlılar günü

Günlüklere çok fazla ilgi olması site sahiplerini sanal günler düzenlemeye teşvik etmiş. Her ay blog sahiplerinden biri, bir yemek konusu belirliyor. Örneğin bu ayın gün sahibi İngiltere’de yaşayan Özlem Hanım. 16 Temmuz’da yapılacak günün yemek konusu ise sütlü tatlılar. Katılmak isteyenler gün gelmeden anlaştıkları linke kayıtlarını yaptırabiliyor. O gün geldiğinde sevdiği tatlıyı yapıp sitesinde yayınlıyor. Özlem Hanım, yapılan tüm tatlılar hakkında görüşlerini tek bir sayfada sentez edip, günün değerlendirmesini yapan bir yazı yayınlıyor. Devletşah Hanım kestaneyi çok sevdiği için kestane günü, Sibel Hanım çileği çok sevdiği için çilek günü, Hatice Hanım da yöresel yemekleri merak ettiği için yöresel yemekler günü düzenlemiş. Devletşah Hanım’ın gününe 35 farklı yemek sitesinden 49 farklı tarif katılmış. Gün sonunda birlikteliklerini “altın”la anlamlandıran, bir yandan bilgi ve deneyimlerini paylaşan, bir yandan hiç tanımadığı insanlardan takdir alan kadınların keyfine diyecek yok.

Yemek bloglarını bir yemek kitabından ya da televizyondaki yemek programlarından farklı kılan ne peki? Her şeyden önce yemek kitaplarına göre daha sıcak bir atmosfer var. Okuduğu yemek tarifinin nasıl yapıldığını en ince ayrıntısına kadar öğrenebilen hanımlar, soru-cevap yöntemi ile de takıldığı yerleri sorabiliyor. Televizyon programlarından daha çok tercih ediliyor; çünkü paylaşım esas. Yemek siteleri arasında en ilginci www.devletsah.com. Bu site sadece yemek günlüğü formatında değil; orijinal fikirleri ilk kez uygulayan sanal mutfak. Sitenin kurucusu Çevre Mühendisi Devletşah Alhanlıoğlu, mutfağında yemek yaparken kamerasıyla kayıt yapıp, sitesinde sesli ve görüntülü yemek tarifine yer veriyor. Bu durum en çok görme engellilerin işine yaradığı için çok teşekkür almış. Onu diğer siteler takip ediyor.

İnternet günlüğü tutan bayanlar ne diyor?

Hatice Özdemir:

“Okurlarım beni iyi tanıyor”

Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden 2003 yılında mezun oldum. Amerika’da yayınlanan yemek bloglarını görünce Türkiye’de de böyle bir çalışmaya imza atma isteğiyle Portakal Ağacı sitesini kurdum. Portakal Ağacı dünyanın çok farklı ülkelerinden günlük binlerce hit alıyor. İlk başlarda hobi sitesi olarak başlasa da şu an benim ikinci işim haline geldi. Daha çok ev hanımı olan veya olmayan bayanların bu tarz siteler yapması aslında sadece Türkiye için değil, tüm dünya için geçerli bir olgu. Çünkü kadınlar günlük yaşamlarını anlatmakta hem daha istekli hem de daha rahatlar. Benim amacım sadece yemek tariflerinin olduğu bir siteden ziyade hayatımda önemli olayları kayıt altına alabileceğim, ailemin bana verdiği bilgi ve kültür birikimini, hem ailemdeki kız çocuklarına bırakabileceğim hem de başkaları ile paylaşabileceğim bir platform oluşturmaktı. (www.portakalagaci.com)

Nezaket Kalafat:

“Birbirimizin yaşamının tuzu, biberi oluyoruz”


Hilton otellerinde ziyafet ve satış bölümlerinde yöneticilik yaptım. Yemek yapmayı, sofra dekorasyonunu, yemek sunumlarını bir hobi gibi görüyorum. Hobisini meslek olarak yaşayan şanslı azınlıktan biriyim. Yaptığım yemekleri, birikimlerimi paylaşmak bu lezzetler kadar güzel. Kilometrelerce uzaklarda yüzünü bile görmediğiniz kişilerden yorumlar alıyor, tarifler öğreniyor, bir tabak yemekle yaşamı paylaşıyorsunuz. Bir yemek tarifi keyifli arkadaşlıklara vesile oluyor. Çünkü yemek başlı başına bir mucize insanlar için. Birbirimizin yaşamının tuzu, biberi oluyoruz... Kent yaşamının yoğun temposunda yapamadığımız şeyleri sanal bir ortamda yapıyoruz aslında. Eskiden de öyle değil miydi zaten? En özel tarifler misafir ziyaretlerinde paylaşılırdı eş dostla... Daha çok yemek üzerine konuşuyor gibi görünsek de zaman geçtikçe birbirimizi daha iyi tanımaya başladık. (www.acikbufe.com)


Burcu Gençoğlu:

"Mutfağımı pasta ve çikolata atölyesine çevirdim"

Matematik öğretmeniyim. Pastacılığa olan ilgim çocukluk yıllarıma dayanıyor. ‘Son 6-7 yıldır bu çok sevdiğim tatlara kendim nasıl ulaşabilirim, değişik tatları nasıl yakalayabilirim’ diyerek hobi olarak bu işe adım attım. Evimde mutfağımı pasta ve çikolata atölyesine çevirdim. Bu çok severek yaptığım tatları ise insanlar ile internet ortamında paylaşmak bana ayrı bir keyif veriyor. Ev hanımları blog işi ile ilgileniyor ama daha derin bakarsak bu ev hanımlarının çoğu üniversite mezunu, daha önce çalışmış, belli bir süreliğine çalışmaya ara vermiş insanlar. Çünkü yemek bloğu yapmak hayli emek isteyen bir iş. Araştırma gerekiyor, fotoğraf bilgisi gerekiyor, internet-bilgisayar bilgisi gerekiyor, İngilizce bilmesi gerekiyor. Bence hanımların vakitlerini kültürel bir ortama aktarmaları ve yeni insanlarla tanışması çok güzel bir şey. (www.pastaci.com)

‘Bloglar özel hayatı ifşa ediyor’

Sadece yemek üzerine yazılar ve reçeteler yayınlayan www.fikirsahibidamaklar.com adresinin sahibi Defne Koryürek, mutfağın ve evin içinde olan biten her şeyi internet ortamına taşıyan yemek bloglarını doğru bulmadığını söylüyor. Koryürek, “Çünkü bu, bugünün dünyasında ayıp bir şey. Yemek yapmayı iş olarak seçmiş insanların yemek üzerine yazması bana makul geliyor ama mutfağı bu kadar ifşa etmek doğru değil. İlkokula gittiğim dönemlerde okula erik, mandalina, muz gibi meyveleri götüremezdik. Çünkü ayıptı, portakal ve elma giderdi sadece. Bu bizim kültürümüzde olan bir şey değil.” diyor. Günlük denildiğinde gizlilik akla gelse de web blog, illa gizli kalması gereken günlükler anlamına gelmiyor. Eğer günlük doğru tutulursa kişisel tarihi yansıtan son derece değerli eserlere dönüşebilirler.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious