Sanatçıların kene kâbusu

Sanatçıların kene kâbusu.73374
  • Giriş : 17.07.2006 / 00:00:00

Ünlü türkücü İsmail Türüt, “Benim çocukluğumda da kene ısırması olurdu.Ama şimdi evimin balkonunda oturmaya korkuyorum."dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hastalığın ilk başta kuşlardan yabani hayvanlara, sonra da evcil hayvanlar ve insanlara bulaştığı düşünülüyor. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da, 1956 yılında da Kongo’da rastlandığı için “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi” adı verilen hastalığın henüz aşısı bulunmuyor. Kene tarafından ısırılanların ve vücutlarında kene bulanların, tıbbi yardım almaları gerekiyor. Hayvandan insana bulaşması kolay olan hastalık için, öncelikle hayvanların ilaçlanması gerekiyor. Ancak uzmanlar her kenenin öldürücü olmadığını söylüyor. Bu yıl çeşitli illerden gelen bildirimlerde hastalığın daha geniş bir alana yayıldığı gözlemleniyor. Türkiye’de 2002 yılından bu yana 500’e yakın vakayla karşılışıldı. Sağlık Bakanlığına bildirilen 170 vakanın 30’unun kesin ya da şüpheli vaka olarak kayda geçtiği belirtiliyor.

Uzmanlar uyarıyor

Sağlık Bakanlığı yayınladığı tamimnamelerde, hastalığın kene ısırığından 1-3 gün, hasta dokularıyla direkt temastan 5-6 gün sonra ateş, ani baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, deri, mukoza ve iç organ kanamalarıyla kendini gösterdiğine dikkat çekiyor. Hastalıktan korunmada temel prensibin, kene ve taşıyıcılarından uzak durmak olduğu, hayvan barınakları ve kenelerin yaşayabileceği alanlardaki kişilerin vücutlarının belli aralıklarla muayene edilmesi gerektiği belirtiliyor. Ülkemizde yaşanan zehirli kene endişesi sanat dünyasını da sardı. Turne ve şenliklere katılan sanatçılar, kendilerine göre tedbirler aldıklarını açıkladılar...

‘Bu işin içinde bir iş var!’

Ülkemizde yaşanan kene ısırmaları yüzünden oldukça sıkıntı yaşadığını belirten ünlü türkücü İsmail Türüt, şunları belirtti: “Benim çocukluğumda da kene ısırması olurdu. Hatta çocukluğumda beni de ısırmıştı. O dönem ölüm vakaları yoktu. Şimdi evimin balkonunda oturmaya korkuyorum. Bahçeyi ve evimi iki defa ilaçlattım. Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Kafamın almadığı bir şey var; önceden de tavuk vebası vardı. O zaman “Kuş Gribi” falan yoktu. Ya da keneden ölen insan yoktu. Sanki işin içine teknolojik bir müdahale giriyor gibi... Birileri bu işi özenle yapıyor sanki. Bu kadarına da ‘hayır’... Anlayan anlamıştır.”

Mankenler çok korkuyor!

Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte festivalden festivale koşan ve sahil kesimlerinde 40 derece sıcağın altında çalışan mankenlerimizden Tuğba Özay, Meral Kaplan, Yeliz Öney, Tuğba Altıntop’u da kene korkusu sarmış: “Bizleri de kene korkusu sardı. Sıcaklarda daha da etkili olan kene korkusu yüzünden dj’lik yaptığımız açık hava gece kulüplerinde istediğimiz gibi çalışamıyoruz. Zaten son aylarda açık hava defilelerine ise gitmek korkutuyor. Bu kene sıkıntısı da bir an önce ülkemizi terk etse...”

‘Herkes tedbir alsın’

Festivallerin aranılan ismi Petek Dinçöz, ‘kenenin ne zaman ve nerede karşımıza çıkacağı belli değil’ diyerek şunları söyledi: “Ben bu keneyi çocukluğumdan hatırlıyorum. Hayvanların vücuduna yapışık yaşarlardı. Ama o hayvan ölmezdi. Nasıl oldu da şimdi zehirli kene ortaya çıktı bilmiyorum. Geçenlerde Malatya’da veridiğim konser sırasında oldukça korktum. Hayvancılık yapan vatandaşlarımıza bir şey olması ihtimali çok. Bizler nasılsa büyükşehirlerde yaşayan insanlarız. Herkes oturup kalktığı yere dikkat etsin. Ona göre tedbirini alsın.”

‘Sıkı giyiniyorum!’

Festivallerin başladığı şu günlerde sahnede kene sıkıntısı yaşayan sanatçılardan Muazzez Ersoy, korkusunu şöyle dile getirdi: “Keneyle ilgili haberleri üzülerek izliyorum. Özellikle hayvancılığın yoğun olduğu Anadolu illerinde yoğun görülen kene korkusu yüzünden sahneye sıkı giyinerek çıkıyorum. Geçen günlerde Kırşehir’de bir konser verdim. Konser sırasında hayranlarımla gönlümce eğlenemedim. Kenenin havadan uçarak geldiğini falan duydum. Her an bir kene beni ısıracak diye korkuyorum.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious