Sanayici nefes almak istiyor

Sanayici nefes almak istiyor .8057
  • Giriş : 26.11.2007 / 15:19:00

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Tanıl Küçük, sanayicilerin yaşadığı sıkıntılara değindi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İstanbul Sanayi Odası'nın(İSO) düzenlediği 6. Sanayi Kongresi'nde sanayiciler yaşadıkları sıkıntıları aktararak, hükümetten sorunların çözümüne yönelik adım atmasını istedi.
Kongrenin açılışında konuşan İSO Başkanı Tanıl Küçük, Türkiye ekonomisinin giderek artan bir hızla küresel ekonomi ile bütünleştiğini söyledi. Küçük, sanayicilerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek, sanayideki üretim ve ihracat artışının, işletmelerin çabası ve fedakarlığı ile elde edildiğini söyledi. son 5 yılda Türkiye ekonomisinde çok önemli kazanımlar elde edildiğini dile getiren küçük, "Ne yazık ki, rekabet gücünü iyileştirmesinde somut hiç bir mesafe kaydedilememiştir. yapısal reformlar, hayata geçirilememiştir. türk sanayicisi, hala OECD içinde istihdam üzerindeki en yüksek vergi ve prim yükünü taşıyan sanayicidir" diye konuştu.

 
-"KURA MÜDAHALE EDİLEMİYORSA, ALTERNATİF ENSTRÜMANLAR DEVREYE SOKULMALI"-


Küçük, kayıt dışının, kalitesiz ithalatın yarattığı haksız rekabetin aynen devam ettiğini, kurların ise rekabet gücü açısından taşınamaz bir noktaya gerilediğini ifade etti. "2007 Kasımında, sanayimizin rekabet gücünün bir yıl öncesinden daha geride olduğu anlamına gelmektedir" diyen Küçük, bugün daha çok fabrikanın kapanma noktasına, işçilerini zorunlu izne çıkarma noktasına geldiğini kaydetti. Tanıl Küçük, kurun bugün geldiği noktada, rekabet gücünü ilgilendiren diğer alanlarda iyileştirmeler yapılmasının her zamankinden acil bir hal aldığına da dikkat çekti. Küçük, "Kura müdahale edilemiyorsa, üretim ve ihracata nefes aldıracak, destek sağlayacak, alternatif enstrümanlar süratle devreye sokulabilmelidir. Aski taktirde, üretim ve istihdam alt yapımızda ciddi kayıplar ortaya çıkması kaçınılmazdır. Sosyal bedelleri de dahil olmak üzere,. ödediğimiz bedel her geçen gün artaracaktır" diye konuştu.
Tanıl Küçük, sanayicinin önündeki engeller kaldırıldığında, yolundaki taşlar temizlendiğinde, sanayinin küresel çapta bir oyuncu olabileceğini kaydetti.

-DÖVİZ KURU BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI-

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da Türkiye'nin artık en iyi bildiği sektörlerde zorlanmaya başladığını, eskiden para kazanılan faaliyetlerden, kar edilmediğine dikkat çekerek, rekabetin arttığı, karların düştüğü bir dönemden geçildiğini söyledi. Ekonominin büyüdüğünü, ihracatın arttığını ancak ekonomide ne olup ne bittiğini yakından görenler olarak, sanayicilerin ciddi problemler yaşadığının farkında olduklarını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Her ay ihracat rekoru kırıyor olabilir; ama düşen kurun etkisiyle, ithal girdilerimiz, ihracatımızdan çok artıkça, net katma değerimiz düşmektedir. Bugün sanayimiz, düşük döviz kuru rüzgarının önünde sürüklenen, hangi limana gittiğini bilmeyen bir gemi durumdadır. Yalnızca düşük kuru sorumlu tutmak; fırtınada dümeni çalışmayan bir gemi karaya oturunca, bundan sadece rüzgarı sorumlu tutmaya benzer" dedi. Hisarcıklıoğlu, yaşanılan sıkıntının temelinde, döviç kuru kadar, bir sanayi politikasının oymamasının yattığını dile getirerek, döviz kurunun, sadece buzdağının görünün kısmı olduğunun altını çizdi.
Hisarcıklıoğlu, kurun mecbur bıraktığı faaliyetler değil, sanayinin rekabet gücüne katkıda bulunacak yenilikçi faaliyetlerin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, hangi sektörlerin ihracat potansiyeli fazlaysa, hangi alanda katma değer çoksa, onların büyümesine odaklanılması önerisinde bulundu. Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bunlara kur karar vermesin, biz karar verelim.Küresel ekonomiye nasıl entegre olacağımıza, küresel eğilimler, küresel sermayeli şirketler değil, biz kendimiz karar verelim. türk sanayisinin, daha nitelikli, daha yenilikçi ürünler piyasaya sürerek, rekabet edebilecek bir olgunluk düzeyine yükselmiş olduğunu gösterebilelim" diye konuştu.

-"BIRAKIN 'HERŞEYE OLUMSUZ YAKLAŞAN' DÜŞÜNCEYİ"

Hisarcıklıoğlu, kapsamlı bir sanayı politikasının oluşturulmasının önemini vurgularken de her bürokratın, "özel sektörün üzerindeki yükü daha nasıl azaltırımı" düşünmesini beklediklerini kaydederek, "o yüzden bırakın, 'her şeye olumsuz yaklaşan, iş yapmamayı marifet sayan' eski düşünce kalıplmarınızı diyorum" diye konuştu.
Sanayi politikasının bir ayağının, sanayicinin önündeki engellerin kaldırılmasıyla, diğer ayağının da sanayicinin yüksek katma değerli faaliyetlere yönlendirilmesi olduğuna işaret eden hisarcıklıoğlu, bunun aracının da teşvik sistemi olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, teşvik denilincek bir çok kesimin aklına "bitmeyen fabrika iskeletleri" geldiğini belirterek, "Her faaliyetin teşvik edilmesinin, aslında hiçbir şeyin teşvik edilmemesi anlamına geldiğini dikkate almayan, karmakarışık bir teşvik sistemimiz vardı. Şimdi şeffaf, getirici götürüsü ölçülebilen, performansı izlenebilen bir sistem kurmak zamanı gelmiytir" dedi.
Hisarcıklıoğlu, rüzgarda savrulan sanayicilerin, düşük katma değerli ürünlere yönelebileceğini dile getirerek, doğru bilgi ve teşvikleri alan sanayicilerin ise, rekabet gücü yüksek alanlarda faaliyet göstereceğini söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious