Sanayide yaprak kımıldamıyor

Sanayide yaprak kımıldamıyor.13829
  • Giriş : 20.11.2008 / 22:48:00

OSB’lerde Ekim’de, Eylül’e göre gerileyen elektrik ve doğalgaz tüketim miktarları, sanayinin yaşadığı krizin boyutunu özetliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


OSB'lerde Ekim'de, Eylül'e göre gerileyen elektrik ve doğalgaz tüketim miktarları, sanayinin yaşadığı krizin boyutunu özetliyor.

Dünyadaki mali kriz Türkiye'deki reel sektörü derinden etkilemeye devam ediyor. Bursa'daki organize sanayi bölgelerinde Ekim ayında, Eylül ayına göre gerileyen elektrik ve doğalgaz tüketim miktarları, sanayinin içinde bulunduğu durumu özetlemeye yetiyor.

OSB başkanları, bölgelerinde adeta yaprak kımıldamadığını ve sanayicinin can çekiştiğini ifade ediyor.

Krizin devamı halinde reel sektörün büyük bir darbe daha alacağına işaret eden sanayiciler, işini borçla çeviren imalat sektörünün, kredilerin kesilmesiyle iyice çıkmaza sürüklendiğini kaydediyor.

Ekonomik bir yangın

Ekonominin hızla durgunluk ve enflasyon arasında sıkıştığını söyleyen BTSO Başkanı Celal Sönmez, "Kapasite kullanımının düşmesi bize, Ekim ayında işyerlerinin tam kapasite ile çalışmadığını ifade ediyor. Bunun altında en başta, talep yetersizliği ve artan girdi maliyetleri yatıyor. Toplam sanayi üretimi de yüzde 5.5 geriledi, imalat sanayindeki azalma ise son 32 ayın en hızlı düşüşü ile yüzde 6.4 oldu. Bu çerçevede üçüncü ve dördüncü çeyrek büyüme rakamları, uzun yıllar sonra ilk defa eksi gelebilir. Bütün bunlar, dünyadaki finansal krizin iş alemini ve ekonomimizi etkileyebileceğini gösteriyor. Yatırımlar neredeyse durdu ve kredi bulmak çok zor. Kurdaki hızlı yükselişler de sanayicilerimizin önlerini görmesini olanaksız kılıyor" dedi.

Dünyadaki gelişmeleri 'ekonomik bir yangın' olarak niteleyen Sönmez, “Dünyada ekonomik bir yangın var ve bu yangın bizi de etkiliyor. Gelişmiş ülkeler finans sektöründe kurtarma işi ile uğraşırken, Çin durgunluk ile mücadele etmek için bir paket açıklayarak altyapı yatırımlarını devreye sokuyor. Dünyanın ekonomik görünümü, daha da olumsuza doğru kayıyor. Aslında yangın çıkmadan önlem alınması en doğrusu olurdu ama ne yazık ki şimdi bir yangın çıktı ve söndürülmesi gerekiyor” diye konuştu.

Üretim cazibesini yitirdi

TOBB Enerji Meclisi Başkanı ve BTSO Başkan Yardımcısı Mahmut Yılmaz, son doğalgaz zammına tepki göstererek, "Üretim, artık cazip bir iş olmaktan çıktı. Allah üretim yapan sanayicinin yardımcısı olsun. Bu zamlar nereden kaynaklanıyor bilemiyoruz. Serbest piyasa koşullarıyla örtüşen bir durum değil" dedi.

Ekonominin lokomotifi olan otomotiv ve tekstil sektörlerinin bu kriz ortamında, artık enerji gibi temel girdilere yapılan zamlara dayanacak gücünün kalmadığını vurgulayan Yılmaz, zamların, üretimini durdurmak, işçi çıkarmak zorunda kalan işletmeleri daha da zor durumda bıraktığını söyledi.

Yeni yatırım yapmayı düşünen girişimcinin kalmadığını savunan Yılmaz, "Sanayicilerden tepki var, 'eylem yapalım, gerekirse anahtarlarımızı teslim edelim' diyorlar. Dayanmak mümkün değil. Bugün sanayicinin, hasılatının yüzde 50'sini doğalgaz ve elektriğe ödeyerek ayakta kalması mümkün değil. Tahsilatta da sorun yaşanıyor. Bu iş acil ameliyat gerektiriyor. Bugün düşünülecek tek şey, Türkiye'yi üretime sevk edecek bir politikadır, plandır" diye konuştu.

BOTAŞ'ın, aldığı doğalgaza ilişkin, 6 ay sonra uygulanacak satış fiyatını açıklamasını da isteyen Yılmaz, "O zaman sanayici de en azından 6 ay sonra teslim edeceği malla ilgili hesabını yapabilir. Petrole bağlı bir fiyat artışının da mantığı yok. Dünya piyasalarında 150 dolara kadar çıkan petrol fiyatları 60 dolara kadar geriledi. Bu gerileme Türkiye'deki satış fiyatlarına yansımadı. ABD'de bir galon benzinin fiyatı 4,2 dolardan 2,8 dolara geriledi. Türkiye'de ise 4-5 kuruşluk indirimler yapıldı. Bu yeterli değil" dedi.

Elektrik ve doğalgaz tüketimi azaldı

Elektrik ve doğalgaz tüketiminde Ekim ayında BTSO-OSB'de düşüş yaşandığını söyleyen Bölge Müdürü Suat Özel, "Ekim'de krizin etkisi daha tam olarak ortaya çıkmış değil. Ancak Kasım ve Aralık aylarında bu etkinin daha fazla olacağını söyleyebilirim. Bölgemizdeki sanayicilerle yaptığımız görüşmelerde morallerin maalesef çok bozuk olduğunu gözlemliyoruz" dedi.

Özel'in verdiği bilgiye göre, BTSO-OSB'de, Eylül 2008'de 87 milyon 476 bin metreküp olan doğalgaz tüketimi, Ekim 2008'de 70 milyon 165 bin metreküpe, Eylül 2008'de 60 milyon 862 bin kilovat saat olan elektrik tüketimi ise Ekim 2008'de 55 bin 53 bin kilovat saate geriledi.

Öte yandan, DOSAB'da, Eylül 2008'de 27 milyon 929 bin metreküp olan doğalgaz tüketimi, Ekim 2008'de 26 milyon 438 bin metreküpe düşerken, Eylül 2008'de 53 milyon 242 bin kilovat saat olan elektrik tüketimi Ekim 2008'de 54 milyon 220 bin kilovata yükseldi.

Yine NOSAB'da, Eylül 2008'de 839 bin 996 sm3 olan doğalgaz tüketimi, Ekim 2008'de 587 bin 997 sm3'e, Eylül 2008'de 15 milyon 548 bin kilovat saat olan elektrik tüketimi de Ekim 2008'de 10 milyon 883 bin kilovat saate düştü. Ekim ayındaki Ramazan Bayramı tatili ile krizden dolayı siparişlerin geri çekilmesinin, NOSAB'da elektrik ve doğalgaz tüketimini olumsuz etkilediğini anlatan Bölge Müdürü Adnan Gerez, Bölge sanayicisinin krizi atlatmak için gayret gösterdiğini vurguladı. Gerez, "Krizin etkisini atlatmak için küçülme yoluna gidenler var. Fakat sanayiciler bu süreçte ekmeğinden olanlar için de çok üzgün" dedi.

DOSAB'da zor günler

"DOSAB tamamen resesyona girdi" diyen Başkan Ertuğrul Kaplan, Türk iş aleminin büyük bir durgunluk yaşadığını, reel sektörün adeta can çekiştiğini söyledi. Kaplan, "Bölgemizde kapasite kullanım oranı yıl başına göre yüzde 40 azaldı. İstihdamda, üretimde, ihracatta büyük düşüşler var. Tekstil ve otomotivde ciddi durgunluk yaşanıyor. Pazar paylarımız düşüyor. Sanayicinin durumu hiç de iç açıcı değil. Krediler tamamen kesilmiş vaziyette, ülkede genel bir durgunluk var. Türkiye'de kapasite kullanım oranları dört yıldan beri ilk defa geriledi. Krizin etkileri Kasım ve Aralık aylarında hatta ve hatta 2009 yılında da devam edecek. 'Türkiye'ye teğet geçer' denilen bu kriz kalıcı oluyor. Ülkede reel sektör güçlü değil. Borç miktarı artıyor. Yatırımların karşılığını alamıyoruz" diye konuştu.

Sanayici için 2008 yılının iyi başladığını, hatta kendisinin birinci çeyrekte gelen güzel verilere göre DOSAB'da yeni yatırım kararı bile aldığını vurgulayan Ertuğrul Kaplan, "İlk çeyrek iyiydi. Fakat 2. ve 3. çeyrekte düşüş oldu. Son çeyrek zaten krizle geçiyor. Bu şekilde de gidecek gibi. Ben 2009 yılının tamamında da bir durgunluk olacağını tahmin ediyorum. 2009 da kayıp yıl olacak. Sanayici can çekişiyor. DOSAB'da yaprak kımıldamıyor. Ben yeni yatırım yaptım ama pişman oldum. Yaptığım yatırımın karşılığını maalesef alamıyorum" dedi.

Biraz sabır ve moral

DOSABSİAD Başkanı Bülent Parlamış, yakın vadede Türkiye'deki kriz ortamının sona ereceğini, bu dönemde gemiyi terk etmemenin ve dümende olmanın sanayiciye büyük fayda sağlayacağını belirtti. Açıklanan sanayi üretiminde son 9 ayda yaşanan yüzde 5,5'lik azalışı değerlendiren Parlamış, mevcut süreçte herkesin bir kafa karışıklığı yaşadığını dile getirdi. Global krizin Türkiye'yi etkileyip etkilemediğini tam olarak bilmediklerini ifade eden Parlamış, "Krizin neresinde olduğumuzu tam olarak bilmiyoruz. Sağlıklı bir şekilde değerlendirilecek bilgi de, enformasyon da yok. İnsanlar tedirgin bir bekleyiş içinde" diye konuştu.

Sanayicilerin sabırla beklemesi gerektiğini belirten Parlamış, "Bu dönemde gemiyi terk etmemek, dümende olmak yakın zamanda sanayiciye büyük bir fayda sağlayacak. Sanayicimiz sabırlı olsun. Reel sektörün üzerindeki yükler kalktığında, kriz ortamı da sona erdiğinde bizi kimse tutamaz. Biraz sabır, moral gerekiyor" dedi. Finans sektöründen reel sektöre yansıyan bir güven krizi olduğunu anlatan Parlamış, sözlerini şöyle sürdürdü: "Güven krizini aşmayı başarabilirsek yaşanan süreci daha sağlıklı değerlendirebiliriz. Tünelin ucunda bir ışık görürsek moralimiz düzelecek. Ekonomi kurmaylarının çözüm arayışları var. Hükümet ekonomi konusunda iş dünyası ile temas içerisinde. Bulunan çözüm önerilerinin reel sektöre enjekte edilmesi gerekiyor. Bugün cebinde parası olan harcamak istemiyor. İnsanlarda bir bekleme hali var. Bunun sebebi de güven krizi." 2004 yılından beri yüksek faiz, düşük kur, sıkı para politikası ve istihdam üzerindeki yüklerin sanayicileri kıskaç altına aldığını belirten Parlamış, bundan dolayı sanayicilerin global krizden öte ulusal bir kriz beklediklerini hatırlattı.

Parlamış, "Aslında şu an Türkiye'de yaşananları biz zaten bekliyorduk. Bunun sebebi yüksek faiz düşük kur politikası. Reel sektörün rekabet şansı kalmadı. Bunlar için tedbirlerin hemen alınması gerekiyor. Şu an döviz kuru düştü ama talep daralması var. Mal satmakta zorlanıyoruz. Her şeye rağmen Türkiye'nin önü açık. Körfez krizinden sonra tekstil sektöründe büyük bir patlama yaşandı. Global anlamda taşlar yerine oturdu. Piyasadaki kriz ortamı kalktığı zaman talepler artacak" diye konuştu.

Sanayi üretimindeki azalmanın sürpriz olmadığını hatırlatan RUMELİSİAD Başkanı Vehbi Varlık, uzun zamandır Türkiye ekonomisinde bir tatil havası yaşandığını söyledi.

Kriz söylentisi ile piyasalarda bir tedirginlik havası oluştuğunu ifade eden Varlık, sanayide yaşanan azalmanın yüksek bir rakam olmadığını kaydetti ve mevcut koşulların düzelmesi durumunda yaşanan düşüşün toparlanabileceğini vurguladı.

Türkiye'nin önde gelen isimlerinin kriz propagandası yapmaması gerektiğinin altını çizen Varlık, "Krizin atlatılması konusunda sektör temsilcilerinin daha yapıcı olması gerekiyor. İşadamları olarak bizim önceliğimiz istihdam. Sırtımızda binlerce insanın sorumluluğu var. İşletmelerin bacasını tüttürmek gibi bir zorunluluğumuz var. Kapatmak, kaçmak, anahtar teslim etmek bize yakışmaz. Sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Krizin geleceğini zaten biliyorduk, bizim önceliğimiz krizi fırsata dönüştürmek" dedi.

Var olan ortamda hükümetin üzerine düşen görevin 'hızlı hareket etmek' olduğunu dile getiren Varlık, "Biraz yavaş hareket ediliyor. İş dünyası hükümeti bekliyor, çalışanlar patronlarını bekliyor. Hükümetin acil olarak önlem alması ve bunu bizimle hızlı bir şekilde paylaşması gerekiyor" diye konuştu.

Otomotivde gerileme

Otomotiv sanayinde Ekim ayında toplam üretim 2007'nin aynı ayına göre yüzde 20,5 gerileyerek 101 bin 8 adetten, 80 bin 301 adede düştü. OSD verilerine göre, Ekim'de otomobil üretimi yüzde 24,2 azalarak 45 bin 57 adede geriledi. Yılın 10 aylık döneminde ise otomobil üretimi yüzde 11.6, toplam üretim yüzde 19.4 oranında arttı. Bu dönemde 569 bin 386 adedi otomobil olmak üzere toplam 1 milyon 49 bin 546 adet araç üretildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*