Sanayiinin AB üyeliğine hazır düşüncesine katılmıyoruz

  • Giriş : 13.03.2006 / 00:00:00

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu; Türk sanayiinin AB üyeliğine hazır olduğu düşüncesine katılmıyoruz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk sanayiinin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazır olduğu düşüncesine katılmadıklarını belirterek, imalat sanayiinde faaliyet gösteren 235 bin işletmeden ancak bin civarındaki işletmenin üyelik sürecinin gereklerini karşılayabildiğini bildirdi.
Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının müzakere sürecine nasıl katkı sağlayacağının henüz belirlenmediğine işaret ederek, ''Müzakere süreci dikensiz gül bahçesi olmayacaktır. İş dünyası olarak dikenler batmaya başladığında yani rahatsızlıklar ortaya çıktığında hatırlanmak istemiyoruz'' dedi.

Rıfat Hisarcıklıoğlu, İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) 44. Olağan Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye-AB müzakerelerinin süresiyle ilgili 'önümüzde uzun bir süreç var' yaklaşımının doğru olmadığını söyledi. Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin, 2014-2020 bütçe döneminde öngörülmemesi halinde üyeliğin bir sonraki bütçe dönemi olan 2020'den sonraya kalacağının unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, fiili müzakerelerin önümüzdeki 5 yıl içinde tamamlanması gerektiğini vurguladı.

AB'ye katılım sürecinin, tamamen kamu idaresi odaklı bir bürokratik yapılanmaya dayandırıldığını savunan Rifat Hisarcıklıoğlu, zaman zaman yapılan tarama ve bilgilendirme toplantılarının diyalog ve istişareden daha çok tek taraflı bir monolog şeklinde geçtiğini ifade etti. Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının bu süreçten en fazla etkilenecek unsurlardan biri olduğuna işaret ederek, ''Türk sanayiinin AB üyeliğine hazır olduğu düşüncesine katılmamız mümkün değildir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde imalat sanayi alanında faaliyet gösteren işletme sayısı 235 bin civarındadır. Bizim tespitlerimize göre ancak 1000 civarındaki işletme üyelik sürecinin gereklerini karşılayabilmektedir. 'Gidenler gitsin' gibi bir yaklaşımla ne sanayimizi koruyabilir, ne giderek büyük bir probleme dönüşen döviz açığımızı kapatabilir ne de giderek ağırlaşan istihdam sorununa çözüm bulabiliriz'' diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, AB'ye üyelik sürecinden en fazla etkilenecek iş dünyasının, meslek örgütlerinin, ekonomik ve sosyal

aktörlerin sürece nasıl katkı sağlayacağının henüz belirlenmediğini ifade ederek, bu belirsizliğin devam etmesinin katılım sürecinin niteliği ile bağdaşmadığını düşündüklerini ifade etti. Hisarcıklıoğlu, süreçten olumsuz etkilenecek toplumsal kesimin büyüklüğü ile paralel olarak üyelik sürecine verilen toplumsal destekte belli bir azalma olmasının beklenmesi gerektiğini kaydetti.

Böyle bir gelişmenin, AB sürecine yönelik siyasi iradenin zayıflamasına ve zor kararların ertelenmesine yol açabileceğinin göz önünde tutulması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, müzakere sürecinin dikensiz gül bahçesi olmayacağını vurguladı. İş dünyası olarak dikenler batmaya başladığında yani rahatsızlıklar ortaya çıktığında hatırlanmak istemediklerine işaret eden Hisarcıklıoğlu, sanayinin AB'ye hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, "Başarının ön koşulu rakibimizle aynı kulvarda koşmaktır" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious