Sansüre karsı 'duygusal' tepki

  • Giriş : 21.02.2006 / 00:00:00

İnternete yönelik sansürcü uygulamalarıyla gündeme gelen Çin yönetimi, ABD'yi harekete geçirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her ne kadar, dünya ekonomisinin motorlarından biri konumunda olsa ve dünyada ağırlığını giderek artırsa da, Çin'in halkına yönelik baskıcı tutumunda hiçbir değişme yok. 1 milyar 300 milyonluk nüfusunun doğal bir getirisi olarak, internet kullanıcı sayısının artışı açısından dikkat çekici bir gelişme gösteren Çin, genellikle internete yönelik uyguladığı sansürlerle gündeme geliyor. 2005 yılı sonu rakamlarına göre, Çin'de internet kullanıcı sayısı 110 milyon. İnternet kullanıcı sayısındaki bu artış, genellikle baskıcı ülkelerde görülen bir tavır olduğu üzere, Çin'de de tedirginliğe yol açıyor. Bir yandan ülkede internet kafeleri dolduran gençlerin sayısındaki artış, bir yandan da bu kullanıcıların internet aktivitelerinin doğurduğu "özgür" atmosfer, yönetimi rahatsız ediyor.
Çin'de 'özgürlük' ve 'demokrasi'yi aramak yasak!
Microsoft'un Çin pazarına hitab eden MSN sürümünde, yönetimin istediği bazı kısıtlamalar yapılıyor. Bu servisle yapılan mesajlaşmalarda, 'özgürlük', 'demokrasi', 'insan hakları' ve 'gösteri yürüyüşü' gibi sözcükler bloke ediliyor. Kullanıcı mesajına Çin hükümeti tarafından 'tabu' sayılan sözcükleri yazdığında ekranda, 'Yasak sözcük, lütfen silin' ifadesi beliriyor. Google, ise Tayvan'ın bağımsızlığı veya 1989 Tienanmen Olayları gibi birçok başlığın aramasını Çin yönetiminin talebi üzerine engelliyor. Yaklaşık 30 bin memur, hergün web sitelerini, tartışma forumlarını ve e-mailleri kontrol ediyor. Ocak 2001'den beri, sakıncalı oldukları iddia edilen bilgileri internette yayımlayanlar veya e-posta yoluyla yayanlar, en ağır şekilde cezalandırılıyor. İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre, yaklaşık 50 kişi, 'sakıncalı bilgileri' internette yayımladıkları veya e-posta yoluyla yaydıkları için hapiste.Çin'in yanı sıra Belarus, Myanmar, Küba, İran, Libya ve Maldivler internette sansüre başvuruyor.

"AHLÂKSIZ TEKLİF"

Dünyanın en büyük ikinci internet pazarı konumunda bulunan Çin'de yer alabilmek, küresel bazda faaliyet gösteren şirketler için çok önemli. Bu ülkedeki internet ekonomisi pastasından pay alabilmek için şirketler, genelde yönetime taviz vermek zorunda kalıyor. Bu tavizler de, genellikle Çin yönetiminin sansür taleplerinin yerine getirilmesi ya da muhaliflerin internet aktiviteleriyle ilgili bilgileri yönetime aktarmak şeklinde ortaya çıkıyor. Tabi muhalifler de kısa sürede, Çin resmi makamları tarafından cezalandırılıyor. Çin yönetiminin bu "ahlâksız teklif"lerini yerine getiren de genellikle, dünyanın teknolojik gelişmişlik ve yeni ekonominin merkezi durumunda bulunan Amerika'nın büyük şirketleri oluyor.

KÂR İÇİN SANSÜRE 'EVET'

Bugüne kadar bu ülkede rahatça faaliyet gösterebilmek için Çin yönetimiyle işbirliği yapma yolunu seçen şirketler olarak; Yahoo!, Google ve Microsoft'un adını duyduk. Adı gündeme gelmemiş daha birçok şirketin, "ahlâksız teklifler"e "evet" dediğini tahmin etmek zor değil.

Geçtiğimiz hafta, okuyanları önce güldüren, sonra da düşündüren bir gelişme gerçekleşti. Amerikan Dışişleri Bakanlığı, özellikle Çin gibi bazı baskıcı ülkeleri internet özgürlüğü konusunda izlemek üzere bir çalışma grubu oluşturmuştu. Bu girişime gerekçe olarak, Çin pazarına girmek için başta Google olmak üzere ABD şirketlerinin sansüre boyun eğmesi gösteriliyordu.

KARŞI ÇIKIŞIN İKİ AMACI

Çin sansürüne karşı kurulan çalışma grubunun öncelikli amacı, bu tür kapalı toplumlardan bilgi akışının açık tutulması ve sansürden Amerikan şirketlerinin olumsuz etkilenmelerinin önlenmesi. Ayrıca Amerikan Kongresi'ne sunulan "Küresel Online Özgürlük için 2006 Eylemi" adlı yasa tasarısında ise Amerikan şirketlerinin, sansürcü ülkelerle işbirliğinin yasaklanması amaçlanıyor. Yasa teklifinde, sansürün hem ABD şirketlerinin çıkarlarına zarar vereceği hem de "ulusal güvenliğe" tehdit oluşturacağı savunuluyor. Tasarıda ayrıca, otoriter ülkelerde faaliyet gösteren Amerikan teknoloji şirketlerinin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne uygun davranmaları gerektiği de belirtiyor.

"BUNU BATI DA YAPIYOR"

ABD cephesinde bunlar olurken, Çinli yetkililer, internetteki yorumlar yüzünden hiç kimsenin tutuklanmadığını ve Çin halkının özgürce internete girebildiğini savunuyor. Ülkenin bilişimden sorumlu yetkilisi Liu Şengrong, sadece birkaç yabancı siteyi bloke ettiklerini, bunların da pornografi ve terörizm içerdiklerini savunuyor. Şengrong, Çin'i bu konuda eleştirmenin adaletsizlik olduğunu, çünkü Batılı ülkelerin de aynı şeyi yaptıklarını söylüyor. Ancak Çin'de internetteki aktiviteleri yüzünden muhaliflerin tutuklandığı alışılmış bir durum. Geçen sene Yahoo'nun, Çinli bir gazetecinin 10 yıla mahkum edilmesinde kanıt olarak kullanılan bilgileri Çin hükümetine verdiği iddia edilmiş ve çeşitli çevreler tarafından ağır bir şekilde eleştirilmişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious