Saran’dan Fenerbahçe'ye sert cevap

  • Giriş : 26.05.2006 / 00:00:00

Fenerbahçe’de seçimlere girebilmek için cezasının kaldırılmasını talep eden Sadettin Saran, kulüpten gelen açıklamaya sert tepki gösterdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ajans, gazete ve televizyonların haber merkezlerine geçilen faksta Saran, başkanlığa talip olduğunu kamuoyuna duyurmasının hemen ardından, Fenerbahçe yönetiminden kendisine çeşitli suçlamalar yöneltildiğini ifade ederek, ’’Fenerbahçemiz, kulüp yönetimi tarafından sürekli kavga ortamına çekilmektedir. Bundan rahatsızlık duyduğumu her fırsatta ifade ettim. Çünkü yaratılan kavgacı ortam Fenerbahçe’ye zarar vermektedir. Bu yıl şampiyonluğun kaybedilmesinde en büyük etkenlerden biri olan kavgacı üslubun, bu kritik seçim öncesinde de sürdürülmesi düşündürücüdür” dedi.

Fenerbahçe’de başkanlık yapmanın, yönetimde bulunmanın kendisi için bir hizmet yarışı olduğunu ifade eden Saran, basın bildirisini, Fenerbahçe Kulübünün resmi internet sitesinde dün şahsına yönelik yapılan ve gerçek dışı olarak nitelendirdiği açıklamalar nedeniyle yayınlamak zorunda kaldığını belirterek şu görüşlere yer verdi;

”Şahsıma 2 milyon dolarlık bir teminat çeki verildiği söylenmektedir. Bana verilen çek teminat çeki değildir. Teminat çeki olması için, arkasına yazılması veya durumun bir sözleşme ile imza altına alınması gerekir. Kaldı ki, söz konusu 2 milyon dolar benim banka hesabımdan Fenerbahçe Spor Kulübünün banka hesabına Temmuz 2001 tarihinde borç olarak transfer edilmiştir. Bununla ilgili dekontlar elimde mevcuttur. Açıklamada ’Saran’ın lehine olarak sözleşmeye ek yapılmıştır’ denilmektedir. Söz konusu ifade gerçek dışıdır. Kulüp yönetimi, sözleşmede eğer benim lehime yani Fenerbahçe’nin aleyhine düzenleme yaptıysa bu onların utancıdır. Zira yönetimin temel görevi Fenerbahçe’nin hak ve çıkarlarını korumaktır. Para kaybettiğim tek yayın hakkı anlaşması da, Fenerbahçe için ödediğim 10 milyon dolarlık anlaşmadır. Çünkü yayın hakları için tespit ettiğimiz ücret, ticari kriterlere değil, tamamen gönül kriterlerine dayanarak belirlenmştir. Fenerbahçeme helal olsun.

’Yönetime talip olan herkesin taahhütleri çerçevesinde yapılan bir işlemden başka bir şey değildir’ denilen 500 bin dolar açıklandığı gibi değil. 500 bin dolar, Mart 2006 tarihinde, hem de kulüpten haksız yere geçici olarak ihraç edildiğim halde hibe olarak verdiğim ilave bir paradır. Bu makbuz da diğerleri gibi elimde mevcuttur.

’Saran, kimsenin para vermediği Galatasaray yayın hakkına para verdi’ deniliyor. Bu doğru değil. Zira söz konusu yayın hakkı mücadelesine başka bir grup da girmiş fakat kaybetmiştir. Öte yandan aynı grubun, yine bize karşı girdiği mücadelede Beşiktaş’ın yayın haklarını kazanmış olması, bu alanda nasıl yoğun bir rekabet olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Benim kulüp yönetimine girmeden önce de yayın hakları işi yapıyor olduğum, başta Aziz Yıldırım olmak üzere, herkes tarafından bilinmektedir. Zira, Aziz Yıldırım tarafından yönetime ısrarla istenmemde, bu alandaki tecrübelerimin de ciddi payı vardır. Ağustos 2001’de Galatasaray’ın yayın haklarını aldıktan sonra Aziz Yıldırım tarafından Futbol şube sorumluluğuna getirildiğim gerçeği de ayrıca dikkate değer bir konudur. Nasıl olur da dün benim için artı olan bu durum, bugün başkan adayı olunca eksi olur¿ Takdir kamuoyunundur.’’

Diğer kulüplerin yayın haklarına sahip olmasının, yöneticilik ilkelerine uymadığının söylendiğini de hatırlatan Saran, bu konuyla ilgili olarak ise şu görüşleri ifade etti:

’’Eğer bu mantık doğruysa, potansiyel aday Mehmet Ali Aydınlar’ın, sahip olduğu hastanede diğer kulüp futbolcularını tedavi ederek para kazanması da yanlıştır. Yönetimin bu yaklaşımını kabul etmek mümkün değildir. Yönetimin, benim ya da bir başkasının Fenerbahçeliliğini sorgulamaya hakkı yoktur.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious