Savaşımız bitmedi

  • Giriş : 13.12.2006 / 00:00:00

Müzakerelerden umutsuz olmadığını kaydeden Ağar, 1. Dünya Savaşı'nın henüz bitmediğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Doğu ve Güneydoğu açılımıyla başlayan ve Benelüks Modeli önerisiyle süren çıkışları ile ilgili hiç bilinmeyenleri BUGÜN'e açıkladı. Bütün çıkışlarının ardında yatan "Osmanlı İmparatorluğu vizyonu"na ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan ve "Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'nın bitmediği" mesajını veren Ağar'ın açıklamalarından başlıklar şöyle:

AB'Yİ KAVRAYAMADILAR

Bütün mazileri "Hristiyan Birliği" diyerek AB'ye küfürle geçtiği için ne AB ile ilgili sağlıklı bir değerlendirme yapabildiler ne de Türkiye'nin AB macerasına ilişkin fikirleri vardır. Türkiye'de AB ile ilgili kabaca 2 bakıştan söz etmek mümkün. İyimserler ve kötümserler. İyimserler Türkiye'nin AB macerasının er geç girişle sonuçlanacağına inananlardır. Kötümserler ise ‘AB dağılır, yahut bizi almazlar, bize en fazla imtiyazlı ortaklık kalır' diye düşünenler. Bunları anlamadıkları, bu değerlendirmeleri yapamadıkları için ne Avrupa'nın ne de Türkiye'nin psikososyalini kavrayamadıkları için hükümet olduklarında yüzde 80'lere ulaşan AB desteği yüzde 40'lar 50'ler seviyesine düşmüştür. Türkiye'nin AB'ye giriş sürecine verdikleri zarar keşke yalnızca bundan ibaret olsaydı. Artık AB ile ilgili tartışmalar Kıbrıs eksenindedir ve Türkiye'ye verdikleri asıl büyük zarar budur.

SİYASİ İRADE NOKSAN

57. Hükümet döneminde, 1999'da Helsinki'de Avrupa fotoğrafına girebilmek için Türkiye vetosunu kaldırmıştı. Bu Türkiye açısından hataydı. Hükümet bu hatayı düzeltme yoluna gitmedi, aksine bu hatayı derinleştirdi. Biz AB perspektifini muhafaza ediyoruz. Türkiye'nin AB müzakereleri asla umutsuz bir safhada değildir. Noksan olan Türkiye'deki siyasi iradedir. İnşallah bu iradeyi gösterecek olan iktidar sandıktan çıkacaktır. 3 Kasım 2002 seçimleri hayat tarzlarındaki farklılıkların, etnik farklılıkların ve değerler üzerinden ayrışmaların etkilediği son seçim olarak hatırlanacaktır. Aksini iddia eden, yüreği yeten buyursun. Hodri meydan.

SEVR İLE TEHDİDE CEVAP

Milleti Sevr ile tehdit edenlere milletin cevabını veriyoruz. Mesele Misak- ı Milli meselesi değildir. Misak-ı Milli derslerine çalışan çocuklar ülkemizin saygı değer çocuklarıdır. Hemen hepsinden istifade etmeye çalışıyoruz. Fakat unutmamak gerekir ki Misak-ı Milli'nin Meclis-i Mebusan'da ve 1. Meclis'te kabulü Sevr'in dayatıldığı bir zamandadır. Sizin "Osmanlı'yı İhya Projesi" yazınızı okudum. Yapmak istediklerimize ilişkin medyada çıkmış, gerçeğe en yakın analizlerden biri olduğunu söylemeliyim. İmparatorluğu ihya yerine ‘Bizim 1. Dünya Savaşımızı bitirmek' diye nitelemeyi daha doğru bulurum. Mazide, 'biz' tarifine dahil olanlar için bir ortak yaşam alanı, bir ekonomik birlik peşindeyiz. Tabiatıyla model mazidekilerden farklı olacaktır ve model hazırdır. Benelüks Modeli. Belçika, Hollanda ve Lüksemburg'un oluşturduğu ekonomik, ticari ve kültürel birliktelik sağlamayı hedefleyen projenin adıdır. Önümüzdeki günlerde, AB perspektifimizle nasıl telif ettiğimiz de dahil olmak üzere en ince teferruatına kadar kamuoyuyla paylaşacağız."

HUSUMET ÜRETENLER...

Tekrar tekrar söylüyorum. Bu ülkenin hiçbir çocuğu dağlarda olmasın, bu ülkenin hiçbir evine, hiçbir ocağına ateş düşmesin. Bu ülkenin her ferdi, ülkenin her köşesine hiçbir endişe duymadan gidebilsin. Bu memleketin en büyük enerji kaynağı insanlarının muhabbetidir. Tesis etmek istediğimiz; fikrine, zikrine, mezhebine, meşrebine, menşeine bakmadan bütün vatandaşlarının birbirine muhabbet beslediği bir Türkiye'dir. DYP mutlaka ve ne pahasına olursa olsun bu Türkiye tahayyülünü gerçekleştirecektir. Husumet üretenlerin, husumetten beslenenlerin vadesi dolmuştur. Bugün meselelerin üzerine eğilirken, gördüğümüz en önemli husus Türkiye'nin kendi sıkıntılarını aşma konusundaki iradesine dışarıdan yapılacak müdahalelerin Türkiye'ye büyük bedeller ödeteceğidir. Ben iç meseleleriyle boğuşan bir Türkiye değil, daha büyük bir Türkiye vadediyorum.

DİNE VE LAİKLİĞE YÖNELİK TEHDİT YOK

"Müslümanlık bin seneden beri bu toprakların hali tabiisidir. Cumhuriyetle, Lozan'da kurtarabildiğimiz herkesi hür ve eşit vatandaşlar haline getirdik. Daha sonra toplumsal barışın garantisi olarak laikliği anayasamıza dahil ettik. Nihayet demokrasiyle de cumhuriyeti milletin kıldık. Bu süreç tamamlanmıştır. Ne İslam'ın ne cumhuriyetin ne demokrasinin ne de laikliğin çekineceği bir tehdit yoktur Türkiye'de. Bu değerler üzerinden siyasetin zemini de yoktur Türkiye'de."

BENİM KEFİLİM HAYAT HİKÂYEMDİR

Türkiye en geç mart başına kadar bir genel seçime gitmek zorundadır. Milletimiz, büyük, dev bir Türkiye'yi kucaklamanın heyecanı ve hevesi içindedir. Türkiye'yi yeniden bu coğrafyanın en güçlü ülkesi yapmak kararlılığı içindeyiz. Başkaları gibi lafın, sözün, hayali vaatlerin, olmamışların arkasına takılarak gelmiyoruz. Çocuk yaştan beri attığımız adımlar, geride bıraktığımız hayat hikayesi bizim kefilimizdir. Başkaları gibi hayal üzerinden nutuk atıp, millet iradesi üzerinde oyun oynamak bizim işimiz değildir."

YENİ İKTİDAR ŞART

DYP lideri Mehmet Ağar, parti genel merkezinde, Mersin Esnaf Odaları Birliği Başkanı Talat Dinçer ve beraberindekileri kabul etti. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağar, ''Kimse demokrasi dışı tutumlara falan heveslenmesin, demokrasi dışındaki tavırlara karşıyız'' dedi. ''2002'nin şartlarını temsil eden bir Meclis yapısının, Türkiye'nin 7 senesini yönetecek olan bir yüksek makamın seçimini yapmasının isabetli olup olmadığının, millet vicdanında ne karşılığı olduğunu, iktidar partisi iyi hesaplamalıdır'' diyen Ağar, AB ile ilgili bir soru üzerine, Türkiye'nin, AB sürecini daha iyi yönetecek bir iktidara ihtiyacı olduğunu söyledi. Ağar, ''AB yolunda, millet nezdinde güç almış yeni bir iktidarın oluşması'' gerektiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious