Savcı idamımı istedi şoke oldum

  • Giriş : 15.02.2007 / 00:00:00

Başbakan Erdoğan, yeni devlet başkanının yemin törenine katılmak için Türkmenistan'a giderken özel “ANA” uçağında gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


301: Sivil toplum örgütleriyle 301 konusunda istediğimiz anlaşmayı sağlayamadık. Meslek örgütleri, barolar vesaireler bir araya geldi ama uzlaşma sağlanmış bir metin öneremediler. Barolar "Hükümet hazırlıkları yapsın bize göndersin, bakalım" diye açıklama yaptı. Böyle bir yaklaşım tarzı olamaz. TOBB, İKV gibi örgütler değişik bir çalışma yapıp son dönemde teklif sundular... 301 kesinlikle kalkmamalı ama değişiklik yapılabilir diye düşünüyorum. Son MYK'da bu konuyu görüştük. Önümüzdeki hafta arkadaşlarımızla bir araya gelip son değerlendirmeleri yapacağız. Bir değişiklik metni oluşturacağız... Daha önce komisyonda 301'in çözümü konusunda bir yaklaşım vardı ancak Anayasa'daki 66'ncı maddeninin "vatandaşlık bağıyla bağlı olan Türktür" ibaresine yapılan atıf, o zaman CHP'ye takıldı. CHP, "Bu Atatürk'ün talebi bununla oynatmayız" dedi. Şimdi yine 301'de Türk kelimesi kalabilir ama gerekçede Türklük ifadesi için Anayasa'nın 66'ncı maddesine atıf yapılabilir. İyi niyet olmadıktan sonra bunu gerekçeye koymak faydalı da olmayabilir.

BEN KİMİ ÖLDÜRDÜM? "Soruşturma izninin bakana bağlı olması için tekrar 159'a dönülebilir mi?" sorusu üzerine Başbakan Erdoğan şunları söyledi: “Ben 159'dan hakim karşısına çıkmış bir insanım. Nuh Mete Yüksel iddianamesini hazırladı; talep idam. Ben ne yaptım, kimi öldürdüm? Şoke oldum. Böyle bir durumu yaşadım... İdamın kalkması, müebbet olması en azından bir mesafedir. Adalet Bakanının iznine bağlı olması bir bakıma olumsuz bir bakıma da olumludur. Bu yargının siyasallaşmasına yol açmaz mı? Evet o gün hangi iktidar varsa, istediğini gönderir. Burada adalet olur mu? Bırakalım yargı özgürlüğünü sürdürsün.

ŞÖHRET İÇİN DAVA AÇIYOR Ancak biz 301 konusunda iki farklı husus üzerinde duruyoruz. Birincisi her müraacat edenin hakkında, savcının dava açmasını ortadan kaldıracak bir çalışma yapıyoruz. Bir zat (Kerinçsiz) var, her şey de şöhret olmak için dava açıyor. İsabetli yollardan biri değil. Bunu önlemek için ne yapılabilir arkadaşlarla çalışıyoruz. İkincisi adı, imzası, adresi olmayan şikayetlerin kaale alınmaması gerekiyor. Dürüstse, samimiyse adını da adresini de koyar. Onu kaale alırım. Aksi halde koskoca yargı, neden bunları kaale alsın. Sonra da dosyalar birikiyor. Benimle ilgili de çok sayıda şikayet vardı.”

MEDYA: "Niçin medyaya bu kadar yükleniyorsunuz?" sorusuna Başbakan şöyle cevap verdi: “Ben bu konuda çok dertliyim. Ne onunla, ne de onsuz oluyor. Mesala ben "750 tesis açıyoruz" demediğim halde, bir gazete bunu yazınca nasıl üzülmeyeyim. Ben bu ülkenin başbakanıyım. Çatladıkapı belediye başkanı değil. Biz şimdi bunları söyleyince yarası olan gocunsun. Mesala "Konya'da 111 tesis açıyoruz" dedik. Bir gazete çıktı "yalan" dedi. "Bunların bir kısmı eski tesis" dediler. Eski tesis olmadığına dair, şirket sahipleri dava açtılar. Oda başkanı rahatsızlığını ifade etti... Ben TOKİ'nin birçok açılışına gittiğimde, başkan arkadaşıma söylemedik laf bırakmıyorum. Peyzajına kadar bitmeli, gittiğimde yollar asfaltlanmış her şey bitmiş olmalı, beni öyle çağırmalı...”

MEDYA YERİNE OTURUYOR "Sizden önceki hükümetler medya ile yakın ilişkiler kuruyordu ama siz farklı olarak kontrolünüzde bir medya grubu oluşturmadınız, pişman mısınız?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan şöyle konuştu: “Ben bunu yanlış buluyorum. Belediye başkanlığımdan beri bunu ifade ettim. Bize de sürekli olarak geliyorlar. Ben o tuzağa düşersem, yaptıklarımı yapamayacağız inancındayım. Biz geldiğimizde bazı medya gruplarının bankalarla ilişkileri kötü durumdaydı. Şimdi medya yerine oturuyor. Kendi ayakları üzerinde durabilen bir şekilde yürümelidir. Kendim dürüst olduğum sürece neden korkayım? Medya dürüstlere sahip çıkıyorsa çıkar, çıkmıyorsa çıkmaz. Ama yapmadığımız şeyler manşetlerden ‘yapıldı’ diye yazılınca rahatsız oluyoruz. Çünkü ben gazete okurum.”

PKK VE KUZEY IRAK: "Koordinatörlüğün olumlu etkileri oldu mu?" sorusunu Başbakan şöyle cevapladı: “PKK konusunda olumlu gelişmeler var. Bundan sonra da olacak diye bakıyoruz. Kuzey Irak'ta gerekirse adım atarız. Yeterki bir gelişme olsun. Eğer atacağımız adım, bizler ve onlar için sulh getirecekse neden adım atmayalım.”

KOSOVA: Sırplar ülke bütünlüğünün bozulmasına karşı çıkıyor. Ama yüzde 5- 6 civarında Sırp var bu bölgede. Yüzde 90'ın üzerindeki Kosovalı ve Kosova halkı bağımsızlık istiyor. Kosova'nın bağımsızlığı olmazsa olmazdır.”

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ: Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın "Cumhurbaşkanı Meclis içinden çıkacak" sözleri hatırlatılarak yöneltilen bir soru üzerine de Erdoğan şunları söyledi:

ÇOK SÖZ SÖYLERDİM AMA... “Nisan'dan önce konuşmayacağım. Düşüncem belli. Gündemimde bu konu yok. Şubat'ı Mart'ı bir bitirelim.” "Savaş kararı alabilecek bu meclisin, cumhurbaşkanı seçmesine karşı çıkılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Başbakan sert cevap veriyor: “Saygısızlık, Anayasa'nın amir hükmüdür bu. Bunun için söylenecek çok söz var ama bir başbakan olarak edebe adaba yakışmıyor. Kısaca bu huhuka, demokrasiye ve Anayasa'ya saygısızlıktır, hasımsızlıktır.”

DOĞALGAZ: Doğalgaz kaynaklarını çeşitlendirmek şart. 43 ilde doğalgaz kullanıyoruz. Sürekli talep artıyor. Bunu bütün illere yayarsak, ihtiyacımız o ölçüde artacak. Bu sebeple Türkmen doğalgazını istiyoruz. Türkmenistan doğalgazının Hazar geçişi halledilirse... Ama Türkmenistan ile Azerbaycan'ın arası iyi değil. Aralarını buluruz diye düşünüyorum.

EMNİYET: Şu anda Emniyet Müdürleri Kararnamesi gündemimizde değil. Valiler Kararnamesi için de önce Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapacağız. Ardından son şeklini verip Köşk’e göndereceğiz. İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah ile ilgili bir çalışmamız yok. Müfettiş raporlarını bekliyoruz. ..

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious