Say, bundan 9 ay önce tam tersi görüşleri savunuyormuş

Say, bundan 9 ay önce tam tersi görüşleri savunuyormuş.9901
  • Giriş : 17.12.2007 / 02:39:00
  • Güncelleme : 17.12.2007 / 00:19:54

Ünlü Piyanist Fazıl Say, 'makul insanlar'ı dokuz ayda 'karanlık' yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ünlü piyanist Fazıl Say, geçtiğimiz günlerde Alman Süddeutsche Zeitung gazetesinden keman sanatçısı Renaud Capuçon'a verdiği röportajın ardından, iktidar aleyhindeki sözlerini sertleştirdi.

"Türkiye'nin ortaçağ karanlığına kaymasına karşıyım. Çünkü ben, çağdaş uygarlık düzeyini amaçlayan bir kültürün insanıyım... En çok da gelecek kuşaklar için kaygılanıyoruz. Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz.'' görüşüyle AK Parti'yi hedef alan Say'ın bundan 9 ay önce, tam tersi görüşleri savunduğu anlaşıldı.

Bugünlerde, 4 yıl öncesini konu ederek, 'Metin Altıok Ağıtı' adını verdiği oratoryosunu iktidarın kültür bakanının engellediğini iddia eden piyanist, 23 Mart 2007 tarihli Sabah gazetesinde Balçiçek Pamir'e verdiği röportajda, ortaçağ karanlığının mimarı saydığı Başbakan'ı şöyle anlatıyor: "Başbakan'ı da, eşini de tanıyorum. Gayet makul insanlar. Emine Erdoğan, parlayan gözlere sahip. Sevgi saçan bir insan."

Fazıl Say'ın şikâyet ettiği konu 4 yıl öncesine aitken, Başbakan'ı ve eşini övdüğü röportajın sadece 9 ay öncesine dayanması ciddi bir tutarsızlık noktası oluşturuyor. Zeitung'a verdiği röportajda, "Bizim Türkiye rüyalarımız biraz öldü. Tüm bakan eşleri türban takıyor. İslamcılar zaten kazandı, biz yüzde 30, onlar ise yüzde 70. Başka yere taşınmayı düşünüyorum." cümlelerini kuran Fazıl Say'ın, 10 Mart 2002'de Zaman'da Nuriye Akman'la yaptığı söyleşi, 'vatan' kavramına da ışık tutuyor. Akman'ın, "Amerika'da yaşıyorsun. Vatan özlemi çekiyor musun? Yoksa vatan, piyanonun olduğu, müziğini rahatça yapabildiğin yer mi?" sorusuna, dünyaca ünlü piyanistin verdiği cevap şöyle: "Türkiye benim vatanım, özlüyorum, burada mutlu oluyorum. Ama piyanonun benim içsel hayatımdaki vatanım olduğu da bir başka gerçek. Türkiye'de olmak, piyanosuz olmaktan daha iyi değil."

Annesi Gürgün Say'ın yazdığı 'Müziğin Doruğuna Fazıl Say Yolculuğu' adlı kitapta, kendisi hakkında, "Bir tek kişiyle güzel ilişki kuramaz... Çekingen, içine kapanık, karamsar, müzik dışında hiçbir sorunu çözmek için uğraşmaz, annesine acımasız" gibi yorumlarda bulunduğu Say'ın geçtiğimiz yıllarda ABD'nin Afganistan işgaliyle ilgili sözleri büyük tepki toplamıştı. ABD'nin işgalini "Amerika yanlışlıkla 3-5 tane kız çocuğunu öldürdü belki. Ama milyonlarca kız çocuğunu diriltti." şeklinde savunmuştu.

Bu insanlar demokrasi ortamında işbaşına geldi

Burçin Büke (Piyanist): Eleştirdiği insanlar, bir demokrasi ortamında seçimleri kazandılar. Bazı şeyleri kabullenmek gerekiyor. Fazıl Say, talihsiz bir açıklama yapmıştır. Bunu reklam için yapıyorsa kaybetmiştir. Türkiye'den daha önemli bir şey yokken, kaçmak ne demek? Güneydoğu'daki terör yüzünden yıllardır insanların ocağı sönerken, 'Bu ülkeyi bırakıp gidiyorum.' diyemezsiniz. Ve hepsinden öte, siyasetle müziği birbirine karıştırmamalısınız.

Oculuk buculuk yapmak sanatçıya yakışmaz

Tuluyhan Uğurlu (Piyanist): Bu açıklamaların ardında, kendini pazarlama isteği olabilir. Bu misyonu geçmişte Orhan Pamuk yüklenmişti. Alınan bir karar gereği, dolduruşa getirilmiş de olabilir. 29 Ekim'de binlerce insana Cumhuriyet konseri vermek mi güzeldir, yoksa resepsiyona katılmak mı? Gerçek sanatçı bunları kafasına takmaz. Türkiye çok farklı düşüncelerin olduğu bir yer. Oculuk buculuk sanatçıya yakışmaz. Sanat, siyaset üstü bir şeydir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious