Saylan severlerini kızdıracak yazı

Saylan severlerini kızdıracak yazı.9357
  • Giriş : 16.04.2009 / 04:35:00
  • Güncelleme : 15.04.2009 / 23:58:07

Bir kısım medyanın etrafında etten duvar ördüğü Saylan ne kadar masum?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkan Saylan ve Kiliseler Birliği…

Farklı zamanlarda geçen birbiriyle bağlantılı olaylar.

Yıl:2001

Yer: Diyarbakır

Yaşını başını almış bir grup ÇYDD'li Diyarbakır'da tur atıyor. Ve fakir bir ailenin evine misafir oluyorlar. Kısa bir süre sonra evin küçük kızını İstanbul'a gitmesi için ikna ediyor ve kızı İstanbul'a götürüyorlar.

Yıl:2003-2004-2005…

Yer: Bingöl, Van, Batman

Diyarbakır'da ki olayın benzerleri şahitler huzurunda tekrarlanıyor.

Yıl: 2006

Yer: İstanbul-Bakırköy ÇYDD Şubesi

Yaklaşık 30 kişinin bulunduğu –aralarında 15'e yakın kız öğrencinin de-katıldığı bir toplantı düzenleniyor.

Kürsüde, Ergenekon davasında ismi geçenlerde biri şunları anlatıyor;

''Arkadaşlar şuana kadar doğu ve güneydoğudan getirdiğimiz kız öğrenci sayısı 1000'i buldu. Bu kızları istediğimiz gibi yetiştirecek, kendi ruhi düşüncelerimizi akıtacak ve onları istediğimiz yere yönlendirebileceğiz''diyerek konuşmasını sürdürüyor. Konuşmanın ardından ikram safhasına geçiliyor.

İkram safhasında ÇYDD' nin kodaman kız öğrencileri derneğin yeni kazandığı erkek öğrencilerle özel olarak ilgilendiklerini anlamamak için kör olmamız iktiza etmesi gerektiğini anlıyoruz. Tabii bu toplantılar bir yıl boyunca devam ediyor.

Sene başı üniversite öğrenci kayıt döneminde bu kızların içerisinde ve yine onların arkadaşlarından bazılarını İstanbul Üniversitesi Avcılar kampüsünde görüyoruz. Ellerinde Türkan Saylan yurtlarının broşürleri ve kızlı erkekli evlerin ballandıra ballandıra anlatılması artık sıradanlaşan bir olay haline gelmeye başlamış olması…

Bu kızların çoğunun güneydoğudan gelen kızlar olduğunu da görünce işin içinde farklı gayelerin olduğunu anlamakla kalmıyor araştırmaya devam ediyoruz.

Yıl: 2007

Yer: Özel bir üniversite kampüsü…

Saat: 20.00

Üniversitenin daha önceden öğrenciye açılmadığı bir katta, ÇYDD üyelerinin de aralarında bulunduğu bazı kişiler arasında bir toplantı düzenleniyor. Ve hiç ummadığız bir isminde o toplantıda olduğunu görünce, üniversitelerdeki arkadaşlara araştırma yapmaları için haber salıyoruz.

Gelen sonuca da bakıyor ve görüyoruz ki; Üniversite sosyal, eğlence gruplarının çoğusunun başında ÇYYD üyesi öğrencilerinin olduğu ortaya çıkıyor. Bunlara en büyük desteği veren isimlerinde ÇYDD seminerlerine katılan öğretim üyelerinden geldiğini de bir şekilde anlıyoruz.

*

Ergenekon operasyonu başlamadan önce Telaviv-ABD-Ankara üçgenini gezen bir kadın vardı.

Ergenekon ile ilgilenenler muhakkak bu durumdan da haberleri vardır.

Bu kadın hafta da bir Diyarbakır turu yapmakla kalmıyor, bu üç başkente de sürekli uğruyordu. İsmi sonradan Ergenekon operasyonuna karıştı ama iddianamede yer almadı ve fazla gündeme de gelmedi, getirilmedi.

Örgütün Şener Eruygur'un da aralarından bulunduğu üst yöneticilerinden biri olmayan bu kadının bir üst yönetimde olduğunu yazarsak yanlış bir öngörü de bulunmuş sayılmayız.

*

Türkan Saylanın kardelenlerinin Ergenekon ile bir bağlantısı olmayacağı yönünde konuşanlara hak vermiyor, değiliz.

Çünkü karşılarında eğitim için çalışan bir gruptan söz ediliyor.

Ancak söz edilmesi gereken bir grup daha var.

Kızlarını buraya verip ve sonradan çok değiştiğini, artık bizlerin sözünü dinlemediğini kızlarının İslam dini ile alakalarının kesildiğini ve acılarını ifade eden bir Ebeveyn grubu da var.

Bu yurt ve evlerde kalan sonradan ayrılan birkaç kızla oturup konuşmanızı tavsiye ederim.

Diyorlar ki; Eğitim gönüllüsü Türkan Saylan ismi neden Ergenekon'a karıştırıldı?

PKK'lı öğrencilerine yardım yataklıktan tutuklandığı sadece elde olan bir suçlamadır.

Diğer suçlamaların ne olduğunu üçüncü iddianame açıklandığında herkes gayet net bir şekilde görecek.

PKK'lı öğrenciler demişken; ÇYDD derneğine burs için giden öğrencilere ilk tavsiye şudur; Konuşurken şivenin iyice bozuk olmasına dikkat et, güneydoğulu olduğunu anladılar mı, burs garanti.

Öncelikle şunu da bilmek gerekiyor.

Türkan Saylan bir eğitimden ziyade bir dava kadınıdır.

Hastalıklı halinde her ay güneydoğuya gidip gelen, hatta ve hatta günlük vurulması gereken bir iğnesinin ve kullanması gereken bir ilacının olmasına rağmen gitmekten vazgeçmeyen bir kadın ve tutuklanan arkadaşlarına ''ülkesine hizmet eden arkadaşlardı'' demesi, belli bir gaye güttüğünün de göstergesidir.

Ve bu hanımefendi sadece ÇYDD ile ön plana çıkmıştır.

''Baba beni okula gönder'' kampanyasıyla tanınan Türkan Saylan'ın önceki hayatına neden birileri bakmıyor, o da ayrı bir tartışma konusu.

*

İddianamede Neriman Aydın'a ''bir kız öğrencinin Karargah evlerinden tutuklanan Teğmen'ler den birine aşık olduğunu'' söylemesi üzerine Aydın; Bu işte aşk, maşk olmaz, unut o işleri demesi ve kendi gruplarına Harp okulundan adam toplamak kadın figürünü de kullanması çok önemli bir ayrıntıdır.

Neriman Aydın'ın eski bir ÇYDD çalışanı olduğunu düşündüğünüzde ve Neriman Aydın'ın tutuklanmasından sonra Türkan Saylan'ın çevresine yakında bize de gelirler demeye başlaması da ayrı bir ilginçlik taşıyor.

Burada çok önemli bir husus daha var ki; Dünya Kiliseler birliğinden cüzi'de olsa yardım aldıkları.

Sen bir Türksün ve Müslüman-Türk öğrencilere hizmet ediyorsun.

Sana yardım edenler ise Dünya kiliseler birliği ve Ergenekon'da adı geçen Mehmet Emin Karamehmet…

Dünya kiliseler birliğinin yardım ettiği kurumların başındaa Afrika ve Asya'daki misyoner faaliyeti yapan okullardır. Bu okullara da çok ciddi bir destek sağlanmaktadır.

D-tipi medya diyorlar ki Tijen Mergen'in Ergenekon ile ne alakası var.

Aslında çok alakası var.

ÇYDD toplantılarının birinde konuşan yönetici ''Bu kızları iyi yetiştirecek devletin önemli birimlerine gelmesi için çalışacağız. İyi yerlere gelemeyenlerinde devletin önemli görevlerini yapacak, geleceği olan erkeklerin yanına monte etmeye çalışacak ve onlarla evlenmesi için uğraşacağız.''

Çok gariptir Dünya Kilisler Birliğinin burs verdiği misyoner faaliyetlerinde de çoğu kadının bu iş için kullanıldığını görüyorsunuz.

Küçük bir örnek;

''Dünyanın en çirkin insanları olarak kabul edilen Aborjinlerin Hıristiyanlığı seçmelerindeki büyük artış.''

Peki neden?

Çünkü misyoner faaliyeti için giden kadınların onlarla evlenmesi.

Aborjinlere soruyorlar ''Neden Hıristiyan oluyorsun?''

Cevap; Bizim gibi çirkin bir adamla evlenmeyi tercih eden bu güzel kadına bu ahlakı veren bir dini neden seçmeyeyim.

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Preason Break'da Türk diplomatın karısının derin devlet yöneticisi olmasının basit bir mantığı yoktur.

Yakında hepimizin duyacağı ''Ergenekon'da şahinler ve güvercinler''diye iki kanadın olması ve bu iki kanatta kadınların ağırlığının olması da çok önemlidir.

Bürokrat eşlerinin hepsinin örgüt üyesi olduğunu söylemek tamamen saçmalamaktan ibaret olacaktır. Biz böyle bir şey söylemiyoruz. Sadece şunu diyoruz; böyle bir çalışmanın içerisinde olduklarını bilmekte fayda olduğu düşüncesindeyiz.

Anayasa Mahkemesi başkan vekilinin eşinin-Ferda Paksüt'ün- Ergenekon örgüt üyesi olduğu iddiasıda basite indirgenebilecek bir hadise değildir.

Bu açıdan bakıldığında ''Türkiye'de ölen bir devlet yetkilisin ailesine de bakmakta fayda olduğu düşüncesindeyim.''

Türkan Saylan hadisesini, çağdaş yaşam romantizmine dökmenin bir mantığı yoktur.

TSK ve MİT raporunda ki Türkan Saylan hakkında yazılanlar da bu doğrultuda bize zaten ışık tutuyor;

''Kiliselerin insan ihtiyacını karşılamak,

Ekümenik bilinci geliştirmek,

Diğer ekümenik organizasyonlar ile bağlantı sağlamak,

Yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde ekümenik hareketleri desteklemek...''

Soruşturmanın değerlendirilmesi yukarıdaki kriterler ele alınarak da yapılmalıdır.

Tüm bunlardan sonra size desem ki; Emekli bir Orgeneralin eşi de bu güvercinlerin içerisinde yer almış olabilir mi?

Buyurun araştırması ve cevabı bulması da sizden.


***

12.Dalga Ne Zaman Olacaktı?

Pazartesi 12.Dalga oldu, Salı PKK yöneticilerine baskın.

Muhalefet diyor ki, bu neyin nesi.

Ya bu muhalefet bizimle kafa buluyor ya da hakikaten iyi rol kesiyorlar.

Birçok gazeteci, muhabir, yazar 12. dalganın seçimden önce olabileceğini bildiği halde, sırf ortalık karışmasın diye seçim sonrasına bırakıldığını biliyor da, muhalefet yetkilileri bilmiyor mu?

Muhalefetin suçluların yanında yer alan tavrı emin olun ki; Gelecek nesiller için utanç kaynağı olacaktır.

*

Türkan Saylan'ın PKK'lı öğrencilere yardım ettiği ve 12.dalgadan sonra Türkiye'de ki PKK'ya yapılan operasyonlarda durumu önemli bir boyuta getirmiştir.

Bu açıdan PKK'nın bitirilme meselesinin görünmeyenlerini de yakın bir tarihte yazmaya çalışacağım.

Araştırmalar devam ediyor.

RAİF ATİLLA POLAT-HABER X

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*