SBS'yi eleştiren YÖK'e Bakan Çelik'ten zehir gibi cevap!

SBS'yi eleştiren YÖK'e Bakan Çelik'ten zehir gibi cevap!.7589
  • Giriş : 27.11.2007 / 19:50:00

YÖK, bu yıldan itibaren uygulamaya sokulacak Seviye Belirleme Sınavları'nı eleştirdi. Çelik'ten cevap geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sınavların test şeklinde yapılacağını anımsatan Eşme, "Öğrenciler acaba deneye, gözleme, araştırmaya dayalı çalışmayı mı, yoksa kendilerini sınava hazırlayan test kitaplarını mı tercih edecekler?" diye sordu. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ise, Eşme'nin eleştirisine, "1 milyondan fazla insanın katılacağı merkezi bir sınav yaptığınız zaman yazılı sınav yapamazsınız." diyerek cevap verdi.

TEDP Kapanış ve Değerlendirme Konferansı Bilkent Otel'de yapıldı. Programda konuşan YÖK Başkan Vekili İsa Eşme, 84 yıllık Cumhuriyet döneminde eğitimde büyük adımlar atıldığını söyledi. Bugünkü eğitim göstergelerinin Türkiye'nin doğusundaki, kuzeyindeki, güneyindeki ülkelere göre oldukça iyi olduğunu kaydeden Eşme, "Ancak biz kendimizi Batı ile karşılaştırmak istiyoruz." dedi.

Türkiye'nin eğitimde nitelik bakımından, PISA -2003 sonuçlarına göre 41 ülke arasında 4 ayrı alanda 33-36. sıralarda yer aldığını anımsatan Eşme, "OECD-2007 eğitim raporuna göre; yükseköğretimden yararlananların oranı, bizde yüzde 12, OECD ortalaması yüzde 32. Yükseköğretimden mezun olanların oranı bizde yüzde 11.2, OECD ortalaması yüzde 36.4." diye konuştu.

Dünya Bankası Raporuna göre, son 4 yılda yapılan atağa rağmen Türkiye'nin okul öncesi eğitimde Fas, Ürdün, Endonezya gibi ülkelerin bile gerisinde kaldığını kaydeden Eşme, "Türkiye'de Ortaöğretim sonuçları AB'ye yaklaşmıyor. Ortaöğretimi bitirenlerin oranı bizde yüzde 40, AB ülkelerinde yüzde 78. Ortaöğretimi bitirmede, bölgelere ve cinsiyete göre büyük fark var." şeklinde konuştu.

Eşme, yine Dünya Bankası Raporu'nda, "Türkiye'nin bir avuç öğrenciyi iyi eğittiği, ancak öğrencilerin çoğunu başarısız kıldığı" ifadelerinin yer aldığını aktardı.

Söz konusu rakamları, negatif bir enerji yaymak için değil, projenin önemini ifade etmek için paylaştığını aktaran Eşme, "Eylül 2002 de başlayan, Temel Eğitime Destek Programı'nın ana hedeflerinden biri, Türkiye'de yoksulluktan en fazla etkilenenleri eğitime kazandırmaktır. Yani eğitimde fırsat eşitliğine katkıda bulunmaktır." dedi.

MEB'in TEDP kapsamında, ilköğretim programlarında köklü bir değişikliğe gittiğini belirten Eşme, programların oluşturulmasına üniversitelerin de büyük destek verdiğini söyledi. Eşme, geçen yıl öğretmen yetiştirme programlarının değiştirildiğini anımsattı.

Eşme konuşmasında, program ile ilgili kaygılarını da dile getirdi. Öğretmenlerin programa inanmış, özümseyebilmiş kişiler olması gerektiğini vurgulayan Eşme, "Bu anlamda öğretmenlere yeterli hizmet için eğitim verilebilmiş midir? Bunu bilmiyorum." dedi. Eşme, bu noktada eğitim fakültelerinin gereken desteği vermeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.

Diğer kaygısını, bu yıl uygulamaya girecek olan SBS'ler olarak açıklayan Eşme, sınavların 6. sınıftan itibaren her yıl sonunda, çoktan seçmeli test şeklinde uygulanacağını hatırlattı. Eşme, "Öğrenciler, acaba, programın felsefesine uygun, deneye, gözleme, inceleme ve araştırmaya dayalı çalışmayı mı, yoksa kendilerini sınava hazırlayan test kitaplarını mı tercih edecekler? Bu noktada kaygılar bulunmaktadır. Umarım, Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki günlerde bunu görür ve gereken tedbiri alır." dedi.

ÇELİK: "OLUMSUZ TARAFI OLMAYAN SİSTEM İCAT EDİLMEMİŞTİR. BİLEN VARSA BERİ GELSİN"

Konferansın açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Eşme'nin SBS'lere yönelik eleştirilerine de yanıt verdi. Yaklaşık 1.5- 2 milyon öğrencinin girdiği üniversite sınavlarında ÖSYM'nin de yazılı sınav yapmamasını bir örnek olarak gösteren Çelik, "Türkiye'de 1 milyondan fazla kişinin katılacağı merkezi sınav yaptığınızda; hakkaniyete uygun olsun, adil olsun, kayırma olmasın, işin içine mahalli özellikler girmesin derseniz, yazılı sınav yapamazsınız." diye konuştu.

Çelik, bu yönde gelen eleştirilerin de bazı uygulamalar ile telafi edildiğini aktardı. Çelik şöyle devam etti: "Bunu neyle telafi edersiniz. Biz seviye belirleme sınavı ile birlikte yüzde 25 ilköğretim başarı puanı getirdik. Yüzde 25 demek, öğrenci ne kadar derslerde başarılı olursa yüzde 25 oranında bu konuda avantajlı olacak demek. Yüzde 5'lik davranış notu yine okuldaki performansı ile ilgilidir. SBS'leri, mevcut müfredatımıza göre yapacağız. Dolayısıyla bunları birleştirdiğinizde... Aslında her sistemin artıları, eksileri var. SBS'lerin de güçlü zayıf tarafları var. Ama bugüne kadar hiçbir olumsuz tarafı olmayan bir sistem icat edilmemiştir. Bilen varsa beri gelsin."

Çelik, kurumsal işbirliğine ise her zaman hazır olduklarını, olmaya da devam edeceklerini aktardı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious