Seçim gerginliği ekonomi için 'risk'

  • Giriş : 01.01.2007 / 00:00:00

Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü Koordinatörü Ali İhsan Gelberi, 2007 yılı içinde Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin olmasının, ekonomi için bir risk olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"FAİZ ORANLARINI YÜKSEK SEVİYESİNİ KORUYACAK"

2006 yılı sonu itibariyle enflasyonun tek haneli rakamda olacağını ve bütçe açığının kapanacağını öngördüklerini belirten Gelberi, 2007 yılında ortalama yüzde 5 büyüme beklediklerini ifade etti. Enflasyon hedefinin yüzde 4 gibi oldukça iddialı bir hedef olması ve piyasa beklentilerinin bu oranın çok üzerinde seyretmesi nedeniyle, 2007 yılının önemli bir kısmında faiz oranlarının yüksek seviyesini koruyacağını dile getiren Gelberi, 2006 yılını 32 milyar dolarla kapatması beklenen cari açığın 2007 yılında da artamaya devam edeceğini kaydetti. Yüksek cari açığın tek başına bir krize yol açmasa da, ekonomide kırılganlık yarattığını ve ekonomiyi sermaye hareketlerine karşı duyarlı hale getirdiğini belirten Gelberi, "Dış veya iç piyasalardan kaynaklanacak bir dalgalanma halinde cari açık hızlandırıcı etki yapacaktır" dedi.

"SEÇİM GERGİNLİĞİ EKONOMİ İÇİN BİR RİSK"

Gelberi, AB ile gerilen ilişkiler sonrasında, 2007 yılında IMF ile ilişkilerin daha önemli hale geleceğine dikkat çekerek, "2007'nin seçim yılı olmasına rağmen, yüksek cari açık ve sıkı maliye politikalarının önemi, seçim ekonomisi uygulanmasını engelleyecektir. 2007 yılı içinde Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin olması, iç politikada yaşanması muhtemel gerginlikler ve yapısal reformlardaki yavaşlamaların iç ve dış yatırımcıları tedirgin etmesi ekonomi için bir risktir" diye konuştu.

"TÜRKİYE YABANCI SERMAYEDE BELLİ BİR EŞİĞİ AŞTI"

Son yıllarda hızla artan doğrudan yabancı sermaye girişinin 2007 yılında da devam edeceğini söyleyen Gelberi, "Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye girişinde belli bir eşiği aştığını düşünüyoruz. Bundan sonra, belli dönemlerde azalma olsa da, doğrudan sermaye yatırımları Türkiye'ye gelmeye devam edecektir" dedi. Gelberi, mevcut şirketlerle olan ortaklıklar ve satın almalar azaldıktan sonra, yeni yatırımlara ve mevcut yabancı sermayeli şirketlerin büyüme stratejilerine yöneleceklerini vurguladı.

"HALKBANK'IN SATIŞI SEKTÖRDEKİ KONSOLİDASYONU HIZLANDIRIR"

Gelberi, Halkbank'ın özelleştirme sürecine de değinerek, "2007 yılı bankacılık sektörü, özellikle Halkbank'ın özelleştirilmesinden sonra konsolidasyon süreci hızlanacaktır. Ekonomik büyüme hızındaki yavaşlama bankacılık sektörünün büyüme sürecini yavaşlatsa da bankaların karlılıklarının olumsuz etkileneceğini düşünmüyoruz" diye konuştu.

"KİMSE MERKEZ BANKASI BAŞKANI'NI GÖREVDEN ALMAYI GÖZE ALAMAZ"

Merkez Bankası'nın bağımsızlığının kanunla teminat altına alındığını ve bu kanunu değiştirmeyi hiç bir hükümetin göze alamayacağını dile getiren Gelberi, "Başkan beş yıllığına atanır ve beş yıl boyunca kendisi istifa etmez ise kimse görevden alamaz. Merkez Bankası ayrıca Türkiye'nin en kurumsal yapılarından biridir. Başkanlığa atanan kişi kim olursa olsun Merkez Bankası Kanununun kendisine tanıdığı yetkileri kullanmak durumundadır" dedi. Hükümetlerle, Merkez Bankalarının zaman zaman görüş ayrılığına düşmelerinin normal olduğunu vurgulayan Gelberi, "Merkez Bankası bağımsızlığı konusunda tartışmalar yaşansa da bunların geçici olduğuna ve artık Merkez Bankası bağımsızlığından geri adım atmanın mümkün olmadığına inanıyoruz" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious