SEÇİM SOHBETLERİ – MHP

SEÇİM SOHBETLERİ – MHP.54443
  • Giriş : 08.03.2009 / 22:38:00
  • Güncelleme : 08.03.2009 / 23:22:35

MHP'nin İstanbul adayı Ahmet Turgut seçim sürecini Haber Aktüel'e anlattı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Seçim günü geliyor. 29 Marttaki seçim öncesinde dosyalar havalarda uçuşuyor. Bazı adaylar çantalarında dosya, bazıları ise proje gezdiriyor. 29 Martta İstanbullunun seçimini doğru yapabilmesi için BBP ile başlatıp Saadet ile sürdürdüğümüz röportaj dizimiz MHP ile devam ediyor.

 

MHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Ahmet Turgut, Beşiktaş'taki ofisinde bir yandan çayımızı içerken bir yandan da sorularımızı cevapladı.

 

Ahmet Turgut'un İstanbul'un ulaşım problemini çözmek için projeleri var. Kentin vizyonunu değiştireceğini iddia ettiği ekibine ve partisine güveni sonsuz. AK Partiyi ise İstanbul konusunda samimiyetsizlikle suçluyor. Bizim aracılığımızla hükümete; “Üç kamu bankası Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Ataşehir'deki arsalar için ne kadar para ödemiştir?” diye soruyor.

 

***

Röportaj: Muaz Kalaycı, Genel Yayın Yönetmeni

Redakte: Emine Yaman

 

***

 

“CHP, İSTANBUL'A ÖZEL PROJE AÇIKLAMIYOR”

 

— 29 Martta İstanbullular sizi Belediye Başkanı seçecek mi? Şansınız yüzde kaç?

 

Şansımızı yüksek görüyorum. Sonuçta MHP şuanda Türkiye'nin 3 büyük partilerden birisi. AK Parti geçmiş versiyonlarıyla birlikte on beş yıldır iktidarda. Yaptıkları ya da yapamadıkları milletimizin gözünün önünde. İstanbullu hemşerilerimiz onu değerlendireceklerdir. CHP'nin de İstanbul'a verebileceği bir şey olduğuna inanmıyorum. Zaten İstanbul'a özel proje de açıklamıyorlar. Türkiye'nin genel politikaları üzerinden ve yeni keşfettikleri, milletin değerlerine yaptıkları açılımlar üzerinden gitmeye çalışıyorlar. İstanbullu hemşerilerime şunu söylemeye çalışıyorum: CHP özellikle son beş yılda İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yatırımına ortaktır! İstanbul Büyükşehir Belediye meclisini beraber yönetmişlerdir. Bu kentteki bütün olumsuzluklarda ikisi de paydaştır. İstanbullu hemşerilerimin bu durumu dikkate alacaklarını biliyorum. Bundan dolayı şansımızın yüksek olduğunu düşünüyorum. Biz somut projelerimizi açıklamaya çalışıyoruz. Halkın çok ciddi sorunları var. Bu sorunlara da çözüm önerileri getirmeye çalışıyoruz. Gerçekten de seçime iddialı projelerle hazırlandığımızı düşünüyorum. Bizim taahhütlerimiz sözümüzdür. Ayrıca her taahhüdümüzün de süresi var. Halka beş yıl sonunda ciddi oranda sorunları çözülmüş bir kent bulacaklarını söyledik.



                                     “TRAFİK SORUNU YAŞAMIMIZI KISITLIYOR”

 

— Peki, söz verdiğiniz bu taahhütleriniz neler?

 

İstanbul'da büyük sorun olarak görülen konular var. İstanbullu hemşerilerimin tercihleri var. Biz her bireyimizin sorun olarak gördüğü konulara ve onun dışında bizlerin sorun olarak gördüğü konulara çözüm önerileri bulmaya çalıştık. En öne çıkan konu İstanbul'un yönetilememesi meselesidir. Diğer sorunlarında temel kaynakları budur. İstanbul'un hedefleri yoktur, vizyonu yoktur. Bu vizyona yönelik bir eylem planı da yoktur. Bizim ilk yapmaya çalışacağımız şey de o olacaktır. İstanbul'u biz hangi sınırlara kadar büyüteceğiz, İstanbul'un nüfusunu hangi noktalara kadar götürebileceğiz, İstanbul diğer kentlerle nasıl işbirlikleri yapabilecek, hangi sektörler gelişecek, hangi sektörlerin başka kentlerde yer almasını sağlayacağız, göçü nasıl kontrol altına alacağız, İstanbul'un havzalarını, ormanlık alanları nasıl koruyacağız, kıyılarını nasıl turizme açabileceğiz gibi başlıklar İstanbul'un vizyonu ile ilgilidir. Mesela turizm. İstanbul'un bu noktada hiçbir hedefi yok. Bizim ilk altı ay içerisinde çok önemsediğimiz ve yol alacağımızı düşündüğümüz iki konu var. Bunlardan birisi ulaşım, diğeri deprem. İstanbullu bu konuyu çok önemsiyor. Biz de çok önemsiyoruz. Ulaşım artık insanları çileden çıkarıyor. Olay artık ekonomik kayıplar, zaman kayıpları olmaktan çıkmıştır. İstanbullunun psikolojisi bozulmuştur. Trafik sorunu yaşamımızı kısıtlıyor.

 

“İSTANBUL'DA MESAFELER KISALACAK”

 

— İstanbul'daki trafik sorunu gerçekten de feci bir kriz halini aldı. Zaman bu kadar değerliyken insanlar saatlerini trafikte beklemekle geçiriyor. Siz bu sorunu nasıl çözebilirsiniz?

 

Biz trafik ve ulaşım meselesini ikiye ayırdık. Bir tanesi ilk altı ay içerisinde yürürlüğe sokacağımız acil eylem planımız. İkincisi de uzun vadeli olarak İstanbul'un temel bütün ulaşım sorunlarını çözebileceğimiz bir ulaşım planı. Acil eylem planımızda kentin kaynaklarını iyi kullanmak zorundayız. Karayolu ağımız var ama çok kısıtlı. Raylı sistemimiz ve denizyolu ulaşımımız da var. Bu üçünü iyi kullanmak lazım. Bizim öreceğimiz yollarla vatandaş Sarıyer'den Taksim'e 25 ila 30 dakika arasında bir zamanda gidip gelecekler. Ya da 4. Levent'ten Bakırköy'e 25 ila 30 dakika arasında gidip gelecekler. İstanbul'da mesafeler bu kadar kısalacak. Karayolu sistemini desteklemek için ilk altı ay içerisinde bin 200 adet ilave toplu taşıma aracı alacağız. Duraklarımızı yenileyeceğiz. Yolcular kışın üşümeyecekler, yazın terlemeyecekler. Yeni vapur hatları düşündük. Bu çerçevede üç tane yeni arabalı vapur fikrimiz var. Boğazı daha rahat geçmeyi düşünüyoruz. İstinye'den Çubuklu'ya bir arabalı vapur olacak. Diğeri Harem'den Karataş'a. Bakırköy'den Bostancı'ya da arabalı vapur olacak. Özel araç sahipleri yine arabalarıyla çıkmayı tercih ediyorlarsa onlara da yeni güzergah alternatifleri sunmuş olacağız. Onlar da birinci ve ikinci boğaz köprülerine yüklenmeyecek.



              “VATANDAŞLAR TOPLU TAŞIMA ARAÇLARINI ÜCRETSİZ KULLANACAKLAR”

 

Bir diğer nokta ise sabah ve akşam saatlerinde trafiği yaymamız gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için bir teşvikimiz de var. Sabah saat 05:30 ile 07:00 saatleri arasında, akşam da saat 16:00 ile 17:00, 20:00 ile 21:00 saatleri arasında toplu taşımayı ücretsiz yapıyoruz. Bu saatler arasında trafiğe çıkabilecek hemşerilerim bütün toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanacaklar. Bu sorunun kesin çözümü tabi ki uzun vadede raylı sistemler ve metrodur. Ancak bu konuda çok yavaş kaldığımızı düşünüyorum. Biz 5 yılda 200 kilometre metro yapacağız. Sonuç olarak ikinci bir beş yıldan sonra İstanbul aynı hızla devam ettiğinde on yıl sonra ulaşım sorunu artık konuşulmaz hale gelir.

 

“İSTANBUL'U ÇOK İYİ TANIYORUM”

 

— Sizce Milliyetçi Hareket Partisi sizi neden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olarak seçti?

 

Ben yirmi yıllık bir şehir plancısıyım ve meslek yaşamım boyunca da İstanbul'da önemli görevlerde bulundum. İstanbul'u çok iyi tanıyorum. Ben ve arkadaşlarım İstanbul'u karış karış biliyoruz. Kadromdaki arkadaşlarımla beraber İstanbul'un sorunlarını da çok iyi biliyoruz. Bunların çözüm yollarını da biliyoruz. Geçmişte de kamuoyuna bunu çok iyi yansıttık. Bu kentin olumsuzluklarının düzeltilmesi için çok mücadele ettik. Ayrıca bizim İstanbul'un önemli sektörleriyle ilgili gerçekten geliştirilmiş fikirlerimiz var. Bunların içerisine ulaşımı, depremi, turizmi, kültürü, bilimi, istihdamı, kıyı kullanımını, sağlığı, eğitimi, kültürel mirası katmak mümkün. Biz birikimlerimizle Milliyetçi Hareket mensupları olarak İstanbul'u yönetmeye hazırlıklı en iyi kadroyuz diyebiliyoruz. Partimde benim bu konuda çok hazırlıklı olduğumu biliyor ve Sayın Genel Başkanımız da bu nokta da bizi İstanbul'u yönetme konusunda aday göstermişlerdir.



                                        “DAYAN İSTANBULLU ÇOK AZ KALDI”

 

— İstanbulların kendi kaderini yaşadığını düşünüyor musunuz?

 

Kendi kaderimizi yaşamıyoruz. Ben “dayan İstanbullu, çok az kaldı” diyorum. Eğer teveccüh gösterirler ve Milliyetçi Hareket Partisinin il/ilçe adaylarını seçerlerse bu kentteki bu çilelerin onların kendi kaderleri olmadığını göstereceğiz.

 

— Seçimler öncesi dağıtılan yardım kampanyalarını kısaca değerlendirir misiniz?

 

Bu konuda AK Parti zaten vukuatlı bir partidir. Bazı kentlerde devletin imkânlarını siyasi amaçlarına ya da seçim çalışmalarına alet ettiklerini çok net gördük. CHP de açıkladıkları projelerle özellikle İstanbul'da ve Ankara'da AK Parti benzeri sadaka anlayışı taktikleri ile kenti yönetmeye talip olduklarını gösteriyorlar.

 

“KEMAL KILIÇDAROĞLU VE KADİR TOPBAŞ RAKİBİMİZ”

 

— Seçime çok az bir zaman kaldı. Kendinize en yakın rakip olarak gördüğünüz aday ya da adaylar kimler?

 

Kemal Kılıçdaroğlu ve Kadir Topbaş rakibimiz. İstanbul üçümüzden birini vizyonumuzla, projelerimizle İstanbul'da ne yapabileceğimizi değerlendirerek seçecek.

 

“ULAŞIM SORUNUNU BİZ KENDİ BÜTÇEMİZLE ÇÖZERİZ”

 

— Eğer Belediye Başkanı olursanız Türkiye'nin dünya ile ilişkilerinde İstanbul'un rolünün ne olmasını hedefliyorsunuz?

 

Zaten İstanbul ülkemizden de tanınırlığı bazen önde giden bir sembol. Bu noktada İstanbul'un sadece iyi yönetilmeye ihtiyacı var. Bu iyi yönetilme tabi ki dünyaya entegre olmakla ilgili bir şey. Entegrasyonda iki tane temel başlığımız var. İstanbul çok ciddi kaynağa ihtiyacı olan bir kent. Çünkü yenilenmesi gerekiyor. Yapılar depreme dayanıksız. Yapıların yenilenmesi gerekiyor. Fiziksel olarak çok ciddi bir ekonomik kaynağa ihtiyacımız var. Diğer konuları biz Belediye bütçesinden çözeceğiz. Hepsini yazdık. Özellikle ulaşım sorununu büyük oranda biz kendi bütçemizle çözeriz. Dünyayla entegre olabilmemiz için gereken iki tane ana başlık var. Bir tanesi turizm, diğeri finans. İstanbul'a yılda 6 milyon turist geliyor ve ben bu altı milyon rakamını bir tesadüf olarak nitelendiriyorum. İstanbul'da kalıcı ve doğru projeler ortaya koymak durumundayız. Proje başlıklarımızın içerisinde çok sayıda önerimiz var ve sonucunda da bir hedef var: Yılda 15 milyon turist. 15 milyon turist İstanbul'a çok önemli bir girdi sağlayacaktır. Bu girdilerden İstanbul Belediyesi ve diğer kamu kurumları da payını alacaktır. Turizmi destekleyecek projeler oluşturmaya çalıştık. Özellikle iki-üç ve dört yıldızlı otellerin geliştirilmesi için teşvik paketleri düşündük. Hem kredi teşvikleri, hem de arsa tahsisleri… İstanbul'un kıyılarının turizme açılması da önemli bir konu. Özellikle Karadeniz kıyılarında uluslararası turizme yönelik yatırımların arttırılması lazım.


        

                    “AK PARTİ BU SORUMU KAMUOYUNA AÇIKLARSA SEVİNİRİM”

 

Diğer bir konu da İstanbul'un finans merkezi olması konusudur. Hükümetin yanlış politikalarından bir tanesi de budur. Gerek ben, gerekse Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Bankasının İstanbul'a gelmemesi gerektiğini söylüyoruz. Diğer kamu bankaları konusunda da benzer düşüncelerim var. Zaten hükümetin de bu konuda samimi olmadığını düşünüyorum. Hükümete sizin aracılığınızla bir soru sorayım: “Üç kamu bankası Toplu Konut İdaresi Başkanlığına Ataşehir'deki arsalar için ne kadar para ödemiştir?” Bunu kamuoyuna açıklarlarsa sevinirim. Ne kadar bir kaynak aktarılmıştır? Hangi sürede taşımayı düşünüyorlar? Soruyorum çünkü onlar taşımayı düşünmüyorlar. Ataşehir finans merkezi olamaz. Suları tersine akıtamazsınız.

 

Özet olarak biz tüm projelerimiz için süreler ve hedefler koyduk. Bunlar birbirine entegre olmuş ve iç içe geçmiş başlıklar. Bunlar gerçekleştikçe İstanbul hedeflerine yürüyebilecek.

 

…bitti!

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*