Şehit haberi geldiği gün Başbakan'ın odasına giremeyiz

Şehit haberi geldiği gün Başbakan'ın odasına giremeyiz.15116
  • Giriş : 04.07.2007 / 11:58:00

22 Temmuz seçimlerinde meydanlara iki husus damgasını vurdu: Mazot indirimi ve terör.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Terör siyaseti, şehit cenazeleriyle cami avlusuna da taşındı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'karakutusu' Egemen Bağış'ın seçim öncesi artan terörle ilgili ilginç tespitleri var.

Bağış'a göre bu artışın sebebi PKK'nın bölgedeki gücünü AK Parti'ye kaptırması. 28 Mart yerel seçimlerinde bölgedeki birçok belediyenin AK Parti'ye geçtiğini hatırlatırken, "Halkı korkutmak ve bağımlı adaylarına yönlendirmek için çabalıyorlar." diyor. Bağış, şehitler üzerinden Başbakan'a yapılan muhalefetin büyük haksızlık olduğu görüşünde. Bağış, şöyle devam ediyor: "Her şehit haberi geldiğinde Başbakan büyük acı çekiyor. Şehitleri evladı gibi görüyor. Onların mesuliyetini omuzlarında hissediyor. Öyle ki, şehit haberi geldiği günlerde yakın danışmanları olarak odasına girmeye korkarız."

İstanbul milletvekili Bağış, AK Parti'nin önemli isimlerinden biri. İstanbul 2. Bölge'den yeniden milletvekili adayı. Son olarak ABD'deki Hudson Enstitüsü'nde masaya yatırılan karanlık senaryoya gösterdiği tepkiyle dikkatleri üzerine çekti. Bağış, seçim çalışmalarını da sıra dışı bir organizasyonla başlatmıştı. İstanbul Modern'deki resepsiyona toplumun farklı kesimlerinden birçok davetli katıldı. Burada yaptığı konuşmada, "Atatürk hepimizin ortak değeri. Kimse Atatürk'ü bizden uzaklaştıramaz." dedi. Onu bu açıklamayı yapmaya iten, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, "Bu seçimi Atatürk kazanacak." açıklamasına duyduğu tepkiydi. Bağış, şimdi sözlerini bir adım daha ileri götürüyor: "Bu seçim tam tersine milletin seçimi olacaktır. 22 Temmuz sıradan bir seçim değil. Milletin karar seçimidir." "Neyin kararı?" sorusuna da şu karşılığı veriyor: "Bize 'Siz enflasyonu indirirsiniz, AB sürecini rayına oturtursunuz, Türkiye'nin dış itibarını artırırsınız, sağlıkta ve eğitimde çığır açarsınız; ama bazı şeyler vardır ki sizin haddiniz değildir. Milletin haddi değildir. Bu hamallığı iyi yaparsınız; ama cumhurbaşkanını seçmek sizin işiniz değil. Onu belirleyen elitler var.' dediler. Biz de dedik ki, "Öyleyse bu kararı millet versin. 1950'de Menderes, 'Yeter söz milletin!' dedi biz de şimdi 'Karar milletin' diyoruz. Milletin kararına gidiyoruz. Millet, seçip seçemeyeceğimizin kararını verecek. Türkiye gerçekten demokrasiyi özümsemiş mi, gerçek demokrasiyi istiyor mu, istikrarın devamını istiyor mu? Buna karar verilecek."

Bağış, seçimleri böyle bir ayırım noktasına getirenin kendileri değil, CHP olduğu düşüncesinde: "Bir muhalefet lideri, 'Bu seçimi demokrasi, cumhuriyet ve Atatürk kazanacak' deme gafletinde bulundu. Böyle bir saygısızlık olabilir mi? Alabileceği en fazla oy yüzde 20. Türkiye'nin yüzde 80'ini Atatürk düşmanı, cumhuriyet düşmanı, demokrasi düşmanı ilan etmeye kalkıyor." Bağış, "Atatürk hepimizin ortak değeri." vurgusunu yaparken, "Bu ülkeyi sevmek bıyıkları uzun bırakmakla mı olur, yoksa kişi başına düşen milli geliri artırmakla mı? Birtakım el işaretleri yapmakla mı olur, yoksa bu ülke insanının daha çok uçağa binmesini sağlamakla mı?" sorularını yöneltiyor. Ardından, kendi iktidarları döneminde uçağa binen insan sayısında yüzde 250'lik artış olduğunu, kişi başına gelirin neredeyse üç kat arttığını anlatıyor. Askerî bölgelerdeki 'Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır' yazısını hatırlatarak, "Biz işimizi çok iyi yapıyoruz. Vatanseverlik budur, milletini sevmek budur." ifadelerini kullanıyor.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious