Selçuk Kalesi'nde Orta Tunç Çağı buluntuları

Selçuk Kalesi'nde Orta Tunç Çağı buluntuları.18925
  • Giriş : 06.03.2008 / 21:51:00

Selçuk Kalesi'nde devam edilen kazılarda Orta Tunç Çağı başına (MÖ 1900-1800) tarihlenen tümlenebilecek testiler, küp ve kaplar bulunduğu bildirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kale çevresindeki kazılarda 1990 yılından itibaren önemli sonuçlara ulaşıldığını kaydeden Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Büyükkolancı, bu çalışmalar kapsamında 1960'lı yıllarda ilk izleri elde edilen Myken Dönemi'ne ait bulgulara önemli bulgular eklendiğini, ayrıca Orta Tunç Çağı başına (MÖ 1900-1800) tarihlenen tümlenebilecek testiler, küp ve kaplar bulunduğunu belirtti.

Antik Efes'in bulunduğu yerde kurulan ve orta çağların en önemli din ve ticaret merkezlerinden olan Selçuk Kalesi'nde özellikle son 18 yılda yoğunlaşan kazılarda önemli sonuçlara ulaşılması, antik yapının taşıdığı turizm potansiyelini
gündeme getirdi.

Uzun süredir restore edilip arkeolojik park olarak turizme açılmayı bekleyen kalenin, 5 yıl içinde kapılarını açacağı kaydedildi.

Selçuk Kalesi (Ayasuluk) ve St. Jean Anıtı'nın bulunduğu yerdeki kazı çalışmalarına bir yıldır başkanlık eden Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Büyükkolancı, Selçuk Tepesi ve kalenin, ilk Efes yerleşiminin bulunduğu yerlerden olduğunu bildirdi.

Hitit yazılı kaynaklarına göre Ahiyava Krallığının başkenti olan Apasa'nın, stratejik öneme sahip Selçuk tepesi üzerine kurulduğunu bildiren Yrd. Doç. Dr. Büyükkolancı, Hristiyan Efes'in 616, 654 - 655 ve 716 yıllarında Arap ve Sasani saldırılarına uğradığını, özellikle dış kalenin buna karşı 5-6. yüzyıllarda tamamlanmış olabileceğini kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Büyükkolancı, Ayasuluk'un Türkler tarafından fethinin ise Menteşeoğlu dönemine (1304) rastladığını, Aydınoğlu Beyliğinin ise hakimiyetini ancak 1348'de sağlayabildiğini söyledi.

Kale duvarlarının eski kentin kalıntılarından getirilen taşlarla örülü olduğunu, çevresinde 15 kulenin bulunduğunu ifade eden Büyükkolancı, burada Türk-İslam eseri olarak Kale mescidinin, ayrıca kısmen yıkık Kale Hamamı ve beş adet su sarnıcı olduğunu, özellikle tren istasyonu yakınında görülen ve yüksekliği 10 metreyi bulan su kemerlerinin, yerleşimin su ihtiyacını karşıladığını gösterdiğini bildirdi.

Ziyarete açılmalı

Kalenin uzun zamandır restore edilip, turistik ziyarete açılmayı beklediğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Büyükkolancı, şunları kaydetti:

"Kalenin turizme kazandırılması ve Arkeolojik Park olarak ziyarete açılması, Selçuk ve Türkiye turizmine önemli katkıda bulunacaktır. Belki de ilk kez, birçok tarihi olaya şahitlik eden kale üzerindeki toprak örtü kaldırılarak ve kısmen restore edilerek, Efes'in farklı bir önemi ortaya çıkacaktır.

Kültürel miras yönünden büyük öneme sahip olan kale, turizm açısından da büyük potansiyel teşkil etmektedir. Bu nedenle kazı heyeti, 2007 sezonunda tüm ağırlığını kaleye vermiştir ve buranın 5 yıl içinde ziyarete açılması amaçlanmıştır."

Selçuk Kaymakamlığı, Selçuk Belediyesi, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği ve Selçuk Ticaret Odasınca kazılara 2007 yılında maddi ve daha çok manevi anlamda destek sağlandığını bildiren Yrd. Doç. Dr. Büyükkolancı, bu desteklerin 2008 yılında daha büyüyerek devam edeceğini umduğunu kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious