Selva Gıda sofrada ekmeğe savaş açtı!

Selva Gıda sofrada ekmeğe savaş açtı!.10325
  • Giriş : 23.06.2009 / 15:32:00

Türkiye'da makarna tüketimi oldukça düşük. Selva Gıda, makarnayı sofralarda ana yemek yapma arayışında. Sektörün iki büyük oyuncusu dururken Selva, sofrada ekmeğe savaş açtı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'da makarna tüketimi oldukça düşük. Selva, makarnayı sofralarda ana yemek yapma arayışında. Sektörün en büyük iki oyuncusu dururken, yüzde 6.5 Pazar payı olan Konya merkezli Selva'nın yönetimi, Don Kişot'luk yapmaktan memnun olduklarını söylüyor.

Konya merkezli İttifak Holding bünyesinde üretim yapan Selva makarna, sektörün üçüncü büyük oyuncusu olmasına karşın oyun kuruculuğa soyunmuş durumda. Şirketin pazar payı yüzde 6.5. En büyük oyuncunun pazar payı yüzde 26.5, ikinci sıradaki markanın pazar payı ise yüzde 25. Selva ile ilk iki oyuncu arasındaki pazar farkı bu denli büyük olmasına karşın, şirket son aylarda içine girdiğin yoğun tanıtım atağı ile dikkat çekiyor.

Makarnanın sofralarda ana yemek olması amacı ile yola çıkılan süreçte Selva, rakiplerinden pazar payı kapma yerine, ekmek tüketimini gözüne kestirmiş durumda. Rakamlar çarpıcı… Türkiye'de kişi başı makarna tüketimi ortalama 6 Kgr… Ekmek tüketimi ise 110 Kgr. Selva da bu çarpıcı rakamlardan yola çıkarak, ne pirinç tüketimi ne bulgur tüketimini dikkate alarak, hedefine yılda 110 Kgr tüketilen ekmeği koymuş durumda.

265 çalışanı olan Selva Gıda Genel Müdürü Mehmet Karakuş, bir süredir içinde bulundukları heyecanın etkisinde, Selva'nın durumunu, sektörün geleceği ile ilgili hedeflerini anlattı.

Selva, 1998'den itibaren makarna üretiyor… Ancak Selva markası ile 1989'dan bu yana un ve irmik üretimi yapılıyor. Selva'nın makarnadaki serüveni ise 11 yıllık bir maziye dayanıyor. Şirket üretiminin yüzde 50'sini ihraç ediyor yüzde 50'sini de iç pazarda satıyor. 2008'de 98 milyon ciro yakalayan şirket, Türkiye'nin makarnada ihracat şampiyonu. Genel müdür Karakuş'ın aktarımlarına göre Selva markalı ürünler 110 ülkede tüketildi. Ancak 2008'den bu yana 60 ülkeye düzenli bir biçimde mal gönderiliyor. Karakuş, "Dünyanın 4 bir yanına makarnalarımız Selva markası ile gidiyor" diyor. Uzakdoğu, Afrika, Türki Cumhuriyetler Selva'nın önemli pazarları. Japonya'ya Türkiye'den ihraç edilen makarnanın yüzde 48'in tek başına Selva gerçekleştiriyor. Mehmek Karakuş, Japon pazarına girmek için 1.5 yıl kadar uğraştıklarını söylüyor.

Son 10 yılda 6 makarnacı battı

İhracat ve iç Pazar dengesini yüzde 100 kuran şirket şimdilerde iç piyasada makarna pazarını büyütme arayışında. Sektörde 22 oyunca var. 6 makarna fabrikası son 10 yılda kapandı. Sektörde kapasite kullanım oranı yüzde 55'ler dolayında…Selva'nın kapasite kullanım oranı ise yüzde 108… Yine sektör ile ilgili çarpıcı bir başka veri ise pazarın yüzde 80'i, aralarında Selva'nın da bulunduğu 5 oyuncunun elinde. Pazarın kalan yüzde 20'si ise diğer 17 oyunca arasında paylaşılmış durumda. Mehmet Karakuş bu tablonun sürdürülemez olduğu görüşünde. Bir başka deyişle, küçük balıkların büyük balıklar tarafından yutulması kaçınılmaz. Son 10 yılda 6 makarna fabrikasının kapısına kilit vurulması örneğinde olduğu gibi.

Selva piyasada Don Kişot'luğa soyundu

Böylesi bir ortamda Selva, rakiplerinden pay kapma yerine pazarın kendisini büyütme stratejisini ortaya koydu. Bunun için yoğun bir saha araştırması yaptı. Kimsenin kapısını dahi çalmadığı Türk Mutfak Vakfı'na gitti. Hazırladıkları projelerini Vakıf yetkililerine anlattı. Vakıf'tan da olumlu sinyal alan Selva projesini tanıtmaya başladı.

Makarnanın itibarını iade çalışması

Tüm dünyada ana yemek olarak tüketilen makarnanın, Türkiye'de ikinci yemek olarak ve çoğunlukla sade tüketildiği anlatıldı. Tüketicinin makarnanın tadını çıkarmadığı ifade edildi. Makarnanın, Türkiye'de hak ettiği itibarı görmediğine işaret edildi. Anadolu'nun bereketli topraklarına rağmen bir İtalyan'ın, bir Türkiye'liden tam 5 kat daha fazla makarna tükettiği gerçeğine ortaya kondu.

"Makarna Türkiye'de neden figüran?" sorusunun yanıtı arandı. İtalyanların makarnayı eşsizleştiren yüzlerce çeşit sosu var. Peki ya Türkiyede? peynirli, kıymalı, salçalı ve yoğurtlu alternatiflerle kısıtlı. Türkiye'de sos kültürünü geliştirmeden makarna tüketiminin artmayacağını gören Selva, makarnayı kategorize etti.

Makarnanın tarifini değiştirildi. Makarna damak tadıyla öyle bir buluşsun ki ana yemek makarna, geleneksel lezzetler de soslar olsun dendi. Hem geleneksel lezzetlere değer katıldı, hem de makarnaya hak ettiği itibarı kazandırılması amaçlandı.

Türk Mutfak Kültürü'ne uygun olarak üretilen Selva Ziyafet Sofrası serisi ile makarna ziyafete dönüştürüldü. Ünlü Amber Durum Buğdayı irmiğinden üretilen Selva Ziyafet Sofrası serisi ile tüketicilere özgün sürprizler, özel tarifler hazırlandı.

Makarnada bir şehir efsanesi yıkıldı

Sektör ile ilgili yapılan araştırmalarda makarna tüketimi ile ilgili yanlış bilinen pek çok bilgi de düzeltilmiş oldu. Bunların başında gelen bilgi ise makarnanın dar gelirle kesimin tüketim ürünü olduğu yönünde… Ancak yapılan araştırmalar zengin kesimi ifade ede A ve A Plus kesimde kişi başına düşen makarna tüketimi 13 Kgr, oysa dar gelirle kesimde bu miktar sadece 700 gr… Kişi başına yıllık 110 Kgr ekmeğin tüketildiği bir ortamda Selva da hedefine ekmeği koydu. Genel Müdür Karakuş, Sofralarda birkaç dilim ekmek azaltsak sektör ihya olur. Bakın 110 Kgr'dan 100 Kgr'a, 80 Kgr'a düşürelim demiyoruz. Birkaç dilim azaltmamız dahi bu sektörü ihya eder.

Mehmet Karakuş 2008'de bir önceki yıla kıyasla yüzde 37 büyüme kaydettiklerini bu yıl bu oranın 2008'e göre yüzde 25 olmasını beklediklerini aktardı. Karakuş sektörde Pazar büyürse bu yıl bizim Pazar payımız artar ancak makarna tüketimi genel olarak artarsa Pazar payımız aynı kalır diyor.

Stajyer olarak başladı genel müdür oldu

Selva'nın serüvenini ve son başlattıkları projeyi heyecanla anlatan Mehmet Karakuş'un hikayesi de bir o kadar çekici. Mehmet Karakuş Selva'da 1994'de işe başlar. Üniversiteyi bitirmiş iş arayışındadır. Temel hedefi bir üretim sahasında olmaktır. Selva'da stajyer olarak başlayan Karakuş 'ın ilk işi tüm iş süreçlerinin zamanın kontrol etmektir.

Dönemin yöneticisi eline bir kronometre ve bir de defter verir ve git, tüm iş süreçlerini ölç. Un kamyonunun gelişinden ürünün çıkışına kadar tüm süreçler ölçülür. Mehmet Karakuş adım dakikacıya çıkmıştı. Ben fabrikada dolaştığımda dakikacı geldi diyorlardı. Benim gittiğim işin başında mutlaka işler daha hızlı yürütülürdü. Çünkü not alıyordum tüm süreçleri. Selva'da stajyer olarak işe başlayan Karakuş bir dönem Holding'in bir başka şirketinde görev alır ve 1997'de Selva'ya tekrar döner. 1998'den bu yana da Selva markalı ürünleri çıkaran şirktin genel müdürlüğü görevini yürütüyor.

EKOTRENT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*