Şemdin ve Sırrı Sakık kardeşler miras kavgasına tutuştu

Şemdin ve Sırrı Sakık kardeşler miras kavgasına tutuştu.10440
  • Giriş : 13.10.2007 / 08:38:00

Şemdin Sakık, DTP Muş milletvekili olan kardeşi Sırrı Sakık'a ağır suçlamalarda bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyarbakır Cezaevi'nde yatan terör örgütü PKK'nın üst düzey elebaşlarından Şemdin Sakık, Demokratik Toplum Partisi (DTP) Muş milletvekili olan kardeşi Sırrı Sakık'a ağır suçlamalarda bulundu.

Şemdin Sakık, Sırrı Sakık'ın PKK'nın yüz binlerce dolarını yediğini, baba mirasını üzerine geçirdiğini ve milletvekilliği için bölücü başı Abdullah Öcalan'dan icazet aldığını ileri sürdü. Sakık, kardeşi Sırrı'nın gerçekte ortaokul diplomasına bile sahip olamadığını belirtti. Sırrı Sakık ise kardeşinin iddialarını, 'hapisteki insanın ruh hali'ne bağladı.

Şemdin Sakık, iddialarını, hatıralarını yayımlamak için anlaştığı yayıncısına yazdığı mektupta dile getirdi. Sakık, Abdullah Öcalan'ın, kardeşi Sırrı ve ailesinin diğer mensuplarını yanına çekerek kendisini yalnızlaştırma politikası güttüğünü ve bunu da başardığını söyledi. Sakık, kardeşinin hukuku yanıltarak babasının mirasına konduğunu ve kendisine hiçbir şey verilmediğini savundu. 'Parmaksız Zeki' kod adıyla tanınan ve PKK'nın ikinci adamlığına kadar yükselen Şemdin Sakık, kardeşinin Ankara'da barış yanlısı görünüp, bölgeye gittiğinde ise terör örgütüne 'savaşın' dediğini öne sürdü. Sakık'ın, kardeşine yönelik iddiaları arasında, 120 DTP'linin adını devlete vererek, "Bunları partiden atarsanız PKK'nın partideki etkisini kırarsınız." sözleri de bulunuyor. 'Görülmüştür' damgalı mektupta ilginç ifadeler yer alıyor. Babasının Muş'un büyük aşiretlerinden Badıkan'ın ağası olduğunu ve ondan aile bireylerine yüklü bir miras kaldığını belirten Sakık, başta Sırrı olmak üzere Namık, Görgü ve Haluk adlı kardeşlerinin hukuki oyunlarla mirası kaptıklarını ve kendisine hiçbir şey vermediklerini dile getiriyor.

Sırrı, aile bireylerini aldattı

18 kardeş olduklarını belirten Sakık, sözlerine şöyle devam ediyor: "Sırrı ve diğerleri, mirasın bana ve başka kardeşlere verilmemesi için bir belge hazırlayıp, okuma yazması olmayan kız ve erkek kardeşlerime imzalatır. Bütün kardeşlerim bu şekilde kandırıldıktan sonra bir tek ben kalırım. Her ne yapıyorsa bir şekilde hakkımda gaiplik (yok sayılmak) kararını çıkartır. Sonuçta 18 kardeşin miras hakkı dört kardeş arasında bölüşülür. İşte Sırrı'nın kardeşlik hukuku budur. On yıldır hücredeyim, beş kuruşa muhtacım, şunun bunun verdikleriyle yaşıyorum. Sırrı bana sahip çıkarsa Apo'dan milletvekilliği icazeti alamayacağını bildiği için beni yok saydı, Apo'ya yalakalık yaptı." Kardeşinin Ankara'da devletçi, bölgeye gittiğinde PKK'lı olduğunu iddia eden Sakık, satırlarında şu görüşlere yer verdi: "Devlet yetkilisi ile görüştüğünde, 'Ben Şemdin'i dağdan indirmek için çalışıyorum.' diyormuş. Örgütle kontak kurduğunda 'Bu savaş olmazsa hiçbir gelişme yaşanmaz.' deyip onları tahrik ediyormuş. Benim başımın etini yedi, 'Neden dağdan indin?' diye. Ama partiden atılmaları için 120 kişinin adını devlete verebiliyordu." Kitaplarının yayımlanması için anlaştığı yazar Tuncer Günay ise Sakık'la yaklaşık 4 yıldır iletişim içinde olduklarını, kendisine gelen 80 mektuptaki bilgileri resmi makamlara ilettiğini kaydediyor.

ABD istese bütün PKK'lıları teslim eder

Halen tutuklu bulunan Şemdin Sakık, kitaplarının yayımlanması için anlaştığı yazar Tuncer Günay'a gönderdiği mektuplarda PKK'nın yapılanmasıyla ilgili ilginç tespitlerde bulunuyor: PKK'dan ayrılan yüzlerce militan başta Irak olmak üzere birçok ülkede tek başlarına ve rahatça dolaşıyor. Onları alıp getirmek zor değil. Örneğin Murat Karayılan'ı almak ne kadar zorsa, Osman Öcalan'ı almak o kadar kolaydır. Irak'ta ABD ve Kürt liderlerin istedikleri anda, Karayılan başta olmak üzere yakalayıp Türkiye'ye teslim edemeyecekleri tek bir yönetici yoktur.

Güneri Cıvaoğlu: Röportaj için para istedi, kabul etmedim

PKK'lı Şemdin Sakık, gazeteci-yazarlar Güneri Cıvaoğlu ve Hulki Cevizoğlu'na yönelik ilginç anılara da mektubunda yer verdi. Kendi ifadelerine göre, Cıvaoğlu, kendisiyle röportaj karşılığında verdiği bilgisayar ve kitap sözünü yerine getirmemiş. Cevizoğlu ise röportajı kabul etmeyen Sakık'a bel altından vurmuş. Sakık, kitaplarının yayıncısına yazdığı mektubunda Cıvaoğlu ile ilgili olarak, "İki kez mülakat yapmaya geldi. Özellikle ikinci seferinde mülakat karşılığında biraz para istedim. 'Para vermek prensibimiz değil; ama sana bir bilgisayar ve bir koli kitap gönderirim.' sözü verdi. Gidiş o gidiş. O sözü vermemiş gibi davrandı." şeklinde yazdı. Sakık, Ceviz Kabuğu programının sunucusu Hulki Cevizoğlu ile ilgili olarak da şunları yazdı: "Mülakat için başvurdu. Güneri Bey'den kazığı yediğim için bu sefer tedbirli davrandım. Para vermezse mülakat yapmayacağımı söyledim. Anlaşamadık, gitti. Gidip üzerime bir program yaptı."

'İstesin, bilgisayar gönderirim'

Milliyet yazarı Güneri Cıvaoğlu, Sakık'ın iddialarına cevap verirken, kitapları ve bilgisayarı gönderebileceğini söyledi. Hapishaneye gidip Sakık'la mülakat yaptığını doğrulayan Cıvaoğlu, "İlk başta para falan söz konusu değildi. Sonra yöneticileri aracılığıyla para istendi, dediği doğru. Para konusunu benimle yalnız konuşmak istediler, kabul etmedim. Ama bilgisayarı şahsına değil, hapishaneye gönderebilirim, dedim. Ve kitap da gönderebilirim, dedim. Ama hemen değil, bir süre sonra gönderirim, dedim." şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious