Şemdinli davasında karar 13 Haziran'da

  • Giriş : 02.06.2006 / 00:00:00

Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde önceki gün yapılan duruşmada Savcı Metin Dikeç, iddianamede sanıkların üzerine atılı olan suçların vasıflarını değiştirerek, esasa ilişkin mütalaasını verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Savcının bu mütalası doğrultusunda sanık ve müdahil avukatlarına 13 Haziran'a kadar savunmalarını yapmaları istendi. 13 Haziran'da yapılacak duruşmada dava ile ilgili bir karar çıkması bekleniyor.

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005 günü PKK hükümlüsü Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'ne yapılan bombalı saldırının failleri olarak Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Başçavuş Ali Kaya, Astsubay Özcan İldeniz ve PKK itirafçısı Veysel Ateş yargılanıyor. Soruşturmayı yürüterek dava ile ilgili iddianamesini hazırlayan Van Cumhuriyet Savıcısı Ferhat Sarıkaya, sanıkların için "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak (302/1), adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebbüs etmek ile suç işlemek için anlaşmak" suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisten yargılanmaları için dava açmıştı.

Van'da önceki gün yapılan davanın 2. duruşmasında Savcı Metin Dikeç, sürpriz bir şekilde davanın esasına ilişkin mütalaasını vererek suçun vasfını değiştirdi. Savcının esasa ilişkin mütalaası ile birlikte suçun niteliği, "Silahlı örgüte üye olmak, Olası kastla adam öldürmek, tasarlayarak adam öldürmeye teşebbüse etmek ve olası kastla adam yaralamak" olarak sanıkların lehine değiştirdi.

Daha önce 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan sanıklar için, Savcı Dikeç'in belirlediği suç vasıflarıyla öngörülen indirimle birlikte ayrı ayrı 50 yıl hapis isteniyor.

İstanbul Barosu'ndan müdahil avukatlarından Rasim Öz, savcının mütalaasının sanıkların lehine değil, sanıkları yönlendiren ve azmettirenlerin lehine değiştiğini söyledi.

Savcının mütalaasıyla birlikte daha önce yargılanan 3 sanık ve onları yönlendiren kişilerin olduğundan söz edildiğini hatırlatan Öz, yeni mütalaa ile birlikte olay lokal hale gelerek 3 kişilik bir çeteye dönüştüğünü vurguladı.

Müdahil avukatları olarak iddianame belirtilen suçlar üzerinden savunma yapmak istediklerini dile getiren Öz, "Ancak mahkeme savcının vermiş olduğu mütalaa üzeninden ceza vermiş olsa da bu dava Yargıtay'dan geri dönecektir. Çünkü birileri bu davayı gözden düşürmek istiyor. Mahkeme üzerinde ciddi baskılar var ve duruşmalar JİTEM denetimden yürütülüyor. 42 yıllık bir hukukçuyum. Hiç bir zaman bir mahkeme üzerinde bu kadar baskı görmedim. 2 astsubayın duruşmasında bu kadar askeri takibat olur mu?" diye sordu.


GÜLŞEN, "ESAS İLİŞKİN MÜTALAA YARGITAYDAN DÖNER"


Sanık avukatlarından Vedat Gülşen de, suç vasıflarının değişmesi ile sanıkların lehine görse de, savcının esasa ilişkin mütalaası sanıkların aleyhine olduğunu düşünüyor.

Gülşen, iddianamede sanıkların 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılandıklarını hatırlatan Gülşen, yeni suç vasfında ise TCK'nın 202. maddesine belirtilen "Silahlı örgüte üye olmak" suçu üzerinden ceza istenileceğini kaydetti.

Savcının esasa ilişkin mütalaa vermesini eleştiren Gülşen, "Deliller tartışılmadan esasa geçilmesi Yargıtay 8. dairesinin daha önce vermiş olduğu emsal teşkil eden kararlara aykırıdır. Savcının esasa ilişkin mütalaa vermesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 6. maddesine de aykırı olduğu gibi Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na aykırıdır. Şemdinli'de yapılan keşif işleminde de biz sanık avukatlarına tebligat yapılmadı. Bu durumun hukuk açısından usulen mümkün değil. Bu dava bitirilmek isteniyor. Ancak sonuç ne olursa olsun çıkacak karar Yargıtay'dan döner. 13 Haziran'da yapılacak duruşma dava ile ilgili olarak karar açıklanmış olacak" dedi.


MAHKEMEDEN NOTLAR


Van'da yapılan 2. Şemdinli duruşmasında yine JİTEM krizi ile başladı. Duruşma salonuna aralarında 1 yüzbaşının da bulunduğu 15 JİTEM'ci duruşma boyunca salonda hazır bulundu. JİTEM'ciler duruşmaya takım elbiseli olarak katıldı. Duruşma salonuna girişlerde kimlik tespitleri yapılırken, JİTEM görevlileri daha önce isim listeleri verildiği için girişte kimlikleri sorulmadan içeri alındılar. Salon kapısında bir JİTEM görevlisi duruşmayı takip edenlerin isimlerinin not etmesi dikkat çekti.

Önceki gece akşam saat 21:30'da sona eren duruşma sonunda adliyeden çıkan Seferi Yılmaz'ın neşeli olduğu gözlendi. Duruşmaya bombalı saldırıda ölen Mehmet Zahir Korkmaz'ın eşi Hamide Korkmaz da katılarak, mağdur olduğunu ve saldırganlardan şikayetçi olduğunu söyledi.

Sanık avukatları duruşma esnasında meydana gelen olaylardan sonra televizyonlarda çıkan görüntüleri derleyerek mahkemeye sundu. Mahkeme heyeti tarafından izlenen görüntülerden sonra sanık avukatları, aracın 9 saat boyunca mahsur edildiği ve bu süre zarfında delilerin değiştirildiğini savundu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious