Şemdinli Davası'nın avukatları neyi eleştirdi?

  • Giriş : 03.05.2006 / 00:00:00

Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Umut Kitabevi'nin bombalanması olayının tanıklarının dinlenmesi ve işlemi akşam saat 19:00 sıralarında tamamlandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Geri kalan 10 tanık ise 11 Mayıs 2006 tarihinde dinlenecek. Tanıkların Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Süleyman Yüksel Yavaş'a verdiği ifadeler toplam 22 sayfa tuttu.
Tanık dinleme ve keşif dinleme işleminin bitmesinden sonra Ankara, İzmir, Van, Diyarbakır, Hakkari Baroları'ndan 9 avukat, Umut Kitapevi'nin sahibi Seferi Yılmaz ile birlikte bir basın açıklaması yaptı. Ankara Barosu avukatı ve Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Sekreteri Selçuk Kozağaçlı, bugün yapılan adli işlemle ilgili endişeleri bulunduğunu söyledi.

Kozağaçlı, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanıkların sorgularının yapılıp duruşma safhasına geçmeden delil toplamaya başlamasını yanlış bulduklarını kaydederek şunları söyledi;

"Bunu Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırı buluyoruz. Bugün Şemdinli Mahkemesi'ne sanıklar hazır değilken, sorguları yapılmadan böyle bir işlem yapılmasının, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 180., 206. ve 191. maddelerine

aykırı olduğunu beyan ettik. Bu işlemi yapmadan Van Mahkemesi'ne dosyanın iade edilmesini talep ettik. Fakat buradaki talimat mahkemesi bu talebimizi reddetti."

Kozağaçlı, yine Şemdinli Mahkemesi'nden bütün tanık dinleme ve keşif işlemlerinin sesli ve görüntülü kayıt altına alınmasını talep ettiklerini açıkladı. Kararı verecek olan hakimlerin tanık beyanlarını dinleyememiş ve keşif işlemini yapmamış olacaklarını vurgulayan Kozağaçlı, "Biz bunu sözleşmenin 6. maddesinin ihlali olduğunu düşünüyoruz. İyi bir yargılama olmadığını düşünüyoruz. Kararı verecek hakim kimse tanığı o dinlemeli kararı verecek hakim kimse olay yerini o keşfetmelidir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesine göre Van Mahkemesi'nin bu yetkisi vardır. Bizzat buraya gelip yahut buraya üyelerinden bir naip hakim gönderip bu keşfi yaptırabilirdi. Bunun usulsüz olduğunu düşünüyoruz. Bu talebimiz de reddedildi. İlerleyen aşamalarda bu taleplerimizin reddedilmesinin yarattığı eksiklikleri mahkemede ileri süreceğiz. Tamamlatmaya çalışacağız. Her şeye rağmen bugün başarılı bir etkili bir keşif tamamladık. Ve dosyanın aydınlaması için bu keşfin faydalı olacağını inanıyorum." diye konuştu.

Avukat Hamit Geylani ise, dava sürecinde Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya, ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'un görevden alındıklarına dikkat çekerek, bunların davanın objektifliğine zarar verdiğini kaydetti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın hazırlanan iddianameyi 'orduya darbe' olarak değerlendirmesini eleştiren Geylani, "Bu çok talihsiz bir beyandı. Oysa ki şimdiye kadar çok hukuk dışı siyasi

iddianamelere tanık olduk. Bu iddianamelerle siyasi partiler, sendikalar, dernekler, insan hakları kuruluşları kapatıldı. Fakat; tırnak içinde, demokrat geçinenlerden hiçbir ses çıkmadı." dedi.

Geylani, yaşanan bütün bu bütün olumsuzluklara rağmen, hukukçular olarak Türkiye'de gerçek savcı ve hakimlerin var olduğuna inandıklarını da sözlerine ekledi.

Van Barosu avukatlarından Zeki Yüksel ise, Savcı Sarıkaya'nın görevden alınarak Şemdinli Davası'nda asıl ortaya çıkması gereken birçok hususun karartıldığını ifade ederek, "Hukukun üstünlüğüne inanan ülkelerde böyle kişilere ödül verirlir. Bizim ülkemizde ise ihraç edildi." diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious