Şemdinli duruşmasına jitem damgası

  • Giriş : 01.06.2006 / 00:00:00

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım 2005 günü meydana gelen olaylarla ilgili davanın 2. duruşması bugün Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam edildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Mahkemede tutuklu Başçavuş Ali Kaya, Astsubay Özcan İldeniz ve itirafçı Veysel Ateş, 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak, adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebbüs etmek ile suç işlemek için anlaşmak' suçlarından yargılanıyor.

Saat 11:30'da başlayan mahkeme ilk olarak Jandarma Genel Komutanlığı'ndan gelen bir yazıda dava dosyasında olana gizli belgelerin iade edilmesi isteği mahkeme tarafından reddedilerek, belgelerin fotokopisinin alınarak asılların iade edilmesi kararı alındı. Mahkeme gizlilik derecesi taşıyan bilgilerin ise yayınlanmaması kararını verdi.

Duruşmada geçen hafta savunması alınan PKK İtirafçısı Veysel Ateş'in sorgulamasına geçilmeden müdahil avukatlarından Rasim Öz, bir önceki celsede duruşma salonunda 2 albayın bulunduğunu ve yine geçen celsede ve halen salonda rütbeli ve 9 JİTEM görevlisinin bulunduğunu iddia etti.

JİTEM görevlilerin salonda bulunması sanıklar üzerinde baskı oluşturduğunu öne süren Öz, bu durumun aynı zamanda söz konusu kişilerin mahkemeye güvenmediğinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.

42 yıllık hukukçu olduğunu ifade eden Öz, bu kadar baskı altında yürütülen bir dava görmediğini ileri sürerek, duruşma aralarında JİTEM görevlilerin sanıklarla görüşerek nasıl ifade bulunmaları gerektiği konusunda talimatlar verdiğini kaydetti.

Duruşma salonunda kimlerin alınması konusunda duruşma tensip tutanağında belli olduğunu aktaran Avukat Öz, sağlıklı bir yargılamanın yapılabilmesi için JİTEM görevlilerin salondan çıkarılmasını istedi.

Mahkeme başkanı salonda JİTEM görevlisinin olup olmadığını sorunca bir ses çıkmadı. Sanık avukatlarının itirazı ile JİTEM görevlilerin salonda bulunması ile duruşmaya geçildi.

Mahkeme Başkanı İlhan Kaya ve müdahil avukatlarının sorularını cevaplandıran Veysel Ateş, Hakkari'de yaşanan patlamalarla ilgisinin bulunmadığını söyledi.

Ateş, kendisinin cezaevinde bulunduğu süre içerisinde Hakkari merkez'de 3 ve Çukurca'da 2 patlamanın meydana geldiğini kaydederek, bu durum patlamaların örgüt tarafından yapıldığının bir göstergesi olduğunu savundu.

Müdahil Avukatların Bahri Belen'in kendisinin ne gibi görevler verildiğini ve terör örgütü ile ilgili olarak verilen tüm görevlerin yapıp yapmayacağı sorusuna Ateş, "PKK terör örgütü ile Allah nasip ederse bundan sonra da devam edeceğim. PKK'nın sadece dağ kadrosu ile mücadele ederim. Silahlı dağ kadrolu örgüt mensubunu gözümü kırpmadan vururum. Ancak ben sadece haber elemanı olarak çalışıyorum." diye konuştu.

Müdahil avukatların Selçuk Kozağaçlı'nın Ateş'in bu ifadesinin tutanaklara geçmesini isteyince Ateş, Kozağaçlı'ya dönerek, "Yoksa ağabeylerimi sen mi vurdun. Kim vurduğunu tespit edersem vururum. PKK ile birbirimizi yıllardan beri vuruyoruz." şeklinde cevap verdi.

Seferi Yılmaz'ı daha önce hiç tanımadığını ve kendisi ile ilgili olarak istihbari bilgi toplamadığını anlatan Ateş, bir soru üzerine PKK hükümlüsü olarak cezaevinde bulunduğu süre içerisinde hakim kararı ile çıkarılarak güvenlik güçleri operasyonlara katılıp katılmadığını konusunu ise hatırlayamadığını söyledi.

"ALTINDA İMZAM OLMAYAN İFADELERİ KABUL ETMİYORUM"

Sorgulama sırasında müdahil avukatı Selçuk Kozanoğlu, Şemdinli Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Himmet Özdemir'in soruşturma sırasında savcılığa verdiği ifadede, herhangi bir baskı olmadan Veysel Ateş'in verdiği ifadenin yalan ve yanlış olduğunu kaydetti.

Kozanoğlu, tekrar ifade vermek istediği şeklinde beyanlarının olduğunu hatırlatarak burada tekrar ifadesinin alındığını söyledi.

Ateş ise bunun yalan ve yanlış olduğunu öne sürerek, altında imzası olmayan ifadeleri kabul etmediğini vurguladı.


Sanık avukatları ise aynı polis memurunun daha sonra Yüksekova Asliye Hukuk Hakimliği aracılığı ile verdiği yazılı beyanda Van Cumhuriyet Savcılığı'na tanık sıfatı verdiği ifadesini kabul etmediğini, sözkonusu yazılı ifadesini okuyarak mahkemeye sundu.

Sanık avukatları polis memuru Himmet Özdemir'in verdiği yazılı ifadede, "Tanık sıfatı olarak ifade verirken üzerimdeki psikolojik baskıdan dolayı sanık gibi sorgulandım. Savcının söylemek istediği şeyleri söyledim. Baskıdan dolayı bocalama yaşadım. İfademi okumadan imzaladım. Bu ifadeyi kabul etmiyorum. Veysel Ateş, ifadesini almadık. Susma hakkını imzaladım" söylediği belirtildi.

Müdahil avukatlarından Ergin Cirmen, bir polis memurunun savcılık ifadesinde baskı altında tutularak ifadesinin alınmasının mümkün olmadığını dile getirerek, polis memurunun yukarıdan gelen emirler doğrultusunda ifadesini değiştirdiğini öne sürdü.

Müdahil avukatları Veysel Ateş'in ifadesinde 7 Kasım 2005 günü Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile birlikte sabah 08:00 gibi Hakkari'den çıkarak 11:30 gibi Şemdinli'ye vardıkları belirtiliyor. Şemdinli'den 2 saat kaldıktan sonra Hakkari'ye döndükleri kaydediliyor. Ancak söz konusu kişilerin telefon takiplerinde telefon sinyallerine göre 11:30'da Şemdinli'de oldukları en son saat 14:00 gibi Şemdinli'de bir telefon görüşmesi yaptıkları anlaşılıyor.

Müdahil avukatları, aynı kişilerin saat 15:00 ve 16:00 Yüksekova'da telefonlarının sinyal verdiği ve telefon sinyallerine göre 18:46'da bu kez Şemdinli'de telefonlarının sinyal verdiğini söyleyerek, sanığın ifadesinin aksine Yüksekova'dan tekrar Şemdinli'ye döndükleri anlaşıldığını vurguladı. Ateş ise bunun kabul etmeyerek, Şemdinli'de 2 saat kaldıktan sonra Yüksekova üzerinden direk Hakkari'ye gittiklerini kaydederek, merkeze vardıklarında daha akşam olmadığını ifade etti.

Başkan İlhan Kaya, üyeler Muharrem Ballı ve Ferhat Erbaş ile savcı Metin Dikeç tarafından yürütülen duruşmaya sanıkları 4 avukat, müdahilleri ile 40 kadar avukat savunuyor.

Duruşmayı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu Başkanı AK Parti Nevşehir Milletvekili Mehmet Elkatmış, Başkanvekili Diyarbakır CHP Milletvekili Mesut Değer, CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan ve CHP Van Milletvekili Mehmet Kartal ile İngiltere Büyükelçiliğinde 2. katip siyasi işlerden sorumlu Chrise Bradley gözlemci sıfatı ile takip etti. Duruşmada 15 kadar Jandarma İstihbaratında görevli askerler de izledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious