Şemdinli sanıkları 39 yıl 5'er ay hapis cezası aldı (2)

  • Giriş : 19.06.2006 / 00:00:00

Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden Şemdinli davasında yargılanan Başçavuş Ali Kaya ile Astsubay Özcan İldeniz'e 39 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezası çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanan sanıklar astsubaylar Ali Kaya, Özcan İldeniz'e Savcı Metin Dikeç'in esasa ilişkin mütalaasından değiştirdiği suç vasıfları üzerinden karar cıktı. Sanık Veysel Ateş için de avukatı mazeret bildirerek davaya katılmadığı ve savunmasını yapmadığı için dosyadan tefrik edilerek 3 Ağustos'a ertelendi.

Duruşmada mahkeme heyeti, sanıklar Ali Kaya ve Özcan İldeniz hakkında, ''çete kurmak'' suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün, ''Zahir Korkmaz'ı öldürmek'' suçundan 25'er yıl, ''Seferi Yılmaz'ı öldürmeye teşebbüsten'' 12 yıl, ''Metin Korkmaz'ı yaralamaktan'' da 6 ay olmak üzere toplam 39 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verdi. Karar, oy çokluğuyla kabul edildi.

Mahkemede yedek üye Sinan Sivri, sanıkların 302. maddeden (Devletin bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak) suçundan cezalandırılmalarını istedi. Ancak mahkeme heyeti, oy çokluğuyla sanıkların savcı Metin Dikeç'in hazırladığı mütalaada yer alan, ''Adam öldürmek, çete kurmak, adam öldürmeye teşebbüs etmek ve adam yaralamaya teşebbüs etmek' suçlarından cezalandırılmalarını kararlaştırdı.

Sanıklar, Yeni Ceza İnfaz Yasası'na göre aldıkları cezanın üçte ikisini çekecekler. Yargıtay yolu açık olan kararın üst mahkeme tarafından onaylanması halinde sanık astsubaylar 26 yıl hapis yatacak.

Müdahil avukatlardan ve Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu, mahkeme çıkışında müdahil avukatları adına açıklama yaparak, sanıkların zaten kamu vicdanında ceza aldıklarını bunun mahkeme kararı ile onaylandığını söyledi. Tanrıkulu, bu kararı adalet bakımından önemli olarak gördüklerini ifade ederek, aynı zamanda bu davanın sanıklarının 3 kişi ile sınırlı olmadığını söyledi. Müdahil avukatları ve insan hakları savunucuları olarak bundan sonra, sanıkların arkasındaki diğer örgütlü gücü ortaya çıkarmak için çaba göstereceklerini vurgulayan Tanrıkulu, başta Şemdinli halkı olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

Tanrıkulu, müdahil taraf olarak sanıkların iddianamede belirtilen 'Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmak' (TCK'nın 302. maddesi) suçundan cezalandırılması için kararı temyiz edeceklerini söyledi.

Karardan sonra Van Adalet Sarayı önünde güvenlik önlemleri artırıldı. İlk olarak müdahil avukatları grup halinde çıktı. Yüzleri gülen müdahil avukatlarının yanı sıra bombaların hedefi olan Seferi Yılmaz, bu kararın Türkiye'deki çetelere örnek olmasını istedi.

Duruşmayı izleyen CHP Hakkari Milletvekilli Esat Canan ise kararı olumlu bulduğunu belirterek, bu kararın kamu görevlilerine ders olmasını ve görevlerini yerine getirirken daha hassas olmalarını istedi.

Sanık avukatları ise Adliye kapısı yerine arka kapıdan çıkarak basına açıklama yapmadı. Sanık avukatları karara itiraz ederek, kararın bozulması ve davanın yeniden görülmesi için Yargıtay'a temyiz edecek.

OLAYIN GELİŞİMİ

Şemdinli'de 9 Kasım 2005'te eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'ne 2 bomba atılmış, kitabevinde bulunan Mehmet Zahir Korkmaz hayatını kaybetmişti. Olayda Seferi Yılmaz sağ olarak kurtulurken, Metin Korkmaz ise yaralanmıştı. Bombayı attığı öne sürülen PKK itirafçısı Veysel Ateş ile astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ve kendilerine ait araç, bir grup tarafından abluka altına alınarak zanlılar tartaklanmış ve güvenlik güçlerine teslim edilmişti.

Olayın meydana geldiği gün otomobilde keşif yapan Şemdinli Cumhuriyet Savcısı Harun Ayık, CHP Hakkari Milletvekili Esat Canan'ın üzerine de ateş açılmış, Ali Yılmaz isimli vatandaş hayatını kaybetmişti. Ateş açtığı belirtilen uzman çavuş Tanju Çavuş tutuklanmıştı.

Astsubaylara ait aracın bagajında üç kalaşnikof, 2 adet el bombası, istihbarat dosyaları, Şemdinli ve Hakkari'nin bazı yerlerinin krokileri ve isim listeleri bulunmuş ve Seferi Yılmaz'ın ismi kırmızı kalemle çizildiği belirtilmişti.

Olayın zanlılarından PKK itirafçısı Veysel Ateş tutuklanırken astsubaylar ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Bu olaylardan sonra Şemdinli halkı 1 hafta kepenk kapatma eylemi yapmış, olaylar Hakkari ve Yüksekova'ya sıçramıştı. Yüksekova'daki güvenlik güçleriyle göstericiler arasında yaşanan çatışmada üç kişi hayatını kaybetmişti.

Olayın soruşturması Van Cumhuriyet savcısı Ferhat Sarıkaya'ya verildi. Sarıkaya yaklaşık 4 aylık süre içinde yaptığı soruşturma sonunda 124 sayfalık bir iddianame hazırlayarak sanıkların devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan yargılanmasını istedi. Sarıkaya, iddianamesinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve üst düzey komutanları suçlamıştı.

İddianamede Büyükanıt'ın suçlanması büyük tartışma oluşturdu. İlk 3 gün sessiz kalan Genelkurmay Başkanlığı, yaptığı yazılı açıklamada Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'yı 'yetkisini aşmakla' suçladı. Ayrıca Sarıkaya hakkında Adalet Bakanlığı'na hakkında görevi kötüye kullanmaktan dolayı suç duyurusunda bulundu

Gelen tepkiler üzerine Adalet Bakanlığı Van'a 2 müfettiş görevlendirerek Savcı hakkında inceleme yaptı. Müfettişler Van'da yaptıkları inceleme sonucunda savcının kötü bir niyet taşımadığını ve görevini yapmaya çalıştığını belirterek, Büyükanıt'ın isminin iddianameye alındığı için kendisine 'Uyarı cezası' verilmesini talep etti. Rapor, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na gönderildi. Kurul, savcıya en yüksek ceza olan 'meslekten ihraç' cezasını verdi. Savcı. kararın tekrar görüşülmesini talep etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious