Şener: AB sürecini yakından izliyoruz

  • Giriş : 05.02.2007 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Hükümet'in Avrupa Birliği sürecini yakından izlediğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Şener, Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yurt dışında olması dolayısıyla, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakanlık Merkez Bina'da açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Merkezi finans ve ihale biriminin, AB fonlarının hibelerinin operasyonel anlamda yönetimini üstlenen bir kuruluş olduğunu belirten Şener, bu kuruluşun bir kuruluş kanununa ihtiyacı olduğunu ve bu ihtiyacı karşılamak amacıyla hazırlanan kanun tasarısının imzaya açıldığını söyledi.
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü İş Konseyi Uluslararası Sekreteryasının Türkiye'de yararlanacağı ayrıcalıklar ve kolaylıklara dair kanun tasarısının da imzaya açıldığını belirten Şener, tasarıyla Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü İş Konseyi'ne tüzel kişilik verildiğini ve buna bağlı esasların düzenlendiğini söyledi.
İmzaya açılan üçüncü kanun tasarının, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Kalkınma Bankası arasındaki merkez anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı olduğunu belirten Şener, Dopingle Mücadele Kanun Tasarısı'nın da imzaya açılan diğer bir kanun tasarısı olduğunu kaydetti. Şener, bu kanun tasarısıyla ilgili şu bilgileri verdi:
''Son zamanlarda bazı sporcuların doping kullanımıyla ilgili konular gündeme fazla gelmekte. Bunun da ötesinde bazı uluslararası müsabakalarda sorunlar çıkarmaktadır. Bu bağlantıda yapılan çalışma sonrasında doping kullanımının önlenmesi maksadıyla böyle bir kanun tasarısı hazırlanmıştır ve bugün imzaya açılmıştır.'' Şener, 1936 yılında yürürlüğü giren Çeltik Ekimiyle ilgili kanunun günün ihtiyaçlarını karşılayamaması nedeniyle yeniden düzenlendiğini ve hazırlanan söz konusu kanunun da bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında imzaya açıldığını söyledi. Şener, ayrıca Türk Akreditasyon Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın da imzaya açıldığını bildirdi.

AB SÜRECİ ÇALIŞMALARI

Devlet Bakanı Başmüzakereci Ali Babacan'ın Bakanlar Kurulu toplantısında AB'ne katılım süreci çalışmaları hakkında bir sunum yaptığını da ifade eden Şener, ''Hükümetimiz AB sürecini yakından izlemektedir. Bakanlar Kurulunda her hafta gelişmeler hakkında bilgi alınmaktadır'' dedi.
Babacan'ın son gelişmeler doğrultusunda Bakanlar Kurulu üyelerini bilgi verdiğini ifade eden Şener, şunları kaydetti:
''AB ile Türkiye ilişkilerinde tarama süreci tamamlanmıştır. Bilim ve araştırma faslı geçici olarak kapanan bir fasıl olarak yerini almıştır. Bunun dışında tarama sonu raporu konseyde onaylanan ve resmen bildirilen açış kriterlerine sahip başlık sayısı ise 8 adettir. Bu başlıklardan 4'ü müzakere pozisyon belgesi daveti almıştır. İkisi ise müzakere pozisyon belgesi sunulan fasıllardır. Böylece tüm fasıllarla bağlantılı olarak ilgili bakanlık ve ilgili kurumlar konuyu takip etmektedirler. AB süreciyle ilgili çalışmalar devam etmektedir.''

BAKANLAR KURULU YETKİLERİNİN DEVRİ

Şener, toplantıda, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer tarafından Bakanlar Kurulu yetkilerinin devri çalışmaları hakkında da sunum yapıldığını bildirdi.
Hükümetin kırtasiyeciliği azaltmak, işlemlerin uzaması önlemek amacıyla değişik çalışmalar yaptığını belirten Şener, şöyle konuştu:
''Başbakanlığın daha etkili bir kuruma dönüşmesi maksadıyla daha önce Başbakanlığa bağlı bazı kurumlar diğer icracı bakanlıklara bağlanmıştı. Çıkarılan değişik kanun tasarı ve teklifleriyle de daha önce Bakanlar Kurulu gündemine gelen, Bakanlar Kurulu onayıyla yürürlüğü giren pek çok konu Bakanlar Kurulu onayından çıkarılmış, daha pratik esaslara bağlanmıştı. Ancak bu şuana kadar geldiğimiz nokta olumlu olmakla birlikte bu sürecin tamamlanması ve devam ettirilmesi gerektiğine duyduğumuz inanç devam etmektedir.'' Şener, Bakanlar Kuruluna en sık gelen konuların başında kamu görevlilerinin yurt dışı seyahatlerine ilişkin onaylar ve uluslararası anlaşmaları imzalama yetkisi olduğunu belirterek, bu iki konuya ilişkin kararnamelerin yıllık ortalama sayısının 700 olduğunu da belirtti. Şener, ''Bunların sürekli Bakanlar Kuruluna gelmesi devam etmeli mi etmemeli mi? bu konuda ve bununla bağlantılı pek çok konuda ayrıntılı sunuş yapılmıştır'' dedi.
Şener, bu sunuşun da Bakanlar Kurulu üyelerince yorumlandığını ve olgunlaşmasına ihtiyaç olduğu kanaatine varıldığını söyledi.

PETROL KAÇAKÇILIĞIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR

Bakanlar Kurulu'nun son gündem maddesinin de petrol kaçakçılığının önlenmesine ilişkin çalışmalar konusundaki sunum olduğun belirten Şener, şöyle devam etti:
''1 Mayıs 2006 tarihli Başbakanlık genelgesiyle bir eylem planı yürürlüğe konulmuştu. Bu eylem planı Akaryakıt Kaçakçılığıyla Mücadele Eylem Planı'dır. Bu plan çerçevesinde 9 bakan ve Başbakanlık Müsteşarı'ndan oluşan Petrol Kaçakçılığıyla Mücadele Kurulu oluşturulmuştu. Başkanlığı tarafımdan yürütülmekteydi. Ayrıca ilgili bakanlık ve kamu kurumları bünyesinde müsteşar yardımcısı düzeyinde birinin başkanlığında ayrı ayrı komisyonlar kurulmuştu. Ve bu komisyon başkanlarından oluşan bir de koordinasyon komisyonu oluşturulmuş, bunun başkanlığı da tarafımdan yürütülmekteydi. Bu 1 Mayıs 2006 tarihli Başbakanlık genelgesi gereği belli aralıklarla Bakanlar Kuruluna petrol kaçakçılığıyla ilgili mücadelede yapılanlar ve gelinen noktalar sunulacağı için buna istinaden bugün de konuyla ilgili geldiğimiz noktayla ilgili ayrıntılı bilgi sunumu yapılmıştır. Ve değerlendirilmiştir'' Şener, Bakanlar Kurulunda son gelişmelerle bağlantılı genel bir değerlendirmenin de yapıldığını söyledi.

"301. MADDE BİRÇOK AVRUPA BİRLİĞİ ÜYESİ ÜLKELERDEKİ CEZA YASALARINDA DA MEVCUT"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, TCK'nın 301. maddesi ile ilgili tartışmaların çağdaş standartlara uygun yorum yapılmasıyla çözümlenebileceğini kaydederek, "Ama bununla birlikte atılması gereken adımlar varsa bunların atılabileceğini ifade ediyoruz" dedi.
Abdüllatif Şener, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamadan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Şener, TCK'nın 301. maddesi ile ilgili olarak, sivil toplum örgütlerinin talepleri ve hükümetin bu konuda bir adım atıp atmayacağı ile ilgili soruya şu yanıtı verdi:
"Hükümetimize bu konuda gelmiş bir öneri mevcut değildir. Ancak 301. madde bağlamında acaba bir değişikliğe ihtiyaç var mı, yok mu? tartışmaları devam etmektedir. Bu konuyla ilgili Hükümetimizin kesin açıklamış olduğu bir durum mevcut değildir. Ancak tüm bunların ardından şunu söyleyebiliriz; Her şeyden önce algılamaların, değerlendirmelerin ve bakışın basın olarak, sivil toplum örgütleri olarak, siyasiler olarak başta yargı kurumları olmak üzere, anayasal kurumlar olarak iyi oluşturulmasına ihtiyaç duyulduğu kanaati vardır.
Bildiğiniz gibi 301. madde mevcut şekliyle birçok Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki ceza yasalarında da mevcuttur. Tartışmanın odak noktasındaysa bu yasa AB ülkelerinin bazılarında mevcutsa onlarda dava açılmıyor, ceza verilmiyor, bizde dava açılıyor ceza veriliyor. Peki ne yapmalıyız? Sorusuna cevap aramalıyız.
Böyle bir noktada anlayışların, bu yasa hükümlerinin çağdaş standartlarda kabullenmesiyle aslında çözülebilir. Yasa metinlerine bakış açımızın, yorumlama biçimimizin çağdaş standartlara uygun hale dönüşmesiyle sorun haline getirilen ilk nokta çözümlenebilir, sorun olmaktan çıkabilir. Asıl çözümün burada olduğunu düşünüyoruz. Ama bununla birlikte atılması gereken adımlar varsa bunların atılabileceğini ifade ediyoruz.
Sivil toplum kuruluşlarının kendi aralarında mutabakat sağlayıp sağlamadıkları veya mutabakat sağladılarsa bir metin oluşturup oluşturmadıkları konusunda bize intikal etmiş bir durum yok."

"YENİ BİR YORUMA, DEĞERLENDİRMEYE GİRMEYECEĞİM"

Şener, gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından meydana gelen gelişmeler ve bazı kurumlar arasındaki değerlendirmelerle ilgili olarak sorulan soruyu şöyle yanıtladı:
"Bu konu başlı başına Bakanlar Kurulunda ele alınmış bir konu değildir ama bir değerlendirme yapılmıştır. Bildiğimiz gibi konu yargıya intikal etmiştir. Yargıya intikal etmiş bir konularda da çok fazla açıklama, yorum, değerlendirme yapmak bizim hukuk sistemimizde pek doğal karşılanmayan bir husustur. Bu bakımdan yeni bir yoruma, değerlendirmeye girmeyeceğim." Şener, "Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesinden sonra, son iki haftada tribünlere kadar yansıyan şiddet söz konusu. Bu konuda Bakanlar Kurulu'nda bir değerlendirme yapıldı mı?" sorusuna, "Konu genel olarak değerlendirilmiştir. Ama özel bir gündem maddesi olarak tüm boyutlarıyla detaylı bir şekilde ele alınmamıştır" yanıtını verdi.
Abdüllatif Şener, akaryakıt kaçaklığına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta da "Biz mevcut düzenin kaçakçılığa elverişli yapısını ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Namuslu, dürüst vatandaşlarımızın kazanacağı, yasaları ihlal eden, kayıt dışı çalışanların da kaybedeceği bir hukuki düzeni yerleştirmeye çalışıyoruz. Bu konuda önemli adımlar atılmıştır. İlgili yasa Meclis'ten geçmiştir. İlgili teknik düzenlemeler yapılmıştır. Tüm bunlar yürürlüğe girdikten sonra ben Türkiye'de akaryakıt kaçakçılığının asgari düzeye ineceğini düşünüyorum" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious