Serdar Turgut: Türban meselesi aslında çözüldü

Serdar Turgut: Türban meselesi aslında çözüldü.11165
  • Giriş : 08.07.2008 / 20:05:00
  • Güncelleme : 08.07.2008 / 18:54:54

Serdar Turgut: Türban meselesi hiç beklemediğimiz noktada aniden çözülmüş durumda.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Serdar Turgut'un köşe yazısından bir kesit

Hani vardır ya kafanızda bir yazı oluşturursunuz günlerce saklarsınız onu beyninizin bir köşesinde, şarap gibi saklandıkça daha da güzelleşeceğini düşünürsünüz yazının, sonra bir sabah gazeteleri karıştırırken o yazının başkası tarafından yazılmış olduğunu görürsünüz. Ondan sonra gelsin öfke ve fikri harcamış olmanızdan gelen dövünme hissi.

Dün Ahmet Hakan’ın yazısını okuyunca böyle hissettim ama başka bir yazarda konu çıktı diye yazımı geri çekme adetinden vazgeçmek istiyorum. Bu yaygın adetin hiç kimseye bir yararı da yok bence. Neyse hayır demiyeceğini bile bile, sadece kendi içimi rahatlatmak için Ahmet Hakan’ı aradım sabah sabah. ‘Yazmış olduğun konuya ben de değineceğim haberin olsun’ dedim. İçimi böylece rahatlattıktan sonra benim için çok önemli olan konuya girmek için karşınızdayım.

Türkiye’de türban meselesi hiç beklemediğimiz noktada aniden çözülmüş durumda. Müjdeler olsun yıllardır süren, gereksiz enerji tüketen kavga da sonunda bitecek galiba.

Türban, sadece konulan anlamsız yasaklarla sorun haline gelmiyordu. Asıl sorun kafalardaydı, türban ideolojik bir sorundu. Yasakları kolay kaldırırsınız ama kafaları değiştirmek çok daha zordur. Toplumun bir kesimi türbanlı kadınlara ezilmiş, hakları elinden alınmış, kocalarının hakimiyetinde olan insanlar gibi bakıyorlardı. Türbanlılar ise açık olan kadınlara ahlaki açıdan sorunlu ve ahlak çürümesi yaşamakta olan insanlar gibi yaklaşmaktaydılar. Bu sıradan insanların yani art niyet taşımayan insanların bilinçaltlarında olan bir düşünce biçimiydi. Gayet tabii ki türbanı siyasi bir üniforma olarak görenler de var. Buna karşılık türbana saldırmayı hayat tarzı haline getirmişler de tabii ki var ama bizi bunlar alakadar etmiyor. Sesleri bazen yüksek çıkan bu iki kesim halkın yaşamını belirleyici değil. Halk bilinçaltındaki görüşlerle yaşayıp gidiyor ve soruna makul, kimseyi rencide etmeyecek bir çözüm yolu istiyor.

Bunu dün mezara kaldırdığımız Hasan Doğan başardı. Onun yaşamındaki en büyük başarısı Türk Milli Takımı’nın galibiyetleri filan değildi, onun ve ailesinin Türkiye’deki türban sorununun çözümü yolunda büyük bir yol açmasıydı.

Hepimizi etkileyen görüntüleri hatırlayın Milli Takımımızın her başarısında mutluluktan havalara uçan türbanlı eşinin kocasına her sarılışı ve onun da yanındaki devlet büyüklerine sırtını dönüp o kucaklamaya cevap verişi. O görüntü türbanlı kadınlara yönelik bilinçaltlarda var olan önyargıları birden yıkıverdi. Türbanlıların başı açıklara yönelik bilinçaltındaki önyargılarını yine Doğan Ailesi yıkıverdi. Çünkü gördük ki birbirlerine aşkla, coşkuyla sarılan o çiftin kızlarının da başı açıktı.

İşte buyurun bakalım. Yıllardır içimizi kemiren sorun çözülüverdi işte.

Ekranlarda Hasan Doğan’ın karısına sarılmak için yanındaki devlet büyüklerine arkasını döndüğü görüntüler, sanki sorunun çözümü sizde değil burada hayatın içinde der gibiydi.

Hasan Doğan işte bu yüzden bir kahraman benim için. Kafamdaki yazıyı bu kadar geç yazmasaydım keşke o da okuyabilseydi bunları

AKŞAM

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*