Serdengeçti, 7 çalkantı yaşadık

  • Giriş : 28.07.2006 / 00:00:00

Merkez Bankası eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, son yaşanan ekonomik dalgalanmada önemli rol oynadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TOBB ve Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından düzenlenen 'Güncel Ekonomik ve Siyasi Gelişmeler' konulu panele, emekli büyükelçi Gündüz Aktan ve eski Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Süreyya Serdengeçti, 30 yıl süren kronik enflasyon ortamında kavramların karıştığını , bu nedenle en ufak çalkantının kriz gibi algılandığını dile getirdi. Dalgalı kur rejimine geçildiği 2001 yılından bu yana Türkiye'nin 7 ekonomik çalkantı yaşadığını ifade eden Süreyya Serdengeçti, "Ekonomide eski alışkanlıkları bir tarafa bırakalım. Ekonomi, döviz, faiz, borsa dar üçgeniyle sınırlı değil" diye konuştu.

Merkez Bankası'nın öncelikli hedefinin faizleri kontrol etmek olduğunu, döviz kurunu ayarlamanın Merkez Bankası'nın asıl işi olmadığını belirten Serdengeçti, "Tüm ekonomik sorunları çözecek sihirli bir kur rejimi formülü yoktur. Ekonomik politikalar doğru değilse, uygulanan kur rejimi sorunları çözemez" diye konuştu. Döviz kurunun artmasının birlikte cari açık sorununun çözümüne katkı sağlayabileceğini vurgulayan Serdengeçti, cari açığı kapatmanın tek yolunun kur rejimi olmadığını kaydetti. Serdengeçti, "Türkiye gibi bir ülkede yatırımlar tasarruflardan fazlaysa, mutlaka cari açık olacaktır. Büyümek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?" şeklinde konuştu.

Türkiye'de sermaye yatırımı oranının azaldığını, buna karşın orta ve uzun vadeli reel yatırımların arttığını ifade eden Süreyya Serdengeçti, Türkiye'deki sıcak paranın tamanının yabancılara ait olmadığını, bu sıcak paranın önemli bir bölümünün 'bal gibi' yerli yatırımcıya ait olduğunu söyledi. Serdengeçti, bu sermayenin 2002 yılından önce yurt dışına çıktığını, ardından tekrar ülkeye giriş yaptığını bildirdi.

Son yaşanan çalkantıda Merkez Bankası'nın piyasaya dolar satmasından sonra ifade edilen "Piyasada likitide fazlası oldu, bu da enflasyonu azdırdı" şeklindeki görüşün gerçeği yansıtmadığına işaret eden Serdengeçti, Türkiye'de 2001 Mart ve Nisan aylarından itibaren bir likitide fazlası bulunduğunu, buna rağmen enflasyonunun aşağı çekildiğini kaydetti. Serdengeçti, "Türk ekonomisinde çok güven ve istikrar ortamı oluştu. Yerli paraya güven arttı ve enflasyon düştü. Şu an Türkiye'de enflasyonu tehdit eden bir iç talep sorunu yok" diye konuştu.

Son çalkantıdan önce Merkez Bankası'nın faiz indirimi kararının eleştirildiğini ancak Merkez Bankası'nın ö dönemin verilerine bakarak doğru karar verdiğini vurgulayan Süreyya Serdengeçti, Merkez Bankası'nın son çalkantıya müdahale için Hazıran ayında yaptığı müdahaleleri doğru bulduğunu söyledi.

Süreyya Serdengeçti, kendisinin görev süresinin dolmasından sonra yeni Merkez Bankası Başkanı'nın atanmasında yaşanan sürecin, son çalkantının yaşanmasında ve çalkantının boyutunda önemli rol oynadığını söyledi. "Atama süreci bu kadar geçikmeseydi daha çok yol alırdık" diyen Serdengeçti, örnek olarak ABD Başkanı'nın görevde olan ve onun yerine atanacak Merkez Bankası Başkanı 3 ay önce basının önüne çıkararak yaptığı atamayı gösterdi. "Bu konuda medeni ülkelerden öğreceğimiz çok şey var" diyen Serdengeçti, AB Merkez Bankası'na atanacak başkanın, bir önceki başkanın seçimiyle birlikte ortaya çıktığını kaydetti. Serdegneçti, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili tartışmaların da çalkantının yaşanmasında etkili olduğunu ifade etti.

AB TÜRKİYE İÇİN KURTARICI DEĞİL

Emekli Büyükelçi Gündüz Aktan ise AB'nin Türkiye için kurtarıcı olmadığını, Türkiye'nin içinde bulunduğu sıkıntılardan ancak kendi kendisini kurtarabileceğini söyledi. Güneydoğu'daki sorunlar ve rejim bunalımının Türkiye'nin iki temel sorunu olduğuna, bu iki sorunun Cumhuriyet tarihi boyunca ülkenin gelişimini engellediğine işaret eden Gündüz Aktan, bu bağlamda yapılması gereken reformların AB üyelik süreciyle ilgisi bulunmadığını kaydetti.

Önümüzdeki sonbaharda AB üyelik sürecinde bazı kesintilerin yaşanabileceğini, genişlemeden sorumlu komiser Olli Rehn'in ifade ettiği tren kazasının yaşanabileceğini belirten Aktan, "Kıbrıs sorunu konusunda tam bir zıtlaşma var. İki taraf da ısrarından vazgeçmiyor. Sorun şu an itibariyle çözülecek gibi görünmüyor. Kıbrıs konusu üyelik sürecinde sorun olmaya devam edecektir" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious