Sertifikalı Sahtekarlık Denetçiliği mesleği

Sertifikalı Sahtekarlık Denetçiliği mesleği.13243
  • Giriş : 28.10.2008 / 11:21:00

Ekonomik krizde şirketlerin yöneldiği mali tedbirler, Türkiye'de yeni bir meslek yarattı. Sertifikalı Sahtekarlık Denetçileri mesleğini seçenler hızla artıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sertifikalı Sahtekârlık Denetçileri adı verilen yeni mesleği seçenlerin sayısı 10 ayda 172'ye çıktı. Yeni mesleğin görev alanları 'yolsuzluktan korunma, yolsuzluğun bulunması ve cezalandırılması' olarak tanımlanıyor.

Ekonomik kriz, Türkiye'de yeni bir meslek yarattı: Sertifikalı sahtekârlık denetçileri. Dünyada birkaç yıl önce ortaya çıkan ve ekonomik konjonktürle sayıları kısa sürede 45 bine ulaşan sertifikalı sahtekârlık denetçileri, Türkiye'de de aranır hale geldi. 2007 Aralık ayında sadece 2 kişinin yurtdışında aldıkları eğitim ve sertifikanın ardından Türkiye'de de hızla yayılmaya başlayan bu mesleği tercih edenlerin sayısı 10 ayda 172'ye çıktı.
Belli bir eğitimden geçip, bu eğitimin sertifikalandırılmasıyla edinilen "Certified Fraud Examiners" yani "Sertifikalı Sahtekârlık Denetçisi" mesleğini seçen 27 inceleme ve soruşturma uzmanı UluslararasıSoruşturma ve İnceleme Uzmanları Derneği (USİUD) adında bir dernek de kurdu.

Uluslararası şirketler ve yabancı yatırımcıların talebiyle artan ilgi üzerine giderek yaygınlaşan bu meslekte bağımsız çalışan soruşturma uzmanlarının saat ücreti ise 250 dolara kadar çıkabiliyor. Soruşturma ve inceleme uzmanları şirket bünyesinde istihdam edilebildiği gibi, dışarıdan danışmanlık da yapabiliyor. Bu mesleğe yönelenler arasında avukatlar, mali müşavirler, emekli emniyet müdürleri hatta adli tıp uzmanları bile bulunuyor.

Büyüyen ekonomi ile yükselişe geçti

Mesleğin tanınırlığını artırmak amacıyla kurulan derneğin başkanı eski bir bankacı olan Haşim Işık, Ata Holding'in denetçisi. Işık, Türk firmalarının yeni yeni tanışmaya başladığı yeni mesleğin görev alanlarını "yolsuzluktan korunma, yolsuzluğun bulunması, önlenmesi, incelenmesi ve cezalandırılması" olarak tanımlıyor.

"Yüklü miktarda kayıplarla karşılaşmak istemeyen şirketlerin şirketiçi sahtekârlıklarla baş edebilmeleri için yeni bir mesleki disiplin oluştu" diyen Işık, şöyle devam ediyor: "Önceleri firmaların kendi iç denetimleri ile çözmeye çalıştıkları yolsuzluk sorunu, bugün bağımsız yolsuzluk soruşturma inceleme uzmanları aracılığıyla çözülmeye çalışılıyor. Türkiye'de de bu meslek gerek son birkaç yılda büyüyen ekonomi gerekse kriz ortamında şirketlerin girdiği tedbir arayışlarıyla birlikte yükselişe geçti."

Işık, inceleme ve soruşturma uzmanı olarak çalışanlar arasında emekli emniyet müdürleri, kamu ve banka müfettişleri, bakanlıklarda görevli iç denetçiler, reel sektördeki risk yöneticileri, iç denetim uzmanları, avukatlar, mali müşavirler, özel güvenlik şirketlerinden uzmanlar, hatta adli tıptan görevlileri bulunduğunu söylüyor.

Yapılan global araştırmalara göre her bir şirketin suiistimaller ve iç sahtekârlıklar nedeniyle yüzde 0,5 ile 5,5 arasında maddi kayıp yaşadığına işaret eden Işık, istatistiklere göre yüzde 5,5 maddi zarara uğrayan bir şirketin ise 3 yıl içinde battığını vurguluyor. Şirketlerin böyle bir uzman istihdam ettiklerinde en azından büyük boyutlu kayıpların önüne geçebileceğini belirten Işık, "Kâr marjının yüksek olduğu, enflasyonist dönemlerde bu kayıplar absorbe edilebiliyordu. Ancak hem enflasyonun yüzde 10'lara düştüğü hem de krizin kapıda olduğu böyle bir dönemde yaşanacak yüzde 3-4'lük kayıplar bile şirketin batması anlamına gelebilir" diyor.

Gelişmiş ekonomilerde suiistimaller çok fazla

Türkiye'nin bu alanda sertifikalı ilk 2 uzmanından biri olan Işık, dünyadaki trende paralel olarak Türkiye'deki finans sektörü başta olmak üzere bazı kurumların iç denetim ve soruşturma faaliyetlerini departmanlar bazında ayrıştırdığını da belirterek şunları söylüyor: "Bu meslek gelişmiş ülkelerden çıktı.

Nedeni gelişmiş ekonomilerde suiistimallerin boyutlarının da çok yüksek olması. Bu ülkelerde şirketlerin ekonomik büyüklükleri de devasa boyutlarda olduğu için suiistimale konu olan miktarın boyutları da çok yüksek oluyor. Şirketler yüklü miktarda kayıplarla karşılaşmak istemediği için, şirketiçi sahtekârlıklarla bu şekilde mücadele yoluna gidiyor. Türkiye'de de bu meslek gerek son birkaç yılda büyüyen ekonomi gerekse kriz ortamında şirketlerin girdiği tedbir arayışlarıyla birlikte yükselişe geçecek."

Özellikle yabancı yatırımcıların talebi nedeniyle bu mesleğin Türkiye'de önünün açık olduğunu söyleyen Işık, "Türkiye'ye 100 milyon dolarlık yatırım yapan yabancı yatırımcı, şirkette ne olduğunu bağımsız bir üçüncü göz tarafından takip etmek istiyor" diye devam ediyor. Işık, şu anda Türkiye'de bu mesleği icra etmeye başlayanların aslında zaten başka alanlarda uzman olup, bunun üzerine suiistimal inceleme meziyetini kazanan kişiler olduğunu da ifade ediyor.

REFERANS

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*