Sezer bir de işadamlarına kulak vermeli

  • Giriş : 17.04.2006 / 00:00:00

Şubat 2001 krizinde masanın ‘Anayasa kitapçığı fırlatan tarafı'nda yer alan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki sözleriyle yeni bir gerilimin müsebbibi oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Akyol'un dünkü yazısında geçen şu satırlar MÜSİAD Genel Kurulu'ndaki mesajlarla bire bir örtüştü: “Sayın Sezer biraz Çankaya'dan çıkıp toplumun içine girse, Türkiye'de özellikle son çeyrek yüzyılda hızlanan ‘toplumsal sekülerleşme' hakkında araştırma yapan sosyal bilimcileri biraz dinlese, bu kadar kaygılı olmayacaktır. O zaman toplumu bu kadar kutuplaştırmayacağı gibi hükümeti uyarmada da daha etkili olabilecektir. Ama ‘inançları' buna engel oluyor.”

İstanbul Cevahir Oteli'ndeki genel kurul, iş ve siyaset dünyasının önde gelen isimlerini buluştururken, davetliler Kutlu Doğum Haftası'nın estirdiği ılık rüzgârlar sayesinde kısa süreliğine de olsa güncel tartışmalardan uzaklaşma fırsatını yakaladı. MÜSİAD'ın M'sinden hareketle millet, medeniyet ve Hazreti Muhammed'i (sas) anlatan tanıtım filmini seyreden genel kurul üyelerinin hissiyatı zaman zaman gözyaşlarına da yansıdı. Kürsüye önce, iki yıldır MÜSİAD'ın kaptanlığını yapan Dr. Ömer Bolat geldi. Ekonomide elde edilen başarının devamının siyasi istikrara bağlı olduğunu vurgularken, irtica tartışmalarının sosyal ahenge zarar verdiğini dile getirdiği esnada salonda alkış tufanı koptu. Şu cümleleri, Cumhurbaşkanı'ndan gelen açıklamanın gönüllerde nasıl bir burukluğa yol açtığını özetler gibiydi: “Eğitim-liyakat ve tecrübe itibarıyla eksiği olmayıp, fazlası olan, hatta performansları ile de fark atan bu ülkenin altın çocuklarını vehimlerle, niyet okuyuculuğu ile ya da içtiği içecek türü veya eşinin giyimi ile sorgulamak-hırpalamak, onları veto etmek sadece ülkemize zarar verir. Yüreği vatan ve hizmet sevgisi ile dolu bu insanlar bir şeyi hak ediyorsa o da şeref beratıdır. Unutulmamalı ki, ülkemizin her bir insanı 1. sınıf vatandaştır.” Salondaki alkış sesleri ve heyecan dalgası iş dünyasının son olaylara bakış açısına dair önemli ipuçları verdi. Odalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ilk paketi Meclis'ten geçen Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu için ‘bu bir devrimdir' nitelemesini yaptı. ‘İstikrar bozulmamalı' mesajını yineleyen Başkan, sun'i meseleleri tartışmak yerine Başbakan Tayyip Erdoğan'ın huzurunda ekonomide yapılacak atılımları anlatmayı tercih etti. Başbakan'dan elektrikteki TRT payının kaldırılmasını istedi. Bir uyarısı da işadamlarına yönelikti. Hisarcıklıoğlu, “Küresel rekabet artık acımasız boyutlara geldi. Ortaklık kültürünü yaygınlaştırmalıyız. ‘Küçük olsun benim olsun' anlayışı ile hareket edersek ayakta kalamayız.” ifadelerini kullandı. Divan başkanlığına seçilen İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş da yakalanan rüzgârın Türkiye'yi çok daha iyi noktalara taşıyacağına yürekten inandığını söyledi.

Başbakan Erdoğan da konuşması boyunca enflasyon, işsizlik, faizler ve büyüme gibi başlıklarda Kasım 2002'den Nisan 2006'ya kadar neler yaptıklarını aktardı. İsim vermeden Sezer ve CHP lideri Deniz Baykal'a cevap verdiği bölümlerde konuşma metninin dışına çıktı, ses tonu da sertleşti. ‘Yargıda kadrolaşma var' iddialarına karşılık atamaları yapan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yedi üyesinden beşini Cumhurbaşkanı'nın belirlediğine işaret etti. Erdoğan, atadığı bürokratların özel hayatı hakkında bilgi toplamak için evlerine kadar gidilmesini ise 'nezaketsizlik' diye tanımladı. MÜSİAD'da başkanlık görevini yeniden iki yıllığına üstlenen Bolat, “Yarının Türkiyesi bugünkünden daha iyi olmak zorundadır. Bunu da siyasetten bürokrasiye işçi-işverenden medyaya kadar her kesimin ortak gayretiyle başarabiliriz.” sözleriyle iş dünyasının kriz senaryolarına prim vermeyeceğini yineledi. Herkesin canı gönülden destek vereceği bu sözler, Sezer namına önemli mesajlar içeriyor. Akyol'un ifade ettiği gibi Cumhurbaşkanı biraz da Çankaya'nın dışına çıkma cesaretini gösterebilmeli.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious