Sezer: Şimdi 2 tane 11. Cumhurbaşkanımız olacak gibi

Sezer: Şimdi 2 tane 11. Cumhurbaşkanımız olacak gibi.9630
  • Giriş : 09.09.2007 / 14:56:00
  • Güncelleme : 09.09.2007 / 15:09:00

Sezer :11. Cumhurbaşkanını seçtiğini hatırlatarak, Şimdi 2 tane 11. cumhurbaşkanımız olacak dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, TBMM seçimlerinin yenilendiğini, yenilenen TBMM'nin de 11. cumhurbaşkanını seçtiğini hatırlatarak, ''Şimdi 2 tane 11. cumhurbaşkanımız olacak gibi bir garip çelişki ile karşı karşıyayız'' dedi.
      Sezer, partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, 11 Eylül Salı günü gümrük kapılarında, Cumhurbaşkanı seçimini yeniden düzenleyen Anayasa değişikliklerinin halk oylamasının başlayacağını hatırlattı.21 Ekim'de de tüm Türkiye'de halk oylamasının gerçekleştirileceğini dile getiren Sezer, şunları söyledi:
      ''Süreç devam ediyor. Oysa, 22 Temmuz seçimleri öncesi AK Parti hükümetinin bir intikam ve bir kargaşa yaratmak duygusuyla alelacele hazırladığı bu Anayasa değişiklikleri bir çok yönden çelişkiler, olumsuzluklar ve yanlışlıklar içeriyor. Geçici 19. madde, 11. Cumhurbaşkanı seçimi sürecini halk oylamasından hemen sonra başlatıyor. '40. günde 11. cumhurbaşkanının seçimi yapılacak' diye 19. maddeye yerleştirilmiş. Oysa gelişen süreçte TBMM seçimleri yenilendi. Yenilenen TBMM de 11. cumhurbaşkanını seçti. Şimdi 2 tane 11. cumhurbaşkanımız olacak gibi bir garip çelişki ile karşı karşıyayız. 11 Eylül Salı günü gümrük kapılarında oylamaların başlamasından önce hükümeti ve parlamentoyu uyarmak istedim. Bu çelişkiyi ortadan kaldırın. Oylama başlamadan önce bir günümüz var. İstenirse bir günde soruna çözüm bulunabilir. Bulunmazsa ne olur? Halk oylamasından 'evet' oyu çıkarsa bir kaos, hukuksal, anayasal kaos, bir kargaşa Türkiye'yi bekliyor.''
     
     HALK OYLAMASI SONRASI
      Meclis başkanı ve hükümet hemen harekete geçerse çözüm bulunabileceğini dile getiren Sezer, şöyle dedi:
      ''DSP, hukuku üstün kılacak bir çözüme katkı verir. Bu olmazsa bir kargaşa, bir kaos ortamı yaratılmış olur. Dünyada seçimle işbaşına gelip yaratılan kaos ortamlarından sonra dünyayı kana bulayan, çevresini kana bulayan baskıcı yönetimler görüldü geçmişte. AK Partinin bir baskıcı, dayatmacı anlayışı olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle Türkiye'yi tehlikeli, sıkıntılı günler bekliyor demektir. O nedenle bu uyarı ihtiyacını duydum. Hukuk tanımazlık ortaya çıkacak, bu halk oylamasından sonra... Çelişkiler var o anayasa değişikliklerinde... Hukuk tanımamazlık, baskıyı ve farklı bir yönetim anlayışını ortaya koyma eğilimindeki AK Partinin Türkiye'yi sıkıntıya sokacağı dönemi işaret etmektedir. Bu son derece riskli.'' Türkiye'nin ekonomi, sosyal barış, işsizlik, eğitimin geliştirilmesi gibi bir çok sorunları bulunduğuna işaret eden Sezer, ''Ama Türkiye'yi başka konularla meşgul edip, sıkıntıya sokup, baskıcı yüzlerini ortaya koyma eğiliminde olan bir hükümetle karşı karşıyayız'' dedi.
     
     ANAYASA HAZIRLIKLARI
      Sezer, son dönemde, adına ''sivil anayasa'' denilen anayasa hazırlıklarının da gündemde olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:
      ''Gizli kapaklı birtakım çalışmalar yapıldı. Siparişler verildiği söyleniyor. Hem sivil, hem sipariş nasıl oluyor onu da anlamış değilim. Sipariş ediyorsunuz, duruma göre para da veriyorsunuz, ondan sonra 'bu sivil ve özgürlükçü bir hazırlık olacak' diyorsunuz. Ne hazırlandığı belli değil. Zaman zaman bazı şeyler sızdırılıyor basına. Sanırım, toplum alıştırılmaya çalışılıyor. Kanıksansın bu anayasa değişiklikleriyle ilgili gelişmeler diye düşünülüyor. O arada da Türkiye'yi başka noktalara götürecek küçük maddelerin yerleştirilmesinin hesabı yapılıyor. Örneğin, laiklik yeniden tarif edilmeye kalkılıyor. Laikliğin yeniden tarif edildiğini bir yerde gördük. AK Parti'nin programında ve seçim beyannamesinde... Oysa laikliğin tarifi çok yalın; din ve hükümet işlerinin birbirine karıştırılmaması.'' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Cumhurbaşkanı seçilip yemin etmesinin ardından Meclis'te bir konuşma yaptığını anımsatan Sezer, ''Sayın Gül, orada bir laiklik tarifi yaptı. O laiklik tarifi de tıpatıp, virgülüne kadar AK Parti'nin seçim beyannamesindeki laiklik tarifi... Şimdi onu Anayasa'ya yerleştirmeye çalışıyorlar. Tarafsız kalacağı sözünü veren sayın Gül, ilk konuşmasında, ilk tarifini AK Parti beyannamesinden alarak, çok da tarafsız kalınamayacağını göstermiş oldu ki, bu da kaygılarımızı artıyor'' diye konuştu.
     
     ATATÜRK VE ANAYASA
      Anayasa değişikliklerine ilişkin olarak da Sezer, ''Atatürk'ü, Anayasa'dan çıkartma girişiminde bulunacakları anlaşılıyor. En azından etkisizleştirme girişiminde bulunacakları anlaşılıyor. Atatürk'ü, onun çizgisini, onun ilkelerini, Anayasadan çıkartmak girişiminde bulunabilirler ama başarılı olamazlar. Atatürk'ü ne milletin gönlünden, ne de Anayasadan silebilirler'' dedi.
      Seçimlerde AK Parti'nin aldığı oy oranına da atıfta bulunan Sezer, ''Bir seçimde yüzde 47 oy alarak, 'Ben istediğim her şeyi yaparım, kurucu ilkelerinden de kuruluş amacından da Türkiye'yi saptırırım' diye düşünüyorsa AK Parti yönetimi, yanılıyor. Bir seçimde yüzde 47 oy almak önemlidir. Tebriğe şayandır ama her şey değildir. Ülkenin, toplumun hassasiyetleri vardır'' dedi.
      Sezer, sağduyulu bir muhalefet yaptıklarını da dile getirerek, ''Uyarıyoruz şimdiden. Testi kırılmadan hükümeti, parlamentoyu, başbakanı, cumhurbaşkanını uyarıyoruz: Bir gününüz var, Anayasa'nın halk oylamasından çıkacak kaosu durdurmak için. Vaktiniz var. Sizi göreve davet ediyorum'' diye konuştu.
     
     SORULAR
      Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Zeki Sezer, ''TÜSİAD'ın, 'Diyanet İşleri Başkanlığı transit geçiş merkezi haline geldi' açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?'' şeklindeki soru üzerine de şunları söyledi:
      ''Son derece haklı. 1800 küsur kişi. Ben diyanet işlerinden sorumlu bakanlık yaptım. Benim bakanlığım döneminde bir kişi bile geçmemişti. Bizde olduğu dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı, yaklaşık 12 civarında geçiş olmuştur. Son hükümet döneminde 1800'ün üzerinde insan, Diyanet İşleri Başkanlığından başka yerlere geçiyor. Türkiye'yi nereye götürmek istediklerini uygulamada görmek mümkün. Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan geçişler başta olmak üzere Türkiye'yi adım adım başka bir yere, başka bir noktaya, başka bir yönetime götürmeye çalışıyorlar, artık bu çok net.
      Yüzde 47 oy aldıktan sonra da kendilerine güven iyice gelmiş gözüküyor. Artık iktidar olma durumundayız diye düşünüyorlar ki, 'Bundan önce hükümettik şimdi artık iktidarız, her şey elimizde, istediğimizi yaparız' diyorlar. Hayır, istediğinizi yapamazsınız. Yasalar, Anayasa çerçevesinde ve toplumun hassasiyetleri çerçevesinde hükümet etmek durumundasınız.'' TÜSİAD'ın, hükümet programına ilişkin eleştirilerine de katıldığını ifade eden Sezer, programda üretime, yatırıma dönük, Türkiye'nin önünü açacak hiçbir şey göremediklerini söyledi.
     
     ''BEN BAŞBAKAN OLACAĞIM''
      Bir gazetecinin, ''Gelecek dönemde bazı güçlerin, Mustafa Sarıgül'ü başbakan yapacağına'' ilişkin söylentiler bulunduğunu hatırlatması üzerine de Sezer, ''Önümüzdeki dönem Başbakan DSP'den çıkacak. Ben başbakan olacağım kimse merak etmesin. Ben onu biliyorum. Biz başkalarına değil, halka dayanarak, halka giderek, halkın desteğini alarak hükümet olacağız, iktidar olacağız'' dedi.
      Sezer, sözlerini ''Sarıgül demişken bugün CHP'nin kuruluş yıldönümü. CHP'nin kuruluş yıldönümü başta sayın Baykal olmak üzere tüm CHP'lilere kutlu olsun'' diye tamamladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious