'Şiddet terbiye şekli değildir'

'Şiddet terbiye şekli değildir'.5109
  • Giriş : 27.11.2006 / 00:00:00

Prof.Dr. Suna Taneli, madde bağımlılarının, okullarda şiddet olaylarına karışan çocukların çoğunun aile içi şiddete maruz kaldığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aile içi şiddetin en çok çocukları ve kadınları etkilediğini ifade eden Prof.Dr.Taneli "Sokağa kaçan çocukların çoğunun evinde şiddet vardır. Madde bağımlılarının çoğunun evinde şiddet vardır. Şiddetin çeşitli türleri vardır ve hepsi de birbirinden tehlikelidir. Bir kere başladı mı, çoğalarak devam eder, nesiller boyu sürer. Şiddet terbiye şekli olunca aile içi şiddet sona ermiyor" dedi.

Tayyare Kültür Merkezi'nde Bursa Valiliği Kadının Statüsü, Bursa Barosu, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, Bursa ve Uludağ Soroptomist Kulüpleri tarafından düzenlenen "Aile İçi Şiddet ve Çözüm Yolları" konulu panele konuşmacı olarak katılan UÜ Çocuk Psikolojisi Anabilim Dalı eski Başkanı Prof.Dr.Suna Taneli, Türkiye'de şiddetin bir terbiye şekli olarak algılanmasının aile içi şiddeti körüklediğini söyledi. Kadına yönelik şiddetin bebek yaşlarda anne ile başladığını, eşle devam ettiğini, çocukla son bulduğunu ifade eden Prof.Dr.Suna Taneli, "Bir ailede daha önce şiddet yaşandıysa, ikinci bir şiddet yaşanma olasılığı yüksektir. Alkol ve işsizlik şiddete zemin hazırlar. Erkeğin yılda bir kere veya daha fazla yasa dışı ilaç kullanması, kadın ve erkeğin farklı dinlerden olması, erkeğin kendi babasının annesine kaba davrandığını görmesi, erkeğin işçi veya bedeni ile para kazanan gruptan olması, erkeğin düşük eğitim düzeyinde olması, erkeğin 18- 30 yaşları arasında olması ve bulunduğu evde çocuklara şiddet uygulanmış olması, ailenin gelirinin yetersiz olması bir ailede şiddeti körükleyen olaylardır" diye konuştu.


BALAYINDA DAHİ ŞİDDET GÖRÜLÜYOR


"Balayında dahi şiddet görülebilir" diyen Prof.Dr.Suna Taneli, evliliğe ilk adım atanların dahi şiddetle karşı karşıya kalabileceklerine dikkat çekti. Taneli, "Erkeğin kadın üzerinde ya da kadının erkek üzerinde baskı kurmak istediğinde şiddet görülür. Şiddeti uygulayan, mağduru neden olmakla suçlar" dedi.

Prof.Dr.Taneli, "İstismarcının amacı, eşini kontrol etmektir. Gücünü kanıtlamaktır." diye konuşarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uyguladığı şiddetten eşini suçlar. Aşırı kıskanç, terk edilmekten korkar. Sosyal becerileri eksiktir. Bu kişiler, ailelerinde şiddete tanık olmuşlardır. Çoğu da ev dışında başarılı ve nazik insanlardır. Bazıları yalnızca evde, bazıları da evde ve dışarıda saldırgandır. Ortak özellikleri azdır. Fakat sosyal ve kültürel etkinlikler baskındır. Bizim toplumumuzda olduğu gibi kadın itaat eder, itaat etmek zorundadır. Kadınlar, eşlerinin kendilerini dövdüğünü ama aynı zamanda sevdiklerini iddia ederler. Aile şiddete uğrayan kadınların yeterli gelirleri yoktur. Bir çok genç kız evlenirken 'Bu evden ayağınla çıkarsın ama başınla geri dönersin' derler, yani bu ancak öldüğün zaman geri dönersin demektir. Bu kadınlar, ayrılmaktan da korkarlar, ailelerine söylemekten de korkarlar."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious