Şiddet üst kurulu önerisi

  • Giriş : 10.01.2007 / 00:00:00

Eğitim sendikaları, şiddetin önlenmesi için Milli Eğitim Bakanlığının, sosyal tarafları bir araya getirmesini ve şiddet üst kurulu oluşturulmasını önerdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çocuk ve gençlerde artan şiddet eğilimi ile okullarda meydana gelen olayların araştırılarak, gerekli önlemlerin alınması amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen ve Eğitim-Bir Sen yöneticilerinin bilgisine başvurdu.

Toplantıda ilk olarak, Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan söz aldı. Özcan, eğitim alanında sıkıntı yaşandığını, taciz, şiddet ve bağımlılık yaratan madde kullanımının arttığını ifade etti. Ekonomik sıkıntıların, çocuk psikolojisi üzerinde büyük baskı yarattığına işaret eden Özcan, gelir durumları farklı öğrenciler arasında kıskançlık yaşandığını, bunun sorunlara yol açtığını söyledi.

Özcan, kültür seviyesi düşük ailelerin, çocuklarının yanlış davranışlarını övdüğünü, teşvik ettiğini belirterek, ’’Ayrıca, anne partide, konkende, baba başka yerde, çocuğunu göremeyen, ne yaptığından bilgisi olmayan aile tipi var. Bu çocuklar da sevgi ve şefkat görmediği için sıkıntı yaşıyor’’ diye konuştu. Ailedeki şiddetli geçimsizliğin, çocuklara da yansıdığına dikkati çeken Özcan, anne ve babası ayrı olan çocukların, üvey anne ve baba taciziyle karşılaştığını da belirtti. Özcan’ın, medyada yansıtılan ’’parıltılı hayatların’’ çocukları özendirdiğini, parlamenterlerin davranışlarının da çocukları etkilediğini söylemesi üzerine, Komisyon Başkanı Halide İncekara, ’’Siz, sendika başkanları yapmıyor musunuz?’’ dedi.

-’’SIĞIRCIK KUŞLARI GİBİ...’’-

Özcan, sorunları, ’’okullardaki fiziki mekanların yetersizliği, çok sık değişen mevzuatlar, kurumlara yapılan atamalar, okullardaki rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, öğretmenlerin okuldaki şiddet karşısında nasıl davranacağını bilememeleri’’ olarak sıraladı. Özcan, acilen hizmet içi eğitim verilmesini de önerdi. İkili eğitim nedeniyle öğrenci ve öğretmenlerin, okuldan geç saatlerde ayrıldığını ifade eden Özcan, ’’Art niyetli kişiler, telgraf tellerine dizili sığırcık kuşları gibi okulun duvarlarında siper olup, bekliyor. Öğretmenler tacize uğruyor, kaldı ki kendini korumaktan aciz çocuklar...’’ diye konuştu.

MEB’e ve öğretmenlere büyük fedakarlık düştüğünü dile getiren Özcan, bakanlığın, öğretmen, veli, medya, İçişleri Bakanlığı temsilcileri, sosyal tarafları bir masa etrafında toplayarak, sorunlara, kısa-orta-uzun vadeli çözümler getirmesini istedi. Kız arkadaş yüzünden başlayan okullardaki şiddetin, zamanla hemşehri kavgalarına dönüştüğünü ifade eden Özcan, ileride ideolojik kavgaların da yaşanabileceği uyarısında bulundu. Özcan, ’’milli eğitim sisteminin çürüdüğünü ve yozlaştığını’’ ifade ederek, sendikalarının yanındaki okulda otapark bulunduğunu, burada öğrencilerin, her gün kavga izlediğini söyledi.

Özcan, sendikaya giderken, baliciler tarafından tacize uğradığını da belirtti. Bu arada CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin, ’’Okullarda 15 yıl Atatürkçülük anlatılıyor; nasıl oluyor da öğrenciler ya Marksist ya da Nurcu oluyor?’’ diye sorması üzerine Özcan, ’’İlköğretimden üniversite bitene kadar yabancı dil öğreniyoruz ama okulu bitirdiğimizde yabancı dil konuşamıyoruz. Demek ki sistemde yanlışlık var. Atatürk’ü yeteri kadar tanıtmadığımızı, iyi işlemediğimizi düşünüyorum’’ diye konuştu.

-’’BU ARKADAŞ, BU ŞEKİLDE KONUŞAMAZ’’-

Sendika Genel Sekreteri İsmail Koncuk ise yaptıkları bir araştırmada, öğretmenlerin yüzde 71’inin, ’’Hüseyin Çelik’in bakanlığında, MEB’in uyguladığı sistemin dini ve milli değerlere, kültürel yapıya uygun olmadığını söylediğini’’ belirtti. Koncuk’un bu sözleri üzerine AK Parti Erzurum Milletvekili Ömer Özyılmaz, ’’Bu arkadaş, bu şekilde konuşamaz’’ diyerek, İncekara’dan müdahale etmesini istedi.

-’’SORUN MÜNFERİT DEĞİL’’-

Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de konunun sadece okulda şiddet olarak değil, toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi. Sorunun, söylenildiği gibi ’’münferit’’ değil, yakıcı ve derin olduğunu vurgulayan Dinçer, nedenlerine eğilinmesini ve bunların ortadan kaldırılmasını istedi. Medyadaki yanlış programların, dizilerin, mantar gibi biten internet kafelerin sorunların kaynağını oluşturduğunu belirten Dinçer, şiddetin, toplumsal cinnet hali olduğunu söyledi.

Sorunun yapısal olduğunu, uygulanan sosyo-ekonomik programlarla rüzgar ekenlerin, fırtına biçtiğini belirten Dinçer, bu programın sosyal ve toplumcu bir anlayışla yapılması gerektiğini vurguladı. Dinçer, öğrenci-öğretmen, veli-öğrenci arasında parasal ilişki olmaması gerektiğini dile getirerek, yoksullar arasında şiddetin sevgisizlik ve ilgisizlikten, zenginler arasında ise aşırı ilgi ve duygusallıktan ortaya çıktığını belirtti.

-’’ÖĞRETMENLERDEN PARA İSTENİYOR’’-

Eğitim-Sen Genel Sekreteri Emirali Şimşek, siyasetten, medyaya kadar büyük bir kesimin, özeleştiriye ihtiyacı olduğunu ifade etti. Şimşek, siyasette, barış ve hoşgörü argümanlarının egemen olması gerektiğini söyledi.

Okullardaki reislik uygulamasını, bazı siyasetçilerin hoşgörüyle karşılayabileceğini savunan Şimşek, liselere, reisliği özendirici müdürler atanırsa, sorunun devam edeceğini kaydetti. Medyanın, şiddeti teşvik ettiğini öne süren Şimşek, öğretmenlerin, öğrenciler tarafından tacize uğradığını, şiddete maruz kaldığını söyledi. Şimşek, okullarda cep telefonlarını toplamanın çözüm olabileceğini ancak, şiddeti kaldırmaya yetmeyeceğini belirtti.

’’Okullarda şiddet var da toplumda yok mu?’’ diye soran Şimşek, Şiddet Üst Kurulu oluşturulmasını önerdi. Şimşek, bu kurulda, parlamento, hükümet, MEB, eğitim sendikaları, üniversitelerden temsilcilerin yer alması gerektiğini vurgulayarak, kurulun tavsiye kararları alması, bunu uygulatması gerektiğini söyledi. Bir öğretmenin, kendilerini arayarak, ’’8. sınıf öğrencilerinin, öğretmenleri tehdit ederek, her ay başında 100’er YTL hazırlamalarını istediğini’’ anlattığını belirten Şimşek, öğretmenin, polise gidemediğini, ’’Bizi de deşifre etmeyin’’ dediğini anlattı.

Komisyon Başkanı İncekara, 6 yıldır televizyonda, bir köpeğin baba rolünde olduğuna işaret ederek, bu durumun, çocukların duygu dünyasında sıkıntıya yol açtığını söyledi. Eğitim-Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu da gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi, öğrenci devamsızlıklarının yakın takibe alınmasını istedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious