Şiddete yönlenmenin ardında yaygın popüler kültür var

  • Giriş : 13.03.2006 / 00:00:00

Teknoloji ve kültürün gelişmesi ile insanlardaki davranış biçimleri de değişiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bundan da en çok çocuklar ve gençler etkileniyor. Bu davranış biçimlerinin artı yönde kullanılmaması halinde şiddetle büyüyen her gencin sosyal yapıya zarar vermesi ise kaçınılmaz hale geliyor. Uzmanlar, bu konuda özellikle ailelere büyük görevler düştüğüne işaret ediyor.

Bursa Çekirge Çocuk Hastanesi Çocuk ve Ergenlik Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Süleyman Atabek, yaygın popüler kültürün çocuk ve gençleri adeta şiddet için körüklediğini söyledi. Türkiye'de, kitap okuyan, araştırma yapan erdemli insan tiplerinin aşağılanırken, yaşamda kaba kuvvetten başka bir şeyi denememiş antisosyal kişilerin adeta kutsandığını, ekranların ve gazetelerin baş köşelerine yerleştirildiğine dikkat çaken Atabek, "Bu modelleri belleğine yerleştiren çocuklarımız, gençlerimiz bu öykünme içinde yetişiyor. Böylelikle şiddetle büyüyen her çocuk sosyal yapıya zarar vermeye başlıyor. Bu da içinden çıkılamaz sonuçlar doğurur." uyarısında bulundu.

Gelir dağılımındaki ciddi adaletsizlik ile aile içindeki kopukluğun da şiddeti körüklediğine dikkat çeken Atabek, "Tüketim çılgınlığının şiddetle arttığı ve herkese bulaştığı bu dönemde, istediklerini alamayan kitle, bir şekilde bunu elde etmek için şiddete başvuruyor, kapkaç ve hırsızlıklar artıyor. Sürekli çıkan aflar da şiddeti körüklüyor. Cezasız kalan suçlar yeni şiddetlere kapıyı açıyor. Bürokratik ve karmaşık devlet yapısı da şiddeti körüklüyor." diye konuştu.

Bu bağlamda, şiddet sorununun önce aile içinde çözülmesi gerektiğini vurgulayan Atabek, şöyle konuştu: "Şiddeti önce aile içinden söküp atmalıyız. Şiddetle büyüyen her çocuk sosyal yapıya zarar verir. Aile içi şiddeti önemsemeyen resmi kurumlar bir süre sonra yapıdan çıkan katilleri ve suçlularla uğraşmak zorunda kalır. Şiddet çok yönlü ve birçok etkenin olduğu bir fenomendir. Onu önce aileden, eğitimden, adaletten, sağlıktan kısacası bireysel ve sosyal tüm alanlardan söküp atmamız gerekiyor."

Atabek, Türkiye'de son yıllarda öldürme, kurşunlama ve yaralama olaylarında yaşanan artışa dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şiddet oranları dünyada, Türkiye'de ve özellikle büyük şehirlerde hızla artıyor. Ülkemizde son zamanlarda görülen öldürme, kurşunlama ve yaralama olaylarındaki artıştan da anlaşılıyor ki; şiddet en üst düzeyde kendisini büyük kentlerde gösteriyor. Peki neden cinayetler, kurşunlamalar ve şiddet? Bunun birçok sebebi var. Aile, eğitim, ekonomi, sosyal modeller, yaygın kültürel yapı, siyasi şekillenmeler ve kanunlar belli başlı sebeplerdir. Silah alabilmek için insanların maddi durumlarının elvermesi yeterli şart olarak görülmektedir. Kendini koruma avuntusuyla alınan silahlar, araştırmalar gösteriyor ki en çok aile bireylerinin öldürülmesi gibi trajik bir sonla noktalanıyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious