Şiddetle turist bekleniyor

  • Giriş : 09.07.2006 / 00:00:00

Selçuk’taki antik tarihî kent Efes’in alt kapısına yakın bir noktada bulunan jandarma karakolunda gün boyu hareketli anlar yaşandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İki tur otobüsü ile Uruguaylı turistleri gezdiren karı-koca rehber çift için Efes turu kâbusa dönmüştü. Hüseyin ve Ümit Şimşek çifti öğle saatlerinde antik kentin alt kapısında dükkanları bulunan beş esnafın saldırısına uğradı.

Türkiye’yi dünyanın öteki ucundaki Uruguay’a kadar rezil eden olay, turist grubu ile Efes’ten ayrılan Ümit Şimşek’in eşini beklerken alt kapıda bulunan dükkanları dolaşmasıyla başladı. Sıcak havadan bunalan gruptaki bazı Uruguaylılar ile portakal suyu satan bir dükkana yöneldi. Fiyatı pahalı bulan turistler portakal suyundan vazgeçince esnaf kıyameti kopardı. Ümit Şimşek, “Esnaf, turistlere ‘Bunlar bir liranın pazarlığını yapıyor. Def olup ülkelerine gitsin bu şerefsizler. Bu turistlerden bir b... olmaz’ gibi hakaret içeren sataşmalarda bulununca dayanamadım, ben de ‘Sana ne, para adamın değil mi? İster alır, ister almaz.’ diye karşılık verdim.” şeklinde anlatıyor olay anını. Esnaf ile Ümit Şimşek arasındaki ağız dalaşı el kol hareketleri ile hararetini artırmış. Ümit Hanım’ın eşi de devreye girince tartışma kavgaya dönüşmüş. Ama ne kavga! Esnafın Hüseyin Şimşek’e ‘Al eşini defol git’ demesi ile taraflar birbirine girmiş. Beş kişinin saldırısına uğramış turist rehberi. Bütün bu olaylar çevredeki turistler tarafından videoya da kaydedilmiş.

Efes’te meydan kavgası

İşin daha da vahim kısmını Hüseyin Şimşek’in kendisinden dinleyelim: “Grubumdaki gençlerin hepsi 20’li yaşlarda idi. Eğer kavga anında yanımda olsalardı kesinlikle müdahale ederlerdi. İşte o zaman Efes, arenaya dönerdi. Ya böyle bir olay vuku bulsa ve esnaftan birileri bıçak çekse, düşünün ortaya nasıl bir tablo çıkardı.”

Şimşek çiftinin başına gelenler bir ilk değil. Geçtiğimiz mayıs ayında da Japonca dilinde rehberlik yapan Sinan Atilla, esnaf tarafından hem de demir çubuk kullanılarak öldüresiye dövülmüştü. Atilla’nın da dövülme sebebi gruba alışveriş için yeterli zaman bırakmaması. Hatta bu olayın üzerine yaklaşık üç hafta önce Jandarma Komutanlığı, İzmir Valiliği, Rehberler Odası, Selçuk Belediyesi ve Seyahat Acenteleri Birliği’nden yetkililer esnaf ile konu hakkında bir araya gelmişti. Görünen o ki bir grup esnafın yetkilileri pek önemsediği yok.

Atilla, dayak olayına karşı, “Ameliyat oldum, omuzumda hasar oldu, bir aydır ağrıyor, tedavi oluyorum. Şimdi rehber arkadaşlar tepki olarak grubu Efes’in ortasından geri götürüyor.” şeklinde tepkisini dile getiriyor. Ne yazık ki dünyanın öte yakasından Efes antik şehrini ziyarete gelen turistler sırf bu yüzden turu yarıda bırakıp geri götürülüyor. Ancak acenteler böyle yaparak ‘bacasız fabrikamız’ olarak öve öve bitiremediğimiz Türk turizmini birkaç kendini bilmeze teslim etmiş olmuyor mu?

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı (TÜRSAB) Başaran Ulusoy, rehberin hatalı olsa bile dövülmesinin esnafı haklı çıkarmayacağını söylüyor. Rehber Sinan Atilla’nın dövülme hadisesinin Japonya televizyonlarına yansıdığını ve turdaki bazı Japonların korkudan ‘bir daha yurtdışına çıkmam’ dediğini hatırlatan Ulusoy, esnafın ülkenin imajını dünyaya rezil eden bu kişileri kendi içlerinden ayıklaması gerektiğini anlatıyor.

Türkiye Rehberler Birliği Başkanı Şerif Yener ise Efes’teki dayak hadisesinin önüne geçilmemesi halinde ülkenin diğer yerlerindeki esnafa örnek teşkil edeceğini ileri sürüyor. Yani, bu olayın üzerine gidilmezse bu sefer diğer ören yerlerindeki esnaf da rehberleri dövmeye başlayacak. Yener’e göre bugün rehberi bu şekilde döven insanlar yarın turistleri de döver. Yener’in dikkati çektiği bir diğer nokta Efes’teki dükkanların ruhsatsız olması: “Burası SİT alanının içi. Bir tarihte gelip oraya yerleşmişler. Buradaki dükkanlar gecekondu niteliğinde. Hazine arazisi işgal edilmiş durumda. Ne bu dükkanlar ne de bu esnaf Türk turizmine yakışmıyor. Kaldırılmaları gerekli.”

İşin ilginç kısmı esnaf-rehber gerginliği sadece Efes antik kentinde cereyan etmiyor. Efes’teki olayın benzerleri Side, Aspendos, Marmaris gibi Türkiye’nin belirli başlı ören yerlerinde de yaşanıyor.

Antalya Rehberler Odası Başkanı Osman Özbuldu, Antalya Side’de ve Kaleiçi’nde rehberleri ile birlikte ören yerlerini gezen turist grubuna esnafın ‘Siz çobanını takip eden koyunlar mısınız? Bu adam sizi kendi mağazasına götürüp soyduracak? Bu rehberler komisyon alıyor’ şeklinde sataşmalarda bulunduğunu söylüyor. Özbuldu’ya göre esnafın turistten beklentisi çok fazla ve mevcut turistin kalitesi bu beklentiyi karşılamaktan çok uzak. Dolayısıyla fatura rehbere çıkıyor. Özbuldu, Türkiye’deki bütün turistik dükkanlarda aynı tür hediyelik eşyaların satıldığına dikkati çekiyor. Turist, Konya’da rastladığı hediyelik eşyalarının aynısını farklı fiyattan İzmir’de bulabiliyor. Anormal fiyat farkları turistin kafasını karıştırdığı için bu sefer bir şişe su için bile pazarlık eder hale geliyor. Özbuldu, “Konya-Aksaray arasındaki Sultanhan’da ‘benden alışveriş yaptırmayacaksın’ diye esnafın biri sadece 1 YTL için bana bıçak çekti. Böyle bir zeminde turizm yapılır mı? Bu olaylar yüzünden çok sayıda arkadaş mesleği bıraktı.” diyor.

Rehberler ‘bodyguard’ istiyor

Osman Özbuldu’ya göre rehberin asıl sorunu acentelerde başlıyor. Acenteye giden rehberler halı ya da kuyumdan alınan komisyonlara mahkum ediliyor. Alışverişe endeksli komisyon üzerinden çalışmaya zorlanıyor. Özbuldu, rehberleri korumak adına bir güvenlik şirketi ile anlaşmayı düşündüklerini söylüyor. Ancak bu espriden öteye gidemez. Çünkü bodyguardlar eşliğinde yapılan turlara hiçbir ülkeden turist gelmez. Turistler önce can güvenliğine dikkat eder.

Almanca rehberlik yapan Şahin Şahakalkan, açılan dükkan sayısına mukabil Türkiye’ye turist gelmediğini belirterek, “Pasta küçülürken esnaf çoğaldı. Büyük paralar ödenerek turistik yerlerden dükkanlar kiralanmasına karşılık para kazanamıyorlar. Esnaf zor durumda olduğu için hıncını rehberlerden çıkartıyor. Olumsuz vakalar genellikle kokartsız rehberlerden kaynaklanıyor. Geçenlerde Antalya Saat Kulesi’nde yöre esnafını kötüleyen bir rehberi tartaklamışlar. Kokartı bile olmadığını tespit ettik. Ayrıca bizim içimizde de çürük elmalar var.” diyor. Şahakalkan’a göre asıl sorun hanutçular. Örneğin, Antalya’daki Doğu Garajı’nda 600 esnaf var. Yabancı dil bildikleri için yanlarında çalıştırdıkları tezgahtarlar genellikle yurtdışından sınır dışı edilmiş sorunlu tipler. Sadece satışa odaklanan bu insanlar, sınır dışı edildikleri ülkelerden gelen turistlere karşı her türlü terbiyesizliği yapıyor. İyi derece yabancı dil bildikleri için esnaf bu kişilerden vazgeçemiyor.

Gelelim Efes esnafına; siftah bile yapamamaktan şikayetçiler. Gelen otobüslerden inen turistlerin dükkanlara ayak basmadığından yakınıyorlar. Esnaf ‘Rehberler bizi lütfen açlığa mahkum etmeyin’ diye pankart bile asmışlar. Rehberlerin tur bittikten sonra turistleri otobüslere koşarak bindirdiklerini söylüyorlar. “Rehberler ne dedi ise yaptık. ‘Pipo satarsan gelmem’ dediler kaldırdık, ‘seramik satma’ dediler kaldırdık, ‘şal satma’ dediler kaldırdık. 60 dükkan var, her bir dükkandan üç aile ekmek yiyor.” şeklinde yakınıyorlar.

Jandarma davadan vazgeçirmeye çalıştı

Gecenin ilerleyen vaktinde elektrik kesildiği için Efes’in içinde yer alan Jandarma Karakolu’nda ifadesi alınan Hüseyin ve Ümit Şimşek çiftine tutanak verilmedi. Tutanağın kendisine fakslanmasını isteyen Şimşek, Jandarma’dan ‘meselenin savcılığa intikal ettiği’ gerekçesiyle ret cevabı almış. Hüseyin Şimşek, ifade verdiği gece karakolun nöbetçi amiri jandarma kıdemli çavuş, “Bu işin sonundan bir şey çıkmaz. Sadece küfür için cüzi bir ceza verilir, hepsi bu.” diye kendisini ikaz edip dava açmaktan vazgeçirmeye çalışmış.

Turist sayısı artıyor gelir azalıyorTurizmde bu yıl işler kötüye gidiyor. Dünya Kupası’nın bundaki payı yadsınamaz. Ege ve Akdeniz sahilleri sinek avlıyor. Bu yüzden oteller turist çekebilmek için fiyatlarını büyük miktarlarda aşağıya çekti. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, geçtiğimiz yıllarda çok sayıda turist gelmesine karşılık elde edilen gelirin aynı oranda artmaması. 2003 yılında 14 milyon turiste karşılık bırakılan döviz 9,5 milyar dolarken geçtiğimiz yıl 21 milyon turiste mukabil elimize 14 milyar dolar geçmiş.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious