Sığındığı devlet cinayeti seyretti!

  • Giriş : 25.12.2006 / 00:00:00

Eski sevgilisinin ölümle tehdit ettiği Derya, 'Beni koruyun' feryadıyla devlete sığındı. Ama onu ne polis, ne savcı duydu. Derya artık yaşamıyor!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Derya Samancı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi bir genç kızdı. Ayrıldığı erkek arkadaşının ölüm tehditleri üzerine defalarca polise ve savcılıklara başvurdu. Korunmak için devlete yaptığı bütün başvurular, her seferinde eski sevgilinin serbest kalmasıyla sonuçlanıyordu.
Eve de baskınlar düzenleyen eski sevgiliyi iki baskın arasında polise yapılan başvuru da durduramadı. Sonunda, Üsküdar'da bir ilköğretim okulunda öğretmenlik yapan eski sevgili, Derya'yı bıçaklayarak öldürdü, erkek arkadaşını da ağır yaraladı.
Derya Samancı, 2002'de tanıştığı Ersan Yıldız'ın (28) psikolojik sorunları olduğunu fark edince ayrılmak istedi. Genç kız, üç yıl boyunca Yıldız'la ilişkisini bitirmeyi başaramadı. 2005'te ayrıldıklarında ise ölüm tehditleri başladı.

27 Eylül: İlk baskın ve ilk tedavi
Samancı eski sevgilisinden kurtulmak için Yıldız'ın aramalarına yanıt vermedi ve cep telefonunun numarasını değiştirdi. Ancak Yıldız 27 Eylül gecesi, genç kızın Üsküdar'daki evini bastı. Derya'nın çağırdığı polis Yıldız'ı gözaltına aldı. Yarım saat geçmeden serbest kalan Yıldız, yeniden genç kızın evine geldi. Derya, daha sonra savcılığa yaptığı suç duyurusunda durumu şöyle anlatıyordu: "Tekrar gelince onu sakinleştirmek ve kurtulmak için konuşmak zorunda kaldım. Birlikte doktora gitmeye ikna ettim. Doktora gitmesinin etkisi sadece 20 gün sürdü. Tekrar rahatsız etmeye başladı."

5 Kasım: Silah aldım, öldürürüm
Yıldız, Kadıköy Gençlik Merkezi'ndeki dans kursundan çıkan Derya'nın yolunu kesti. Genç kızın sonraki suç duyurusuna göre Yıldız burada, "Senin için Adana'dan silah temin ettim. Ya benimle görüşeceksin ya da öleceksin" diye bağırdı.

8 Kasım: Yine yolunu kesti
Kadıköy'de genç kızın ikinci kez yolunu kesti. Derya, polise ihbarda bulunacağını söyleyince Yıldız, "Daha kötü olur, delik deşik ederim seni" dedi.

9 Kasım: Çifte suç duyurusu
Genç kız, Kadıköy ve Üsküdar başsavcılıklarına suç duyurusunda bulundu. Dilekçesinde, "Her an ölüm tehdidi altında yaşıyorum. Psikolojim bozuldu. Geceleri uyuyamıyorum, dışarı çıkmaya korkuyorum" ifadelerini kullandı.

2 Aralık: Silahlı baskın
Derya, kız arkadaşı Mine'nin doğum günü için buluştuklarında silahlı olan Yıldız'ın evinin kapısını tekmelediğini ve tehdit ettiğini polise bildirdi. Olay yerine gelen Doğancılar Polis Merkezi ekibi, tutanak düzenleyerek evden ayrıldı. Polis, 4 Aralık'ta Yıldız'ı ifade vermeye çağırdı. Karakolda Derya'nın iddialarını yalanlayan Yıldız, evindeki kurusıkı tabancayı polise teslim etti. Nöbetçi Üsküdar Savcısı Haşim Güvercin, Yıldız'ın serbest bırakılmasını istedi ve tabancayı kendi rızasıyla verdiği için el koyma iznine gerek görmedi.

6 Aralık: Baskın üstüne baskın
Derya, Yıldız'ın tehditlerinden korktuğu için erkek arkadaşı Özgün Ç. ile birlikte arkadaşının Kartal'daki evinde kalmaya başladı. 6 Aralık gecesi saat 21.00'de Üsküdar'daki evin zilini çalan Yıldız, Derya'nın ev arkadaşı Güneş Y.'ye ve nişanlısı Erdoğan B.'ye tehditler savurup gitti. Yıldız, saat 23.00'te ve 01.00'de tekrar kapıya dayanınca, Güneş ve nişanlısı karakola başvurdu. Olanları polise anlatan Güneş, ağlayarak Derya'yı aradı. Genç kız, Özgün ve arkadaşı Himmet'le birlikte taksiyle Üsküdar'daki eve gitti.

Ve ölüm kapıyı çaldı
Saat 03.00'te Yıldız bir kez daha zili çaldı. Derya, kapıyı açar açmaz içeri dalan Yıldız, elindeki 14 santimlik bıçağı genç kızın göğsüne, Özgün'ün de karnına ve kasığına sapladı. Evdeki diğer gençlerin yardımıyla etkisiz hale getirilen Ersan, polise teslim edildi. Derya, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Özgün'ün tedavisi ise sürüyor. Yıldız savcıya verdiği ifadede, kendisine 'psikoz depresyon' tanısı konulduğunu söyledi.

Devlet, katili kontrol altında tutmalıydı

Olayla ilgili olarak görüşüne başvurduğumuz İstanbul Üniversitesi Ceza Hukuku öğretim üyesi Doç. Dr. Adem Sözüer şunları söyledi: "Tehdidin tekrarlanması durumunda, mutlaka tedbir almak gerekir. Bazı olaylarda tehdidi yapanların ruhsal dengesizliği söz konusudur. Bu nedenle böyle kişiler üç haftaya kadar gözlem altına alınabilir. Ancak önemli olan resmi makamlara verilen yetkilerin etkili biçimde kullanılmasıdır. Bu yetkiler kullanılmaz ve bu nedenle kişiler zarar görürse, zarar gören insanlar devlete karşı tazminat davası açabilirler. Ayrıca yetkiler kasten kullanılmamış, kasten ihmal edilmişse bu da bir suç olur."

Dava için yeterli delil yokmuş

Polislerle savcıların Derya'nın çabalarına rağmen sergiledikleri tutum, cinayetten sonra da devam etti. Üsküdar Cumhuriyet Savcısı Sırrı Topluyıldız, Derya'nın ev arkadaşı Güneş Y.'nin cinayet günü polise yaptığı şikâyeti takipsizlikle sonuçlandırdı. Savcı kararda, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğini iddia etti.

Direkt öldürsem mi? Kapıdayım...

Özgün Ç.'nin avukatı tarafından savcılığa verilen Derya'nın cep telefonundan, Yıldız'ın gönderdiği tehdit mesajları çıktı. İşte o mesajlardan bazıları:

19 Kasım (Saat 20.12): Şu babanı da bulayım, müthiş bir final yapacağım...
6 Aralık (Saat 18.31): Kurusıkıyı teslim ettim, bundan sonra Özlem'in ordayım, bu son olacak inan..
6 Aralık (Saat 19.59): Boşu boşuna hapis yatmayacağım, göreceksin..
6 Aralık (Saat 20.55): Deniz perde çekmiş camına..
6 Aralık (Saat 21.37): Deniz'i rehin alsam gelir misin?
6 Aralık (Saat 21.42): Direkt öldürsem mi?
6 Aralık (Saat 23.35): Kapıdayım...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious