Sinan Aygün: Sağda birliği bilinmeyen bir güç bozdu

Sinan Aygün: Sağda birliği bilinmeyen bir güç bozdu.9574
  • Giriş : 24.06.2007 / 21:00:00
  • Güncelleme : 24.06.2007 / 21:27:16

Aygün, sağda birlik arayışlarının bilinmeyen bir güç tarafından bozulduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Merkez Sağ'daki birleşme çabalarının sonuçsuz kalmasıyla Demokrat Parti’den ayrılan ATO Başkanı Sinan Aygün, sağda birlik arayışlarının bilinmeyen bir güç tarafından bozulduğunu söyledi.

Atv’de yayınlanan “Tuğba Atav’la Doğru Doğru” programına katılan ATO Başkanı Sinan Aygün, sağda birlik çabalarının sonuçsuz kalmasının ardında "bilinmeyen bir güç" olduğunu söyledi. Kendisinin de bu birliğin tamamlanması için çok çaba sarfettiğini kaydeden Aygün, “Birileri sağda birliğin olmaması için elinden geleni yaptı. CIA mı, MOSSAD mı, KGB mi, Başbakan Erdoğan mı, bilmiyorum ama bir güç, bir kuvvet tarafından bu birlik bozuldu” dedi.

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu ile de görüşmelerde bulunduğunu ve birleşmenin olması yönünde konuştuklarını ifade eden Aygün, şunları söyledi:

"İki partinin de birleşmeyi istediğini fakat karşılıklı adımların atılamadığını söyledi. Aygün, milletvekilliği pazarlığı sorunlarının da çözüldüğünü fakat birleşmenin bir gecede bozulduğunu dile getirdi. Aygün, “Her şey yolunda gidiyordu, sadece teknik detaylar kalmıştı. Ben dinlenmeye eve geldim ve bir haber geldi; ‘Birleşme bozuluyor’ diye.”

Aygün, DP milletvekilliği adaylığından çekilmesi konusunda, siyasi partilere zarar vermemek adına konuşmadığını söyledi. Hizmet ve iş adına doğruları söylemekten kaçınmadığını belirten Aygün, AKP Hükümetinden önceki iktidarlarda da muhalefetten vazgeçmediğini dile getirdi. Aygün, “Bu ülkenin iyi yönetilmesini, çiftçinin, esnafın, emekçinin tüm Türk halkının mutlu olması için çalıştık. Gelişmiş ülkeleri kıskanıyorum çünkü Türkiye’nin de öyle olmasını istiyorum, Türkiye neden bunu yapamıyor. Biz halkı kandıranlarla mücadele ettik” diye konuştu. Ticaret yaparken esnafı ve halkı koruduğunu ifade eden Aygün, haksız rekabete yapanlarla mücadele ettiğini ve siyasi yaşama da bu çizgide çalışacağını söyleyerek girdiğini belirtti.

AĞAR, BENİ OLDUĞUM GİBİ KABUL ETTİ

Avrupa Birliği’nin uygulamaları ile IMF politikalarına karşı sert bir duruş sergilediğini kaydeden Aygün, milli duygularının ön planda yer aldığını ve bu çizginin ötesinde davranamayacağını dile getirdi. Aygün, “Ağar’la konuştum ve benden bu çizginin ötesinde bir şey beklemeyin dedim. Sayın Ağar bu fikirlerimle beraber beni partiye kabul etti. Benim AKP’ye gitmem mümkün değildi çünkü AKP ile çizgimiz, düşüncelerimiz çok farklı” dedi. Saadet Partisi’nden, Milliyetçi Haraket Partisi’nden ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden adaylık teklifi aldığını ifade eden Aygün, “Politikayı DP’de Mehmet Ağar’la daha iyi yapabilirim diye Demokrat Parti’ye katıldım” şeklinde konuştu.

”SİYESET DEĞİL, SAUNALI ODA TARTIŞILDI”

Aygün, medyada yer alan "saunalı oda" haberlerinin de doğru olmadığını söyleyerek, parti binasındaki odasında sauna olduğunu medyada çıkan haberlerden öğrendiğini belirtti. Aygün sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partiye girdim, ilk gündem saunalı oda oldu. Ben odanın içinde sauna olduğunu partiye gittikten ve gazetede haberi okuduktan sonra gördüm. Çünkü oda iki katlı ve sauna iş merkezinin ortak kullanım alanı ama kimse bana bu yönde bir soru sormadı. O sauna haberini yapan gazeteciye haber parti içerisinden gitmiş. Parti içinde çekememezlik durumu yaşandı.”

VEKİLLERİ GENEL BAŞKAN SEÇİYOR, HALK DEĞİL

Milletvekili olmak için halkın değil, parti genel başkanının desteğini almak gerektiğini dile getiren Aygün, partilerde genel başkanların sorgulanamaz iktidara sahip olduğunu savundu. Vekillik için başvuran bazı adayların genel başkanların gözünü boyamaya yönelik davrandığını ifade eden Aygün, adaylık sürecinde karşılaştığı bazı olayları şöyle anlattı:

“Burada isim vermeyeyim ama bazı adaylar çok ilginç özgeçmiş yollamışlar. Vekil adayı özgeçmişine ‘İlkokulda ve ortaokulda sınıf başkanlığı yaptım, üniversitede sınıf başkanlığı yaptım’ diye yazmış. Biz de okuduk üniversite, üniversitede sınıf başkanlığı diye bir şey mi vardı? Herkes milletvekili olmak istiyor fakat özgeçmişine yazacak bir şey bulamıyor. Yine başka bir vekil adayı odama geldi ve yalvardı. ‘Senin genel başkanla aran çok iyimiş, ben milletvekili olayım’ dedi. ‘Benim yetkim yok, neden bu kadar çok milletvekili olmak istiyorsun’ dedim, ‘Memur emeklisiyim, çok çektim, hayatım kurtulsun’ diye konuştu. İnsanlar milletvekilliğini kendini kurtarmak için istiyor, milleti kurtarmak için değil. Ayrıca birçok partiden gelen projeler de devletin kaynaklarını tüketmeye yönelik, ülkeye yatırım yapmaya yönelik değil.”

MAKAM ODALARINA İHTİYACIM YOK

Aygün, 29 yıldır ticaret yaşamını sürdürdüğünü ve makam odaları için değil, hizmet için siyasi yaşama girdiğini belirtti. DP’den ayrıldıktan sonra iki günlüğüne Antalya’ya tatile gittiğini dile getiren Aygün, o günden bu yana her iki parti ile de görüşmediğini kaydetti. Milletvekilliği döneminde birçok alanda hizmet vermeye çalışan isimlerin yeni listede yer almadığını belirten Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Merkezlerde ön seçim yok. Kim genel başkana damardan girerse işi o koparıyor. Sayın Ertuğrul Yalçınbayır, Turhan Çömez bu ülke için neler yapmadı, Aziz Akgül neden listede yer almadı, neden bu insanlar listeye girmedi? Bu insanlar çevrelerine ne cevap verecekler. Bunlar bütün partiler için geçerli bir durum, bu yaşanılanlar hak mı? Listeye yukarıdan bir tanıdığın varsa yazılıyorsun. Bu ilin halkına, partisine hakarettir. Hani demokrasi burada, halk nerede? Burada milletvekillerini halk seçmiyor.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious