Sincan'dan kan donduran fotoğraflar!

Sincan'dan kan donduran fotoğraflar!.9779
  • Giriş : 08.07.2009 / 07:40:00
  • Güncelleme : 08.07.2009 / 00:16:11

156 kişinin öldüğü bini aşkın kişinin de yaralandığı olaylara dair kanı donduran fotoğraflar ortaya çıktı...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Olayların hemen ardından Çin resmi haber ajansları ve devlet televizyonu bazı görüntüler yayınlamış, ancak bunlarda 140 kişinin öldüğüne dair hiçbir görüntüye yer verilmemişti. Son derece yanlı olan görüntülerde sadece yaralanan Han Çinlilerinin yer aldığı kareler bulunuyordu.

Şimdi ise uluslararası haber ajanslarına Sincan'dan kanı donduran görüntüler düşüyor.

Yeni fotoğraflarda Sincan'da yaşanan vahşetin korkunç boyutlarını gözler önüne seriyor. İnsanın kanını donduran görüntülerde insanların bisikletleri üzerindeyken ve muhtemelen kaçmaya çalıştıkları sırada öldürüldüğü dikkat çekiyor.

Vahşice öldürülen kadınlar yerlerde... Cesetlerin üzerindeki kan, genel olarak baş bölümlerinde yoğunlaşıyor. Bu da başlarına darbe alarak ya da başlarından vurularak öldürüldükleri olasılığını güçlendiriyor.

Görüntülerde sokaklar kan içinde cesetlerle dolu görülüyor. Bir fotoğrafta onlarca ceset, hangar gibi bir yere dizilmiş.

Bölgede çatışmaların yeniden başlaması üzerine sokağa çıkma yasağı ilan edildiği duyuruldu.

Fotoğraflara bakıldığında, resmi olarak verilen can kaybı sayısının aslında çok daha yüksek olma ihtimali kuvvetleniyor.

HASTANE KORİDORUNDA ANNESİNİ BEKLERKEN...

İngiliz Guardian gazetesinin muhabiri Tania Branigan haberinde Urumçi'deki vaziyeti şöyle anlatıyor:

"Aliya dört yaşında bir Uygur. Bir sedyenin üzerinde hastane koridorunu dolduran yaralılara bakıyor ve şaşkın, korku dolu gözleri bu kargaşaya bir anlam veremiyor. Başından yara almış. Ama kalbini acıtan yarası değil. O kalabalığın ve kargaşanın arasında sıkı sıkı tutmuştu annesini oysa... Annesi birden nasıl kaybolup gidivermişti? Bir kurşun gelip bulmuştu kardeşini karnında taşıyan annesini... Doktorlar ameliyathanede annesinin tekrar Aliya'nın elinden tutabilmesi için uğraşıyorlardı. Onun yapabileceği tek şey ise beklemekti.

Pazar gecesi Urumçi'nin merkezinde patlak verdi olaylar. Yıllar yılı bu kadar kan akmamıştı. Resmi açıklamalara göre en az 156 ölü, 828 yaralı... Sadece Halk hastanesi aciline otuza yakın yaralı getirildi.
Dışarıda, olayların merkezi olan kentin güney kesimini, binlerce çevik kuvvet ve silahlı paramiliter polis sarmış durumda... Sokaklarda sıra sıra askeri kamyonlar askerlerle dolu ve Halk Meydanı'na park etmiş zırhı araçlar güneşte yanıyor. İki adamın bir alışveriş merkezi önünde tutuklanıp götürülmesine tanık oluyoruz. Resmi haber ajansı kuzeybatıdaki Sincan'da olaylara karıştığı gerekçesiyle bin 434 kişinin gözaltına alındığını duyuruyor...

Olayların çıktığı bölgenin çevresinde anmış otobüsler ve hala dumanı tüten binalar var. Karfaşa sırasında kaçmaya çalışanlardan geriye terk edilmiş ayakkabılar kalmış. Cam kırıkları her yerde. Zümrüt yeşili sinekler sokak köşelelerinde yapışkan, kahverengi bir renk almış kanların üzerinde parlıyor... Geleneksel dört köşeli keplerini takmış dört Uygur erkeği kaldırımın kenarına çömelmiş duruyor. Yetkililer sadece bu sokakta on kişinin öldüğünü söylüyor. Önceki geceye ait görüntüleri dağıttılar. Görüntülerde yol boyunca yayılmış cesetler görülüyor, kafalarından kan fışkırıyor ve etraflarında tuğla ve taş parçaları var. Bir köşede üst üste yığılmış cesetler görülüyor.

Ama tam olarak kimin, nasıl ve neden öldüğü hala belli değil. Bir Uygur "Hepimiz korkmuştuk" diyor. Uygur gençlerinin başlattığı barışçıl bir gösterinin neden bu tür bir şiddet olayına dönüştüğü konusunda farklı iddialar var. Çinli yetkililer Uygurlu sürgünleri suçluyor. Dünya Uygur Kongresi ise polisin barışçıl gösteri yapan insanlara ateş ettiğini savunuyor. Urumçi'deki Han Çinlisi bir işçi "Bu konuda konuşmak iyi değil" diyor. O da çoğu gibi konuşmaya isteksiz, kimliğini saklıyor...
Hastane yetkilileri tarafından çekilen görüntülerde hastaneye yetiştirilenlerin başlarından yara aldıkları görülüyor. Başhekim bazı yaralıların bıçaklanmış olduğunu ve bazılarının da vurulmuş olduğunu söylüyor. Doktorlardan biri "Daha önce hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştık. Bu korkunç" diyor.

Yedi kat aşağıda Aliya yaralı halde bir sedyenin üzerinde yatıyor. Gözlerini yummuş, annesinin dönüşünü bekliyor..."



GAZETEPORT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*