Sınırda operasyon isteyen yok

Sınırda operasyon isteyen yok.12425
  • Giriş : 19.06.2007 / 10:30:00

Sınır ötesi operasyon ihtimali Şırnak-Hakkari hattında yaşayanları tedirgin ediyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Siyasi parti temsilcileri de “askerî değil, siyasî operasyon” istiyor. CHP’lilerin suskunluğu ise dikkat çekici.

Sınır ötesi operasyon sadece Ankara’da değil, Güneydoğu’da da tartışılıyor. Bölge halkı, “Sınır ötesi harekât fayda getirir” demiyor. Tam aksine, çoğunluk “bölgeye zarar verir” noktasında birleşiyor. Siyasi partilerin milletvekili adayları ve temsilcileri ise operasyonun içeride yapılması gerektiğine inanıyor. Cudi, Gabar ve Namaz Dağları üçgeninin bulunduğu Şırnak, teröristlerin Irak’tan Türkiye’ye geçtiği bölgeleri kapsıyor. 1992-93’lerde akşam 5’ten sonra sokağa çıkılamayan, terör örgütünün gece mahkemeler kurduğu bu bölgedeki şehirlerde hayat artık normal seyrinde sürüyor. Şırnak’ın dışından bölgeyi izleyenler, savaş yaşanıyor izlenimine kapılabilir. Ancak burada hiç de öyle bir hava yok. Gece gezmeleri, tarım, ticaret, spor faaliyetleri olanca hızıyla sürüyor.

‘TERÖRİST AVI’ DEĞİL, RUTİN KONTROL

Ancak, bölgede yol kontrolleri daha sıklaştırıldı. Neredeyse hemen her gün tatbikat yapılıyor. Hudut taburları, Akçay, Seslice, Şenoba, İkizce, Silopi, Çalışkan tugayları dolu durumda. Cudi eteklerinde sınıra sıfır noktasındaki bu bölgelere yüz binden fazla askerin sevk edildiği belirtiliyor. Zaten yollarda askerî araçlarla sık sık karşılaşmak mümkün. Muhtemel bir operasyonda tankların Kuzey Irak’a geçeceği iki nokta bulunuyor: Habur ve Çalışkan kapıları.

Şırnak-Cizre yolu üzerinde ayrılan Güçlükonak yolunda bir yarbay, bir binbaşı ve bir erimiz şehit düşmüştü. Bu kavşakta kontrol noktası oluşturulmuş. Ancak televizyon kanallarından bazıları bu kontrolleri ‘terörist avı’ diye sunuyor. Halbuki ekranlara ve gazetelere yansıyan görüntülerin bulunduğu bölgelerde günlük hayat normal seyrinde sürüyor. Gabar Dağı’nın eteklerindeki mağaraların teröristlerle çatışıldığı noktalar olarak gösterilmesinden bölge halkı rahatsız: “Biz her gün oradan geçiyoruz. Yıllardır oraya terörist uğramadı.” Medyanın yöreyi ‘OHAL bölgesi ve savaş alanı gibi’ yansıtması da halkı rencide ediyor. Sınırda, özellikle Habur civarındaki hareketlilikte Amerikan askeri birliklerinin gözetimi iyiden iyiye kendini hissettiriyor. Amerikan helikopterleri sınırın Irak bölümünde denetim uçuşu yapıyor.

PKK, Kuzey Irak’tan giriş çıkışlarını Haftanin, Komenzi, Sinad, Dağdibi, Katu, Besta Vadisi, Haramyeler, Sason bölgelerinden yapıyor. Geçmişte bu bölgeleri geçerek düzenlenen operasyonlar, Barzani ve Talabani güçlerinin işbirliğiyle gerçekleşmişti. ABD ve Barzani ise bugün benzer bir operasyona karşı çıkıyor. Operasyon durumunda bu bölgelerin bir nevi ‘bataklık’ olacağı iddia edilirken, Barzani’ye sempati besledikleri iddia edilen bazı korucuların durumu ise bir başka bilinmez.

MHP’Lİ NAYIR: ÖNCE İÇERİYE BAKALIM

MHP Cizre İlçe Başkanı Şevket Nayır, artık sınır ötesi operasyonun fayda getireceğine inanmıyor. “Önce içimize bakmamız lazım.” diyen Nayır, “Ateş içte yanmıştır. İçte söndürürsek dışarıda kendiliğinden söner. Bu kıvılcımlar dışarıya sıçramış. Burada bir şey bulmadığı takdirde orada ne yapacak. Bunlare göz yumulalı ne hale geldi. İçe bakmamız lazım. 500 tanesini yok etmişiz, buradakiler yine oraya gidecek. Burayı halletmeden orayı halletmenin ne anlamı var.” diyor. Sınır ötesi harekat tartışmalarının bir bilmeceye dönüştüğünü ileri süren Nayır, “Girecekmişiz, girmeyecekmişiz. Gireceksin, çıkacaksın ki millet öyle duysun. Ondan sonra kim ne diyorsa desin. Her gün şehidim kan ağlıyor. İki aydan beri bilmeceye çevirdik. Üzümlü, Bayraklı karakolunda eğitim yapıyor. Gir, çık. Bu iş böyle olmaz. Ancak bu saatten sonra girmenin ne faydası var. Sağır sultan bunu duydu. Kuzey Irak’a gideceksin bir şey mi yapacaksın? Sonuçta geri döneceksin. Peşmerge ile teröristi ayırabilecek misin?” diyor. Terör üzerinden çok fazla insanın geçindiğini düşünen Şevket Nayır’a göre Cizre’deki ekonomik sorunun İç Anadolu ya da Karadeniz bölgesinde de olduğunu söylüyor. Çözüm yolu olarak ise herkesi elini taşın altına koymaya çağırıyor: “Bölgede etle tırnak gibiyiz, ayrılamayız.”

Bölgedeki CHP temsilcileri ise sınır ötesi harekat konusunda değerlendirme yapmaya yanaşmıyor. CHP lideri Deniz Baykal’ın “Kuzey Irak’a girilmeli” açıklaması ile bölgede yaşayan insanların operasyon karşıtı tutumları, CHP yöneticilerini “iki arada bir derede” bırakmış. Dört dönem Silopi belediye başkanlığı yapan, 10’dan fazla köyü bulunan, genel seçimlerde CHP Şırnak 1. sıra adayı Neşet Ökten, “Bu konuda kesinlikle bir şey söylemem. Hassas konular. Devletimin yapacağı her şeye destek veririm.” diyor. Partinin Şırnak’taki diğer temsilcileri de görüş beyan etmiyor. CHP’nin Hakkâri birinci sıra adayı Hamit Atlı ise sınır ötesi operasyona “kuvvetle çözülmez” diye karşı çıkıyor: “Bu işler demokratik çözümle olur. Sınır ötesi operasyon bölgeye zarar verir. Bu iş ekonomik kalkınmayla, uzlaşmayla biter.”

AK Parti’nin bölgedeki milletvekilleri harekatla ilgili fazla konuşmak istemiyor; Başbakan’ın çıkışının yeterli olduğunu düşünüyorlar. AK Parti Şırnak Milletvekili İbrahim Hakkı Birlik, “Başbakan bir açıklama yaptı. Doğrusu oydu. Önce içimizdeki bitsin. Bizim bölge insanının istediği de o. Kimse savaş istemez.” diyor. Sınır ötesi operasyonun olacağına da ihtimal vermiyor. “Anneler ağlamasın. Tek dileğim budur.” ifadelerini kullanan Hakkı Birlik, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün önümüzdeki günlerde bölgeyi ziyaret edebileceğinin sinyalini veriyor.

DTP’LİLER: ARTIK YORULDUK

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Hakkâri bağımsız milletvekili adayı Hatem İke, sınır ötesi operasyonun Türkiye’ye yarar sağlayacağına inanmıyor: “Sınır ötesi operasyonun bölgeyi kaosa sürükleyeceği kanaatindeyim. Başbakan’ın dediği gibi 24 kez sınır ötesi operasyon yapılmış, netice de alınamamış. Yine yarar sağlayacağına inanmıyorum.” Bu olayların bitmesini isteyen İke, “Artık yorulduk.” diyor.

Henüz uygulamada menfi bir tarafı olmasa da geçici güvenlik bölgeleri kararının kendilerini tedirgin ettiğini de ifade ediyor Hatem İke: “Bir insan öldüğü zaman ben çok inciniyorum. İnşallah asker de ölmez, dağdaki insan da. Asker de bizim çocuğumuz dağdaki insan da. Kürt anası iki defa ağılıyor. Bir oğlu dağda, bir oğlu asker. Biz Meclis’e herhangi bir olumsuzluğun, antidemokratik oluşumun yaşanmaması için gidiyoruz. Kavga için değil Meclis’in güçlenmesi için gidiyoruz. Türkiye bölünecek, parçalanacak değil. Bundan rant sağlayan bir kesim var. Bu savaşın devam etmesini isteyenler var. Bazı siyasi partiler bunu iç savaşa kadar götürmek istiyor.”

Olayların sosyal boyutunun yanı sıra ekonomik yönü de var. Habur Sınır Kapısı adeta bölgedeki insanların geçim kaynağı. Cizre Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Adnan Elçi, operasyonun bölgeye zarar vereceğini düşünenlerden: “Sayın Başbakan, beyanatıyla operasyon havasını yok etti. Halk arasında olumlu karşılandı. En iyisiydi. Girdik, çıkışı nasıl olacak? Oradaki vatandaşları nasıl muhafaza edeceğiz? Terörle mücadele ekonomiyle ilgilidir. Ekonomik anlamda güçlü olamayan, terörle mücadele edemez.”

SÖYLENTİ SINIR TİCARETİNİ BALTALIYOR

Kuzey Irak’ta 20 bin civarında Türk’ün çalıştığını, 50 kadar şirketin de iş aldığını söylüyor Elçi. Irak’a 2005 ihracatı 8 milyar dolardı, 2006’da bu rakam 2 milyar 84 milyon dolara düştü. Habur Sınır Kapısı’ndaki taşımacılık 2005’te 563 binken, 2006’da 303 bine düştü. “Yüzde 50’lik azalma oldu. Irak, ithalatını başka ülkelerden gerçekleştirdi. 2 yıldır akaryakıt vermedik. Binin üzerinde tankerimiz Azerbaycan’dan İran’a, oradan Irak’a geliyor. 10 bine yakın tankerimiz hizmet dışı. Olumsuz hava, ekonomiyi menfi etkiledi.” diyor. Irak’a mal taşıyan kamyon şoförü Adnan Kılıç da operasyonun kendilerini olumsuz etkileyeceğini düşünüyor.

Başkentte şehit cenazeleri ve liderlerin karşılıklı demeçleriyle yükselen tartışma, Demokles’in kılıcı gibi Güneydoğu ve Doğu Anadolu’yu rahatsız etmeyi sürdürüyor. seçim potasına giren Ankara’nın soğuk rüzgarları sınıra kadar ulaşıyor. Ancak terörün birinci mağduru halk, artık yeni sınır ötesi operasyonlarla hırpalanmak istemiyor. Türkiye’nin 1990’ların kanlı günlerine bile rahmet okutacak bir operasyona sürüklenmesinden kaçınılmasını istiyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious