Sivil toplum örgütleri 'Ahlaki Yozlasma Raporu' hazirladi

  • Giriş : 20.11.2005 / 00:00:00

DIYARBAKIR - Ayder, Büro Memur Sen, Egitim Bir Sen, Ihya Der, Mustazaf Der, Özgür Der, Toplum Der, Toç Bir Sen ortaklasa olarak 'Ahlaki Yozlasma Raporu' hazirladi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sivil toplum örgütleri adina raporu, kamuoyuna Özgür-Der açikladi. Hazirlanan 'Ahlaki Yozlasma Raporu'na göre, 2000 yilinda 259 bin 895 olan asayis suçlari 2004'te 353 bin 692'ye yükseldi. Dört yil içerisinde 93 bin 797 suç fazlalasti. 2003 yili ile 2004 yili karsilastirildiginda ise 2003 yilinda 321 bin 805 olan suç sayisi 2004 yilinda 353 bin 692 ile 31 bin 889 suç artisi gözlendi. Buna göre, suçlar yüzde 10 artis gösterdi.


Istatistiklere göre, 2004'te banka soygunu yüzde 50, hakaret ve sövme yüzde 36, tehdit yüzde 24, resmi kurum ve kuruluslarda hirsizlik yüzde 21, fuhsa tesvik ve kadin ticaretine aracilik yüzde 19, evden hirsizlik yüzde 15 artti. Özellikle hirsizlik, gasp, hakaret ve fuhusta gözlenen bir artis var.

Emniyetin arastirmalarinda çarpici bir boyutta artan suç sayilari arasinda 2004 yilinda bir önceki yila göre en fazla artis Diyarbakir'da meydana geldi.


"ISTANBUL, Adana VE GAZIANTEP'TE SUÇLAR ARTTI"


Diyarbakir'da yüzde 89'luk bir artis

olurken; Istanbul, Adana ve Gaziantep de 2004'te suçun arttigi iller arasinda yer aliyor. Rakamlara göre Ankara, Izmir veya Bursa gibi diger büyük sehirlerde ise 2004 yilinda islenen suçun azaldigi belirlendi. Emniyet kayitlarina göre, 2004 yili subat ayinda meydana gelen asayis olaylari sayisi 26 bin 840 iken, 2005 subat ayinda 35 bin 870'e ulasti. Ayni zamanda 2004 subat ayinda kiz - kadin - erkek kaçirma, irza geçmek, irza tesaddi, evlenme vaadiyle kizlik bozma, fuhsa tesvik, kadin ticareti ve aracilik suçlarinda 640 olay meydana gelirken, 2005 subat ayinda bu rakam 779'a yükseldi.

Arastirmada suç sayilarinin bu kadar yüksek olmasina karsin cezaevine giren hükümlü sayisinin az olmasi dikkat çekiyor. Devlet Istatistik Enstitüsüne göre, 2000 yilinda 259 bin 895 suça karsilik 98 bin 969 kisi, 2001 yilinda 299 bin 589 suça karsilik 112 bin 237 kisi, 2003 yilinda 321 bin 805 suça karsilik 99 bin 754 kisi cezaevine girdi. Diyarbakir'da ise 2003 yilinda meydana gelen 4 bin 666 asayis olayindan dolayi bin 516 kisi hüküm giydi.


"ÜÇ BÜYÜK ILDE YAKLASIK 30 BIN KADIN GENELEVDE ÇALISMAK AMACIYLA VESIKA BEKLIYOR"


Ankara Ticaret Odasi (ATO) tarafindan hazirlanan "Hayatsiz Kadinlar Dosyasi"na göre, Türkiye'de hayat kadinlarinin sayisi 100 bine yaklasirken Türkiye'nin kadin nüfusunun 35 milyon civarinda oldugu hesaba katildiginda, her 350 kadindan birinin fuhus bataginin esiginde oldugu belirtiliyor. Türkiye'de faaliyet gösteren 56 genelevde kayitli yaklasik 3 bin hayat kadini çalisiyor. Türkiye'de tescilli hayat kadini sayisi da 15 bini geçiyor. Genelevlerden, hukuki sorun olusturmasin diye vesikasiz çok sayida kadinin çalistigi, çalisacak genelev bulamadigi için birçogunun da gizli fuhus yaptigi belirtiliyor. Üç büyük ilde yaklasik 30 bin kadin ise genelevde çalismak amaciyla vesika bekliyor. Diyarbakir'da ve bölgede bin civarinda randevu evi bulundugu ve binlerce hayat kadininin bu evlerde çalistirildigina dikkat çekiliyor.

Diyarbakir ve bölgedeki çetelerin, kadin saticilarinin, mafyanin ve randevuevi sahiplerinin egitimsiz ve yoksul kiz çocuklarini ve genç kizlari türlü yollarla (çok para kazanacaksin, temizlikçi kiz araniyor, bebek bakicisi araniyor, evlenme vaat etmek, kaçirma, cazip gösterme, korkutma, tehdit etme, özendirme vb.) sürekli sektörlerine yeni avlar düsürme pesinde olduklari vurgulaniyor.

Rapor hakkinda bir açiklama yapan Özgür-Der üyesi Eta Pektas, fuhsa yol açan sebepleri, "uygulanan yanlis politikalar, çatisma ortami ve zorla yerinden edinmeler, diger mesleklere göre daha fazla gelir getirmesi, sosyo-ekonomik yönden geri kalmislik ve geçim sikintisi, issizligin artmasi, yoksulluk, dini egitime getirilen kisitlayici politikalar, zorlanma, yetersiz dini ve ahlaki egitim, dini ve toplumsal degerlere yapilan saldirilar, iletisim araçlari ve reklâmlarla toplumun tüketim ihtiyacinin yapay bir sekilde sisirilmesi, psiko-sosyal beklentiler ve özenti, uyusturucu madde aliskanligi, ilaç aliskanligi, egitim seviyesindeki düsüklük, aile içi siddet, düs kirikliklari ve mutsuz bir aile ortami, bosanmalar, zorla evlendirilme, zekâ düzeyinin normalin altinda olmasi, kararsizlik, aldatilma, meslek olarak kabul etme anlayisi, pornografi, toplumsal adaletsizlik, kaybedecegi baska bir seyin kalmadigini düsüncesi, ensest, teshircilik, sadizm, pedofili, mazosizm, röntgencilik ve homoseksüellik gibi cinsel sapmalar, seks turizmi, aile baglarinin ve ahlak kurallarinin dejenere olmasi, hizli kentlesme, endüstrilesme, ucuz polisiye romanlar, magazin dergileri ve resimli romanlar okunmasi" olarak siraladi.


"18'INDEN ÖNCE HIRSIZLIKTA DAHA SONRA ISE FUHUSTA KULLANIYORLAR"


Bu sektörde çalisan çocuklarin daha çok Istanbul, Ankara, Izmir, Bursa, Antalya, Çanakkale, Denizli, Diyarbakir, Edirne, Erzincan, Kastamonu, Konya, Manisa, Usak, Fethiye, Bodrum, Sarköy gibi sehirlerde çalistigini hatirlatan Pektas, bazi çetelerin kiz çocuklarini yatirim araci olarak, sermaye görerek bugünden suça bulastirip 18 yasindan sonra da ikinci evre olan fuhusta kullandigini söyledi.

Özgür-Der üyesi Eta Pektas, söyle konustu: "Diyarbakir Barosu Çocuk Haklari Uygulama ve Danisma Merkezi kayitlarina göre, Diyarbakir'da sehir merkezinde son bir yilda 3 bin 164 çocuk hakkinda yasal islem yapildi. Kayitlara göre, 1659'unun 12-15 yas, bin 459'unun ise 15-18 yas arasinda oldugu belirtiliyor. Yargilanan çocuklar arasinda 45 kiz çocugunun bulunmasi da dikkat çekicidir. Yapilan arastirmalara göre sokakta çalisan 8-10 bin çocugun oldugu tahmin ediliyor. Sokak dünyasiyla tanisan çocuklar cinsel istismar, fuhus, uçucu madde, hirsizlik gibi kötü muameleye maruz kaliyorlar. Okul idarecileri ve ögretmenler kendilerine verilen müfredat disina çikamazken, veliler bir kere okula kaydettikleri çocuklarinin pesine düsmüyor. Yetisme çagindaki çocuklar üzerinde televizyon unsurunun çok etkili oldugu uzmanlar tarafindan belirtiliyor. Televizyondaki yasantiya veya bir kahramana benzemek isteyen ögrencilerin yanlis davranislarda bulunduklari kaydediliyor. Bu tablonun olusmasinin en büyük sebebi köylerin bosaltilmasiyla meydana gelen göç gösterilmektedir. Toplumun temelini olusturan, gelecegi olusturan kadinlara sahip çikmakla ancak temiz toplumu olusturabiliriz. Çocuklarimizi ve gelecegimizi kurtarabiliriz. Fuhsa ve tüm suçlara karsi birlikte mücadele etmeliyiz. Toplumsal bir sorundur; toplumsal bir çözüm gerektirir. Iyiler kötüler kadar cesur olmadikça hiçbir sey düzelemez."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious