Sivilceler kesinlikle sıkılmamalı

  • Giriş : 23.11.2006 / 00:00:00

Özellikle gençlerin sıkça yaşadığı sorunların başında gelen sivilcenin doktor kontrolünde tetavi edilmesi halinde geçici bir sorun olduğunu belirten uzmanlar, kesinlikle sıkılmaması konusunda uyarıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çal, hem fiziksel olarak görüntüyü bozan hem de bu görüntü bozukluğu psikolojik bozuklukların artmasına neden olan sicilcelerin tedavi edilmediği takdirde uzun yıllar devam edebilen bir hastalık haline dönüştüğünü ve tedaviye dirençli leke ve izlere neden olduğunu kaydetti. Çal, sivilcenin sebeplerini şöyle sıraladı: "Ani başlayan ve ileri yaşlarda gelişen sivilce sorununun altında bazen hormonal bozukluk, stres, yanlış kozmetik ürünlerinin seçimi gibi nedenler yatabilmektedir. Hastaların cildindeki sivilceleri sıkması ve oynaması da iyileşme sürecini uzatmakta ve bazen de kalıcı çukurcuklar, izler oluşturabilmektedir. Sivilce temelde yağ bezlerinin fonksiyonlarının bozulması ve derideki birtakım bakterilerin buna katılmasıyla oluşur. Kimi formlarda siyah nokta veya butonlar şeklinde iken kimi zaman da iri, deri altına yayılmış ağrılı kabarcıklar şeklinde oluşabilir. Genellikle15-25 yaş arasında, erkeklerde daha ağır formda yaygın ve şiddetli sivilcelere rastlarız. Akne esas olarak ergenlik çağındaki gençleri etkiler. Ergenlikteki hormonal değişikliklerden kaynaklanan cildin artmış miktarda yağ salgılaması sonucudur. Aknenin diğer nedenleri: Genetik faktörler, stres, bazı ilaç tedavileri bazı kozmetik maddelerinin kullanımı."

Sivilcenin önlenmesi için en iyi yöntemin kendini iyi tanımak olduğunu belirten Çal şunları kaydetti: "Sivilcelerinizin ne zaman ortaya çıktığını takip edin. Moralinizi bozan bir durumdan sonra mı artıyorlar? Böyle ise stres karşısında daha az tepki vermeye çalışın. Cildinizi yumuşakça yıkamak cildinizi temizlemek için yapılacak en önemli şeylerden biridir. Dikkatli yıkama cilt üzerinde birikmiş yağ, bakteri ve ölü hücreleri cilt üzerinden uzaklaştırmaya yardım eder. Fakat aşırı yıkama zararlıdır. Çok sıcak su, sert kurulama, yıpratıcı sabunlar cilt hassasiyetini ve kızarıklığı artırır. Güneşe maruz kalma süresine dikkat etmek de sağlıklı bir cilt için önemlidir. Akne ve diyet ilişkisi arasında çeşitli görüşler vardır. Diyet genellikle akneye yol açmaz. Çikolata, kuruyemiş, mayalı ve kolalı içeceklerin sivilce artış yaptığı gözleniyorsa kısıtlanabilir. Çok yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçınmakla birlikte ana besin gruplarını içeren dengeli bir diyet ve bol su tüketimi önerilir."

Çal, sivilcelerin tedavisi konusunda ise şunları ifade etti: "En önemli nokta sivilcelerin kesinlikle sıkılmamasıdır. Yalnızca iltihaplanmamış siyah noktacıklar hijyen kurallarına uymak koşuluyla çıkarılabilir. Sivilcede, ne kadar erken yaşta tedaviye başlanır ise o kadar olumlu cevap alınır. Tedavi mutlak olarak doktor tarafından düzenlenmeli ve doğru bilgilendirmeyle yapılmalıdır. Tedavi için kaybedilen süre, sivilcenin ilerlemesine ve bazen de geriye dönüşü mümkün olmayan izlerin gelişmesine neden olabilir. Uygun bir tedavi, iyi bir temizlik alışkanlığı ile başlar. Tahriş edici olmayan, Ph'ı dengeli bir temizleyici uygun miktarda köpürtülerek cilde uygulanır. Fazla salgılanan yağın emilmesini, bakterilerin üremesini engelleyen krem ve jeller cilde düzgün aralıklar ile sürülür. İltihaplı sivilceler bulunuyor ise uygun bir antibiyotik tedaviye eklenir. Dirençli ve yaygın sivilce formlarında ise A vitamini türevleri, Sivilcelere bağlı olarak meydana gelmiş izlerde ise peeling vb. çeşitli tedavi yöntemleri uygulanabilir. Unutulmamalı ki, sivilce bir hastalıktır ve tedavisi mümkündür. Erken dönemde tedavi yapılması hem tedavi süresini kısaltır, hem de komplikasyonları azaltır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious