'Siyaset ağızla olmaz, birlik ve düzenle olur'

  • Giriş : 12.02.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, AK Parti'nin siyaset kültürünü değiştirdiğini belirterek, "Siyaset ağızla olmaz. Birlik, düzen, karşılıklı sevgi ve saygıyla olur." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezinde düzenlenen kongrede partililere hitap eden Şener, "Benimle birlikte 8 siyasetçiyi dinlediğiniz için asıl sizleri alkışlamak lazım. AK Parti'yle birlikte Türkiye'yi uzun vadede zaafa uğratan, gücünü kaybetmesine yol açan eski alışkanlıklar ve ortamlar tamamen tasfiye edildi. Bazıları biz (Bir şey hissetmiyoruz) diyorlar. Nasıl hissetmezler? 1953'ten bugüne kadar Türkiye, geçen 4 yıllık süre içinde böylesine yüksek bir büyüme oranı yakalamamıştır. 4 senede Türkiye yüzde 32 daha fazla milli gelir üreten bir ülke haline gelmiştir. Yarım asır boyunca Türkiye'nin yaşadığı en önemli büyüme dönemecini bu dönemde yaşamıştır. 1970'den bugüne kadar her gün fiyatların 2'ye 3'e katlandığı bir Türkiye'de artık fiyatların artmadığı bir dönemi yıllık yüzde 7.7 bir enflasyonun yaşandığı bir Türkiye'yi yaşıyoruz." diye konuştu.

Daha önceleri devletin iki yakasının bir araya gelmediğini ama şimdi ilk kez tarihinde 2006 yılında kamu dengesinde fazla vereceğini vurgulayan Şener, "Bunlar hissedilmiyor demek doğru değildir. Umutla, güvenle, istikrarla geleceğe bakılıyorsa bu derinden derine hissedilen bir gerçektir. Biz birşey hissetmedik derken, ekonominin rasyonelleştiğini küresel rekabete açılan bu ülkede her bir bireyin kendi yeteneği ile bu ülke ekonomisini ayağa kaldırılmasını sağlayacak rasyonelleşmenin sağlandığını kim görmüyor?" şeklinde konuştu.


"BİZLER FİYATLARA ZAM DEĞİL UCUZLUK GETİRDİK"


Devlet Bakanı ve Başkan Yardımcısı Şener, Türkiye'de iktidarları ile birlikte bazı mamullerin fiyatların düştüğünü belirterek, şöyle devam etti: "Daha düne kadar çarşıda pazarda dolaşırken bir mal hoşunuza gitmiş ise o mala ihtiyacınız yoksa bile (ya bunu belki kaçırırız, ileride çok büyük zamlar gelir şimdiden alayım) diye almayacağımız malı alırdık. Veya bir vitrinde bir gömleği veya kazağı beğenmişsek (aman zam gelmeden bana bir tane lazım, ama iki tane alayım biri yedekte dursun) diye alış veriş yapardık. Şimdi ise lazım olunca alırız, diyerek acelemiz ya da telaşımız yok. Neden ne değişti? Değişen şu; daha önce bir ay önceki fiyatta gördüğümüz bir malı bir ay sonra aynı tezgahta göremiyorduk. Şimdi öyle mi? Bir örnek vermek gerekirse çamaşır deterjanları 3 yıl önceki fiyattan daha ucuzladı. Yüzde 101 daha ucuzdur 3 yıl önceki fiyattan bugünkü fiyatı. Siz, Türkiye de hiç böyle bir şey gördünüz mü bu güne kadar? Buzdolabı, çamaşır makinesi fiyatları 3 yıl öncekinden daha düşük. İlaç 3 yıl öncekine göre yüzde 1 oranında daha düşük bugünkü fiyattan."


"AK PARTİ SİYASET KÜLTÜRÜNÜ DEĞİŞTİRDİ"


Bakan Şener, konuşmasının sonunda, AK Parti'nin siyaset kültürüne değişiklik getirdiğini belirtti. Siyasetçilerin geçmişte birbirlerine çatmadan, diğer partileri kötülemeden siyaset yapmadığını hatırlatan Şener, bu durumun sonucunda Türkiye'nin çok şey kaybettiğini ve bunun kimseye bir yarar sağlamadığını vurguladı.

İlerlemenin birliktelikten geçtiğini vurulayan bakan Şener, "Toplumsal kültürü oluşturan siyasetin kendisidir. Neden? Çünkü Türkiye de en çok siyasetçiler konuşur. Öğretmenler de konuşur ama onlar belli üniteleri anlatırlar. Toplumun algılama ve duyarlılık biçimini oluşturan konuşmaları yapan hep siyasettir. Siyaset salonlarda, meydanlarda, kahvehanelerde sürekli konuşur. Hem de siyasette konuşan o kadar çoktur ki son siyasi seçimlerde seçime giren parti sayısı 20 idi. Seçime girmeyen partileri de sayarsan 40 parti vardı. Bu kadar çok partinin çok sayıda sözcüsü Türkiye genelinde Edirne'den, Hakkari'ye kadar dört bir tarafta konuşur." şeklinde konuştu.

"Siyaset konuştukça onları dinleyenler belli bir düşünce biçimi oluştururlar. Belli bir duyarlılık biçimi oluştururlar. Yani topyekün bir toplumsal kültür oluştururlar." diyen Şener, şunları kaydetti: "Maalesef açık ve net bir şekilde söyleyeyim; geleneksel siyaset konuşma biçimi ile Türkiye de yanlış bir kültür oluşturmuştur. Nedir geleneksel siyasetin konuşma biçimi? Gayet basittir, kürsiye çıkar çıkmaz konuşmasını ikiye ayırır. Bir; benim yaptığım herşey doğrudur, benim söylediğim herşey doğrudur. İki; benim dışımdaki partililerin yaptığı her iş ve her söz yanlıştır. Böyle bir konuşmayı yapmak o kadar kolaydır ki çıkarsınız üslubu ile kendinizi methedersiniz ondan sonra veryansın edersiniz diğer partililere. Şimdi ben burada birilerine veryansın etseydim yerinizde sakin sakin duramazdınız heyecana gelirdiniz, (Vur Sayın Bakanım vur, tozu çıksın) derdiniz. Ama şimdi burada daha durgun ve düzenli dinliyorsunuz. Bakın ne kadar şey değişti? Bundan kısa bir süre önce bütün siyasi partilerin konuşma tarzı idi az önce anlattıklarım. Biz, AK Parti olarak siyasetin tarzını değiştirdik."


"HERKES ENERJİSİNİ BİR BAŞKASININ ENERJİSİNİ TÜKETMEK İÇİN HARCARSA O ÜLKEYİ AYAĞA KALDIRACAK ENERJİYİ NEREDEN BULACAĞIZ?



Siyasette eleştirilerin olduğunu, muhalefetin iktidarı, iktidarın da muhalefeti eleştirdiğini vurgulayan Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyasetin geleneksel konuşma tarzında eleştirinin de ötesinde sürekli karşılıklı kin ve nefret duygularını yerleştirme vardı. X partisinden bir hatip konuşma yaparken kendi dinleyicilerine, Y partisine karşı kin ve nefret duygularını yerleştirmeye çalışırdı. Öbürü de bu taraftakilere aynı duyguları yerleştirmeye çalışırdı. Bir taraftakiler böylelikle öbür taraftakilere kin ve düşmanlık duygularını sürekli yüreklere işlerdi. Ve sonunda bir ülkenin birbirine inanması gereken birbirini kendisinin dostu ve direği olarak görmesi gereken insanlar karşısındakini tehlike olarak algılamaya başlarlar. Bir ülkeye verilebilecek en büyük zarar işte budur. Bir ülke düşünün! Herkes enerjisini bir başkasının enerjisini tüketmek için harcarsa o ülkeyi ayağa kaldıracak enerjiyi nereden bulacağız? Onun için diyoruz ki AK Parti'nin oluşturacağı kültürel atmosferle konuşma tarzı ile insanımız inanacak ve bilecek ki; hangi düşünceye, hatta hangi partiye mensup olursa olsun, bu ülkede yaşayan 73 milyon insanın tamamı birbirinin kardeşi, birbirinin dayanağıdır.

Ben yaptığım seçim gezilerinde, meydan konuşmalarında bile (hangi partili olursanız olun hepinizi seviyoruz) diyorum. Halen aynı sözü söylüyorum. Demokrasi olmasa idi AK Parti olur muydu, olmazdı? Bu nedir, demokrasidir. Diğer partiler olmayınca da demokrasi olmaz. Onun için her parti bilecek ki diğer tüm partiler kendi velinimetidir. Bu her parti için geçerlidir. Onun için demokrasinin bir gerçeği olarak elbette çok sayıda parti olacak, çok sayıda düşünce olacak. Bu düşünceler karşılıklı tartışacaklar en iyisine, en doğrusunu, en mükemmelini üretecekler. Birbirlerine karşı kin ve nefret duyguları ekerek yollarına devam etmeyecekler. Bunun bir faydası yok ezip dökmenin kin ve nefret duygularını yerleştirmenin. Hiç kimseye faydası yok, yapanlara da faydası yok. AK Parti muhafazakar bir partidir."

Kürsüden inerken Karabük halkına da bir müjde veren Şener, "Kongrenin hayırlı olmasını diliyorum ve Polis Okulu için de 1.3 milyar YTL ödenek çıkarttık hayırlı olsun." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious