Siyasetçiler artık çizgili takım giymesin

  • Giriş : 13.08.2006 / 00:00:00

“İnsanlar kıyafetleri ile karşılanır, karakterleriyle uğurlanır.” Bu atasözü, siyasetçiler için çok daha fazla önem taşıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Faruk Saraç, siyasetçilerin giyimini yakından takip eden bir modacı. Kendini ‘Milletvekillerinin koyu renk takımın altına beyaz çorap giyme alışkanlığını kaldıran modacı’ olarak tanımlıyor. Bugünlerde yeni bir misyon edinmiş: “Politikacıları, çizgili takım elbiselerden vazgeçirmek.” Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün de aralarında bulunduğu devletin zirvesindeki birçok ismin ‘çizgili takım-çizgili kravat’ giydiğini ifade eden Saraç, bu kıyafetleri imaj açısından sorunlu buluyor. Meclis’teki bürokratların kıyafetlerini de beğenmeyen ünlü modacı, “Keşke Meclis bizden yılın modasını 10 dakika anlatmamızı istese. İnsanlara kendi tarzının nasıl olması gerektiğini, üstüne neler giymesi gerektiğini söyleriz. Bunun ayıp bir tarafı yok.” diye konuşuyor.

Modanın, kişiye özel renk ve model uygunluğu olduğunu ifade eden Faruk Saraç, siyasetçi ve başkan düzeyindeki kişilerin sade ve şık olması gerektiğini söylüyor. Bu noktada, 2 yıl önce İstanbul’da yapılan NATO Zirvesi’ni hatırlatıyor. Saraç, zirvedeki yabancı başkan ve eşlerinin ayrıntısız, sade ve şık giyindiğini vurguluyor: “Amerikan ve İngiliz başkanlarına baktığınızda çizgili takım giymez. Bizde tam tersi; çizgili takımlar, çizgili kravatlar moda. Özellikle başbakan, dışişleri bakanı gibi devletin zirvesindeki kişilerin imajmakerlarla çalışması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye’yi temsil ediyorlar.”

Belediye seçimleri öncesinde adayların yüzde 95’inin siyah ve lacivert ceket, beyaz gömlek ile kırmızı kravat taktığına dikkat çeken moda tasarımcısı, özellikle kırmızı kravat ve beyaz gömleğin imajla ilgisi olmadığı görüşünde. İmaj oluşturmanın kişinin fiziği ve mesleğiyle alâkalı olduğunun altını çizen Saraç, bunun gerekçesini şöyle açıklıyor: “Başbakan’ı, Anadolu gezisine takım elbiseyle çıkarmak istemem. Çünkü insanlarla iç içesin. Bizim insanlarımız duygusal. Karşısında lacivert ve siyah giyen resmi insanlar görmekten bıkmış. Tipik siyaset adamı gibi görüyor seni. Onun için lidere taktığı gözlüğe kadar bir tarz belirleyen imajmaker lazım.”

Osmanlı padişahlarından Sultan 4. Murat’ın savaşa giderken giydiği kaftanın çok etkileyici olduğunu belirten Faruk Saraç, liderlerin kendi tarzlarını oluşturması gerektiğini kaydediyor. Eski Başbakan Bülent Ecevit’in giydiği gömleğin ‘Ecevit mavisi’ olarak anıldığını hatırlatan moda tasarımcısı, giysinin, vücut dilini belirlediğini vurgulayarak, “Güzel hazırlanmış kıyafet insanı çok rahat kılar, yürümeyi bile öğretir. Yakışmayan kıyafeti giyince konuşmanız da tekler.” diye konuşuyor.

Yıldırım Mayruk: Şık giyinen siyasetçi yok

Ünlü modacı Yıldırım Mayruk, ‘şık ve düzgün’ giyinen bir siyasetçi olmadığı görüşünde. Mayruk, politikacıların kıyafetlerini özel olarak incelemediğini belirtirken “Çok şık giyinen biri olsaydı mutlaka aklımda kalırdı.” diyor. Barbaros Şansal ise giyimde güncellik ve kullanılışlılığa dikkat çekiyor. Kıyafet tercihinde zaman, zemin, mekan içindeki renk ve strateji uyumunun altını çiziyor. Şansal, şöyle devam ediyor: “Her siyasetçinin Başkan Bush gibi giyinmesi gerekmez. Karzai, Gandhi, Mandela, Atatürk ve Castro’ya bakın. Kendi coğrafyasına ve üniter yapısına, siyasi sistemine, temsil ettiği tabana göre hatta bulunduğu uluslararası statüye göre de giyim kuşam kimlik belirleyici ve temsil edici roller taşıyor.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious