Siyasi reklâmın yeni platformu internet

Siyasi reklâmın yeni platformu internet .9943
  • Giriş : 18.07.2007 / 18:29:00

Afişler ve bayraklar her seçimin gelenekselleşen simgesidir. 22 Temmuz seçimleri öncesinde bu renklilik sokak ve caddelere beklendiği kadar yansımadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Seçimin kısa sürede yapılacak olması, yeni çevre yasası ve seçmenin sokaktaki bayrak yarışına aldırış etmemesi, yeni medyaları da gündeme getirdi. Şimdi asıl yarış ve renklilik sanal âlemde, yani internet ortamında yaşanıyor. Partiler kendi web adreslerinin dışında onlarca siteye aktif şekilde reklâm verdi. Milyonlarca YTL’nin döndüğü bu yeni alanda iki parti öne çıktı: AK Parti ve Demokrat Parti.

Partiler, seçim öncesinde oy toplamak için bütçelerinin büyük kısmını gazete ve televizyon reklâmlarına ayırıyordu. 22 Temmuz seçimlerine sayılı günler kala Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) televizyon reklâmlarına izin vermemesinden dolayı geriye sadece yazılı basın ve internet kaldı. Önce televizyonlar için hazırlanan tanıtım filmleri, video paylaşım sitesi Youtube’a taşındı. Ardından ulusal gazetelerin internet sayfaları ve birçok haber sitesinde siyasal partilerin reklâmları boy göstermeye başladı. Temmuzun başında başlayan bu yarış son güne kadar sürecek. Partiler, gazete ve televizyon reklâmlarında geri dönüşün ne kadar olduğunu tespit edemezken internet sitelerinde durum daha farklı. Kaç kişinin sanal afişi okuduğu, buradan yola çıkıp kaç kişinin parti sitesini ziyaret ettiği tespit edilebiliyor. Daha ucuz olan web reklâmları partilere büyük yük getirmediği gibi çevre kirliliğine de sebep olmuyor.

Zaman, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gibi gazetelerin internet sitelerinde parti bannerları (reklâmlar) daha yüksek fiyatlara yayınlanıyor. Haber7, Haberturk, Aktifhaber, İnternethaber, Sonsayfa gibi haber sitelerinde ise bu rakamlar daha düşük kalıyor. Sayfanın üst tarafında üç hafta bannerın kalması 8-10 bin dolara mal oluyor. Web reklamları için partiler toplam 2-3 milyon YTL civarında harcama yaptı. Bütün gazetelerde ise aynı sürede yaklaşık 50 milyon YTL harcandı.

ALİ TARAN’IN WEB DEMOKRAT PARTİ TAKTİĞİ TUTACAK MI?

Bu harcamaların en büyük bölümünü Demokrat Parti (DP) yapıyor. Parti, internetin gücünü Ali Taran ile yeniden keşfetmiş. DP, şu ana kadar 100’e yakın internet sitesine reklâm verdi. Tüm reklâmlarda Ali Taran Creative Workshop (ATCW) imzası var. Reklâm Z ise web reklâmlarının tasarımını yapıyor. Haber siteleri, gençlik ve spor siteleri ve Google’ın yanı sıra yerel sitelerde de bannerlar boy gösteriyor. Mesela Tunceli ya da Samsun’un yerel bir gazetesinin internet sitesinde “Türkiye’nin yeni lideri Mehmet” reklâmlarıyla karşılaşmak mümkün. Batıda yaygın olan streaming-video bannerlar (hem üzerine gelindiğinde açılan hem de içinden video akan görüntü) Türkiye’de sadece DP tarafından kullanılıyor. DP’nin web reklâmları için 600 bin doların üstünde bütçe ayırdığı belirtiliyor. Bu rakam tanıtım için ayrılan bütçenin yüzde 5’ine denk geliyor. Rakamlar Demokrat Parti’nin tanıtım için 10 milyon doların üzerinde bütçe ayırdığını da ortaya koyuyor.

Mehmet Ağar’ın basın danışmanı Necmi Hatipoğlu Türkiye’nin genç bir nüfusa sahip olduğunu belirtip “İnternet kullanıcı sayısı küçümsenemeyecek kadar çok. 20 milyona ulaştı. Bunun önemli kısmını gençler oluşturuyor. Biz de özellikle gençlere ulaşmaya çalışıyoruz. RTÜK kararından dolayı televizyona reklâm veremiyoruz. İnternet zorunluluk oldu.” diyor. “Gazetelerdeki dönüşü bilemiyoruz. Okur oranıyla hesaplıyoruz. Maliyeti de çok yüksek.” diyen Hatipoğlu, geri dönüşten son derece memnun. İnternet reklâmları başlayınca partinin sitesini ziyaret eden kişi sayısı 15 binlerden 250 bine çıkmış. Bu bannerlara tıklandığında internet kullanıcıları sadece parti sitesine değil Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçiminde Nicolas Sarkozy tarafından kullanılan Youtube’a da yönlendiriliyor. Bir milyon 200 bin kişi televizyon ve sinema için hazırlanan reklâm kuşaklarını Youtube’da izledi. Demokrat Parti, seçmene mesajlarının yüzde 60’ını gazeteler, yüzde 40’ını ise internet aracılığıyla ulaştırıyor.

İNTERNET İKTİDARINDA AK PARTİ DE VAR

İnternet sitelerinde en çok spikcky (sayfa akarken hep sabit duran banner), flash (kendi içinde hareketli banner) ve rol-over (üzerine gelindiğinde açılan banner) tercih ediliyor. Ali Taran’ın DP başarısının dışında, AK Parti de bu tür bannerlarla dikkat çekiyor. AK Parti’nin web reklâmları için 500 bin dolar ile 3 milyon dolar arasında bütçe ayırdığı öne sürülüyor. Bu sanal afişler Zap Medya tarafından hazırlanıyor. Diğer partilerin hiçbirisi seçim için kendi sitesini oluşturmazken iktidar partisi adında bir siteyi yayına koydu.

AK Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, dünyaya paralel bir şekilde Türkiye’nin de internetin nimetlerinde giderek daha fazla yararlandığını düşünüyor. “AK Parti iktidarında okullara 550 bin internet bağlantılı bilgisayar gönderildi. Türkiye, 5 senede anormal hızlı bir değişim yaşadı. İnternet kullananların sayısı beş yılda, beş katına çıktı. Dolayısıyla büyüyen pazarın dikkat çekiciliği aynı ölçüde artıyor. Eğitim düzeyi daha yüksek kesimlere erişilebilirlik bu sayede kolaylaşıyor.” diyen Kılıç, 8-10 milyon gence internet aracılığıyla ulaşılabildiğini söylüyor. İktidar partisinin internet kültürünün bugünlere ait olmadığını da hatırlatmak gerekiyor. AK Parti, neredeyse kurulduğu günden beri interneti en iyi kullanan siyasi parti. Yerel seçimler ve yıldönümü kutlamaları için yıllardır internet platformunu aktif kullanan AK Parti, son dönemde milletvekili adaylarının web sayfası sahibi olması konusunda da liderlik ediyor.

CHP VE MHP İNTERNET SAHASINDA YOK GİBİ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ise internet için bu iki parti kadar bütçe ayırmış değil. İnternet yarışında partinin 100 bin YTL’nin altında bir rakam ayırdığı telaffuz ediliyor. Yaklaşık 12 sitede MHP’nin reklâmları dönüyor. Diğer partiler İstanbul merkezli reklâm ajanslarıyla anlaşırken ülkücülerin partisi, Ankara kökenli Kömen Reklâm ile çalışıyor. İnternethaber, Haber7 gibi popüler haber sitelerinin yanı sıra adı pek duyulmayan birçok sitede bannerları yer alıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise web sitelerinde en az reklâm veren parti olarak görünüyor. Sadece Hürriyet, Milliyet, Google, Superonline ve MSN ile anlaşması var. Youtube’a ise CHP lideri Deniz Baykal’ın çeşitli konuşmaları yüklendi. Sağ kesimden CHP’ye transfer olan İlhan Kesici ise kendi verdiği reklâmlarla sitelerde, yeni partisinden daha fazla boy gösteriyor. Bazı bağımsız adayların da bannerları sitelerde dikkat çekiyor. Reklâm kampanyalarıyla adını duyuran Genç Parti ise internette kendine ait haber sitesinde reklâmlarını yapıyor.

Türkiye’de Zaman, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri siyasi parti reklâmlarından önemli gelirler elde ediyor. Bu yayın kuruluşları pastanın büyük kısmını ellerinde bulunduruyor. Masa başı habercilik yapan birçok internet sitesi ise küçük rakamları kabul edip adeta varlık mücadelesi veriyor. Türkiye’nin en çok tıklanan haber sitelerinden birisi olan haber7.com da bunlardan biri. Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık, 1-21 Temmuz tarihleri arasında reklâm gelirlerinin yarısından fazlasını partilerin sanal afişlerinin oluşturduğunu söylüyor. Bu tarihler arasında 50 bin dolar civarında bir gelir elde edilmiş. Haber7 sitesinin günlük ortalama 600 bin okuyucusu, 350-400 bin tekil ziyaretçisi (IP adresine göre tek tek) mevcut. “Birincisi Türkiye internetle yeni tanışıyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 10’lardaydı. Yapılan kampanyalarla yüzde 20’lerle ulaştı. Partiler de interneti yeni keşfediyor. Radyo, tv reklâm yasağı bu anlamda internete yaradı.” diyen Ünal Tanık, seçimler öncesinde birçok partiden başvuru geldiğini ve talebin günden güne arttığını anlatıyor. Bu nedenle yıllık anlaşma imzalayan firmalardan izin alıp 1-21 Temmuz tarihleri arasında siyasi partilerin taleplerine cevap veriyor.

SON 10 GÜNDÜR SİTELERDE E-PROPAGANDA YARIŞI VAR

Haber siteleri arasında adını sıkça duyuran sonsayfa.com da siyasi partilerin görünmek istediği adreslerden diğeri. Tekil giriş sayısı günlük 100 bine yakın. 1-21 Temmuz tarihleri arasındaki siyasi partilerden elde ettiği reklâm geliri 30 bin dolar. Sitenin sahibi Süleyman Özışık, “Türkiye’de internet gazeteciliği yeni yeni fark ediliyor. Bütçe geçmişe göre biraz daha yükseldi. Ama ulaşması gereken yerde değil. Haber portallarında 15 milyon civarında günlük kullanıcı dolaşıyor. Üstelik bu kitleye ulaşmak çok kolay.” diyor. Özışık, sadece dört partiyle çalıştıklarını hatırlatıp, baskın seçime gidilmesiyle bir telaş yaşandığını dile getiriyor. Özışık’a göre, internet sitleri 10 gündür reklâm giriyor. Seçimin olduğu güne kadar internet sitelerindeki üst tarafları, ana sayfa girişleri de tamamen rezerve edildi. Peki bu kadar yoğun ilgi gören reklamlar internette kaç paraya yayınlanıyor? Gerçekten gelir getiriyor mu? Demokrat Parti’nin bir reklâmının üç hafta sitede boy göstermesinin ücreti 8-10 bin dolar civarında. Özışık bu yüzden, “Ben bir ay boyunca vitrinde tutuyorum. Bu sürede 24 milyon kullanıcı o reklâmı görüyor. Günde 650 bin sayfa dönüyor. Televizyonda ekran başında olmama gibi durum var. Oraya verilen reklâmın yüzde 70’i çöpe gidiyor. İnternette yüzde 100’ü kullanılıyor.” diyor.

Türk.internet.com adresinin sahibi Füsun Nebil ise internet reklâmcılığının iyi değerlendirilmediğini düşünüyor. Süleyman Özışık da siyasi partilerin internete güvenmediği ve gücünü fark etmediğini söyleyip, birçok milletvekili ve bakanın web sayfasını mail adresi olarak bildiğini anlatıyor: “Türkiye’nin tamamını yönetmeye aday kişiler biraz internet özürlü. Küçük hesap yapıyor. 3-5 bin dolar vermiyor.” Özışık’a göre işin kaymağını arkasında televizyon ve gazetesi olan siteler yiyor. Kendilerin 8 bin dolar alırken büyük gazetelerin 20 günlük reklâm için 150 bin dolar almasından şikâyetçi. Aleyhte haber yayınlayan internet siteleri de siyasi partilerin hedefi haline geliyor. İnternethaber.com’a bir siyasal parti yazı gönderip aleyhteki haberleri çekmemesi durumunda reklam vermeyeceğini ilan etmiş.

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Taha Kıvanç’a göre reklâm pastasından pay kapmanın ilginç yollarından birini de Cumhuriyet gazetesi buldu. Cumhuriyet’in başyazarı İlhan Selçuk’un köşe yazılarına erişilememesi, gazetenin elektronik ortamda paralı hale getirilmesi sayfaları renklendirdi. Örneğin İlhan Selçuk’un sayfasına MHP ve DP ardı ardına reklâm vermeyi seçti. Bir nevi sanal savaş, gazetelere de sıçradı. Ezcümle, Türkiye, internetin yaygınlaşmasıyla yepyeni propaganda araçlarıyla tanışıyor. E-propaganda yarışı çevreyi kirletmeden ancak derin ve etkili şekilde internet üzerinden sürüyor.

SMS PAZARINI TUTANA AŞK OLSUN

Sanal siyasi propaganda yarışının ikinci önemli mekanı cep telefonları. Kısa mesaj (SMS), multimedya mesaj, parti şarkısı ve logoları olarak geçmişten beri süren mobil e-propaganda cep telefonu operatörlerinin de yüzünü güldürüyor. SMS mesajlaşma sistemleri genellikle parti genel merkezleri ile milletvekili adayları ve parti yöneticileri arasında bilgilendirme hattı gibi çalışıyor. Milyon dolarlık rakamlara ulaşan SMS pazarından siyasi parti harcamaları da önemli yer tutuyor. 3 Kasım seçimlerinde Telsim’i izinsiz kullanarak reklâm yapan Genç Parti lideri Cem Uzan, şimdi SMS mağduru. Zaten Telekomünikasyon Kurumu’nun kararlarını da düşündüğünüzde izinsiz SMS, operatörlere pahalıya patlıyor. Onlar da bunu bildiği için resmî ve kurumsal başvuruları gönüllü abonelerle paylaşmayı seçiyor.

AKSİYON

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious