Şizofreni, aile desteği ile iyileşiyor

  • Giriş : 10.12.2006 / 00:00:00

Kişinin kendisiyle birlikte çevresini de etkileyen şizofrenide aile desteği çok önemli.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Şizofreni alevlenme ve yatışma dönemleriyle kendisini gösteren, uzun süren bir ruhsal bozukluktur. Duygu ve düşünceleri, istek ve enerjiyi, inançları, davranışları olumsuz şekilde etkiler. Halüsinasyonlar (gerçekte olmayan şeyleri algılama), varsanı (başkalarının inanmadığı duygu ve düşüncelere sahip olma), içe kapanma bilhassa alevlenme döneminde (hastalığın arttığı dönemde) yoğun olarak görülür. Kişinin kendisiyle birlikte çevresini de etkileyen bu hastalık hakkında bilinmeyenler hâlâ bilinenlerden daha çok olmakla birlikte, tansiyon ve şeker hastalığı gibi organik yönü de olan ruhsal bir hastalık olup tedavi sonrası bir kısım hastalarda tamamen iyileşme görülürken, bir kısmında da belirtiler kontrol altında çok daha hafif seyretmekte, hastanede yatış süresi de gittikçe azalmaktadır. Aile desteği bütün hastalıklarda önemli olmakla beraber şizofrenide daha da önemlidir. Hastanın verimliliğinde azalma ve öz bakımını sağlamakta zorluk çekmesi, çevreyle uyum içinde yaşayabilmesi için aileye ihtiyacını artırmakta ve hastanın ailesinin verdiği destek iyileşmeyi hızlandırmaktadır.

Birçok şizofreni hastası ailenin hastalığı kabullenmemesi veya tam bilgi sahibi olmaması sebebiyle iyileşme için tek başına mücadele vermekte ya da hem hastanın hem de ailenin yeterli bilgi sahibi olmaması veya gerekenleri yapmaması sebebiyle iyileşmesi gecikmektedir.

Hastanın Aileye Tepkisi Aileyi Uzaklaştırabilir

Hastalığa bağlı olarak kişi ailesine karşı tavır alabilir. Ailenin işlerine karışmasını istemeyebilir, ilgiyi reddedebilir. Sanrıların, halüsinasyonların bir kısmı aile hakkında olabilir. Bununla beraber kabullenici, suçlamayan, sevecen bir iletişimle ve tedavinin devam etmesiyle genellikle hastayla iletişim düzelir.

Şizofrenide zeka etkilenmediği ve hastalar genelde birçok konuda gayet normal davrandıkları için ailelerin hastalığı kabullenmesi zaman almaktadır.

Yine ailenin kendisini suçlaması veya suçlanacağı endişesi de tedavi ekibiyle (psikiyatrist, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, hemşire vb.) iş birliğini azaltmaktadır. Halbuki hastalıkta tetikleyici nedenler etkili olsa da biyolojik yatkınlık önemli yer tutar.

Aile hastalık hakkında ne kadar bilgi sahibi olur ve hastanın doktoru ve tedavi ekibi ile görüşüp tedavisini takip ederse hastayı o kadar çok anlamakta ve iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Ailenizde şizofreni hastası varsa ona iyileşmesi konusunda destek olmanın başlangıçta çok yorucu olsa da onu yeniden hayata kazandıracağını unutmayın. Onun sizin desteğinize ihtiyacı iyileştikçe yavaş yavaş azalacaktır. Buna bağlı olarak şunlara önem verin:

1- Hastanızın ilaçları aksatmadan almasını sağlayın. Şizofrenide beyindeki duygu, düşünce ve davranışların düzenlenmesinde önemli olan dopamin, seretonin, noradrenalin gibi maddelerin salınımı ve işlevlerindeki bozulmaların düzeltilmesine yönelik ilaç tedavileri yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Birçok hasta bilhassa alevlenme döneminde ilacını düzenli almamaktadır. Hastanın tedavi ekibi ile ikna edilmesiyle ilaç takibini aile üyelerinden birinin yapması ilaçların kullanılmaması sebebiyle tedavinin aksaması ihtimalini azaltır.

2- Şizofrenide genellikle uyku düzeni bozulur. Hasta tedavi süresince günlük programını iyi ayarlayıp yeteri kadar uyumaya özen göstermeli ve bunun sorumluluğunu üstlenmelidir. Başlangıçta ise hastanın ne aşırı ne de çok az uyumaması için uygun ortamın doğal olarak sağlanması konusunda destek olun. Yatak odasının rahat uyuyacağı şekilde hazırlanması, renklerin birlikte uygun seçimi, rahatlatıcı bir müzik, güzel konulardan tatlı anılardan bahsedilen hoş bir sohbet, birlikte rahatlatıcı gevşetici derin nefes egzersizi yapmak bunu kolaylaştırır.

3- Hastanın stresten uzak durması da iyileşmeyi hızlandırır. Hastalıktan ne kadar çok şikâyet edilir, suçlayıcı konuşulur ve hasta stresli konuların içine çekilirse iyileşme de o kadar gecikir.

Hastanede yatıp iyileşip eve geldikten sonra maddi konulardan, iyileşmesi için yapılan fedakârlıklardan, kendisinin de yaptığı hatalardan bahsedilmesi üzerine yeni bir atak geçiren hastalar çoktur. Ne kadar doğal, sakin bir ortam sağlarsanız iyileşme de o kadar hızlanır.

4- Herkesin her gün yaptığı işleri kendisinin de yapması için uygun ortam hazırlamaya özen gösterin: Üç öğün yemek yemek, düzenli banyo, evi odayı düzenli tutmak vb. gibi. Bunlar için hasta zorlanmak yerine tedavi ekibi ile birlikte ikna edilmeli ve sonuçta kendisi istemelidir.

Şizofreni hastalarının bir kısmı da öz bakımlarını yapmakta dahi zorlanır. Bu konuda yardıma hazır olunduğunu ifade etmek, temiz kıyafetlerini kolay ulaşabileceği şekilde hazır etmek, alışverişe arkadaşça bir tutum içinde gitmek, çabalarını takdir etmek öz bakım sorumluluğunu yeniden almasını sağlar.

Hastanın öz bakım, temizlik başta olmak üzere günlük işlerde küçük sorumluluklar almasını özendirici sevecen paylaşımcı bir tavır alınması ile birçok şizofreni hastası hızla iyileşmektedir.

5- Uyuşturucudan, alkol ve sigaradan uzak durması da önemlidir. Bağımlılıklarda olumsuz arkadaşların etkisi vardır. Alternatif arkadaş ortamı hazırlamak bağımlılıklardan uzaklaştırır.

6- Her hafta hastanızla birlikte ve ayrı jimnastik ya da bedensel egzersiz (yürüyüş vb.) yapın. Bu hem sizin hem de hastanızın ruh ve beden sağlığını korumasına yardımcı olur.

7- Hastanızın yaşantısında belirli bir düzen oluşturmasına yardımcı olun. Şizofrenili hastalarda çözüm üretmede zorluklar görülmektedir. Buna yol açan bilişsel bozukluk da plan yapma, çalışma, okuma ve iletişim bozukluklarına yol açmaktadır.

Psikoterapiler hastalığın iyileşmesinde önemli bir yer tutar. Hastanın her gün için program yapıp, her gün yararlı bir şeyler yapması ailenin desteği ve paylaşımı ile daha kolay olur.

8- Başkalarıyla (arkadaşlarınız, tanıdıklarınız ve diğer psikotik hastalar) bağlantıyı kesmeyin.

Böylece hastanızın durumunu daha iyi anlar, suçluluk duygusundan kurtulup kendinizi daha iyi hisseder ve hastanızın güçlü ve zayıf yanlarını daha yakından görebilirsiniz.

9- Psikiyatrınızla ve tedavi ekibinizle (psikolog, sosyal hizmetli vb.) de bağlantıyı kesmeyin.

10- Kendinizi ihmal etmeyin. Hastadan ayrı da zaman geçirmeye, hayatınızı mümkün mertebe normal sürdürmeye özen gösterin, gerekirse başkalarından bu konuda yardım alın.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious